şükela:  tümü | bugün
  • youtube' gezinirken karşıma çıkan, gurbetçi bir vatandaşın çektiği ve ülkemin yaşam koşullarını, hayat pahalılığını düşünerek iç geçirmeme sebep olan videodur.

    şurdan renault, bmw ve mercedes marka arabaların fiyatlarını görebilir ve türkiye'deki fiyatlarla kıyaslayıp türkiyede araba almak için harcadığımız paraları kazanmak için geçen ömrümüze hayıflanabiliriz.

    burada da tahminimce ailelerin, çiçeği burnunda ehliyet sahibi çocuklarına ilk arabaları olarak bisiklet parasına aldıkları en ucuz arabaları görebilirsiniz.

    not: videoyu çeken gurbetçi gayriciddi bir üslupla çekmiş olsa da almanya'daki alım gücü ile türkiye'deki alım gücünün kıyası anlamında yararlı bir video olmuş kanımca.
  • gurbetçi murat kardeşimizin el attığı bir başka mevzu.

    https://m.youtube.com/watch?v=y9jykv7elig

    twingo 190 euro. oturup kendimizi sikebiliriz...

    not: (bkz: hayır'lı işler)
  • moral bozuyor bu adam ya başka bişey değil
  • dün aklıma geldi; oturdum bi' daha izledim, yanımdakilere falan izlettim bu videoyu.

    sonra "amk böyle aşkın ızdırabını" dedim kendi kendime...

    nasıl bi' kölelik içindeyiz oğlum biz?
  • alım gücü çok düşük oralarda, devlet mecbur tutuyor böyle fiyatları ki fakir halk isyan etmesin. biraz da bu yüzden kıskanıyorlar.
  • otomobil sahibi olmak, her yere arabayla gitmek lüksü bizim için vazgeçilmezdir ancak gelişmiş toplumlarda gelişmiş toplu taşıma sistemi makuldür. türkiye gibi geri kalmış toplumlarda otomobilin hurdası bile çok değerlidir çünkü otomobilin asli ihtiyaç olduğuna inanılır. bu nedenle otomotiv sektörüne haddinden fazla ilgi vardır. bu rağbet ise fiyatların yüksek olmasına neden olur. almanya'da ise fiyatların düşük olmasının sebebi ilginin olmamasıdır.

    ikinci bir konu ise millet olarak rant peşinde koşmak, rant düzenine göre hareket ettiğimiz için -ki tembelliğimiz ve üretken olmamamız da bu yüzdendir- aldığımız ve fayda göreceğimiz, eskitecegimiz bir malın ne olursa olsun değer kaybetmemesini isteriz. işte bu anlayış otomotiv sektörünü de etkiliyor. sürü psikolojisinin kölesi olan bu rant düzeninde en boktan bir araba en iyi bir arabadan da pahalı olabiliyor. misal, en son model bir reno arabadan bin kat daha daha iyi olan 99 model ford mondeo alırsanız elinizde kalır. işte böyle çağdışı bir tüketici profili olan piyasada bence fiyatlara takılmamak lazım. isteyen istediği fiyatı yazabilir, özgürdür.. biz de almamak konusunda özgürüz tabii.
  • şimdi buraya daha 2 hafta önce babamla aramızda geçen, bu konuyla ilgili bir olayı anlatacam..

    1 hafta babamın çalıştığı restorana, ne temin ettiğini bilmediğim, patronun arkadaşlarından biri geldi.. işleri bittikten sonra babamla birlikte restoranda bir masaya oturdular sohbet ediyorlar.. iş çıkışı yaklaştığı ve araba bende olduğu için babamı almaya restorana gittim.. ben de masaya oturdum ve hava sudan devam eden sohbet konusu, patronun arkadaşının " .... sonra araba lazımdı bu arabayı aldım" demesiyle otomobillere döndü.. araç 2017 volkswagen polo 1.4 tdi dsg şanzımana sahip comfortline paket..

    şimdi bu arkadaş aracı annesinin yaşlılıktan sahip olduğu hastalıklardan dolayı aldığı %91 engelli raporuyla ötv'siz satın almış.. ama dediğine göre ötv indiriminden yararlanmak gibi bir amacı yokmuş ve raporu aldıktan tam 1 sene sonra bu raporla araç satın almaya karar vermiş..

    biraz başka araçlardan muhabbet ettiğimizde vw'ci olduğunu anladım.. neyse burası konumuz değil..

    şimdi konunun anlaşılması için şunu söyleyeyim.. babam koyu akp'lidir.. ve bazen siyasi konularda oldukça fazla anlaşmazlıklar, tartışmalar yaşamışlığımız vardır..

    şimdi bu araç an itibariyle tam 89.000 türk lirası..
    bu adam ötv indirimiyle 54 binliraya aldığını söyledi..

    adam bunu söyleyince masada bir sessizlik oluştu.. yani 35 binlirası vergi dedi.. ben bunu bildiğim için pek şaşırmadım.. ardından golf'u sorup sormadığını sordum kendisine.. sayıları tam hatırlamamakla birlikte golf için ise aynı pakette pakette 120.000 tl olduğunu, ötv indirimiyle 65 binliraya alabileceğini söyledi..

    ardından masadaki patron ve babamın "vay bee.. yarısı vergi öyle mi" dediğini demesiyle kendilerine baktığımda, şok olmuş suratlarını hatırlıyorum..

    sonra muhabbet bitti ve babamla birlikte eve doğru giderken, trafikte konuyu ufaktan çıtlattım ve "ben o kadar vergi aldıklarını bilmiyordum yaa" dedi.. ben bu şekilde araba alan kişileri tanıdığımı ve şu kadar fiyat iken şu kadar fiyata aldıklarından, bu kadar vergi almalarının ne kadar kötü bir durum olduğundan, bu yüzden akp'yi sevmediğimden, resmen bizi siktiklerinden bahsettim..* *

    kısacası adam aydınlandı lan.. ondan sonra siyasi konulardan konuştuğumuzda benim görüşlerime biraz daha ılımlı yaklaştığını farkettim.. gerçekten bakın, çoğu kişinin, özellikle babamın da dahil olduğu malum kesimin ötv'den haberi var, ama ne kadar olduğundan, oranlardan haberleri yok.. adamlara rakamlarla konuşunca jetonları düşüyor..
  • türkiye'deki piyasa ile karşılaştırıldığında insan gerçekten hayret ediyor.
    (bkz: hayret etmek)

    şu linkte gördüğünüz arabayı benzin istasyonunda pompacılık yapan bir eleman 3 aylık maaşı ile alıp üzerine bir de kasko sigortasını yapabiliyorken bizde bu işi yapan adamın bu arabayı alabilmesi için yaklaşık olarak 2 yıl çalışması gerekiyor.