şükela:  tümü | bugün
  • gelecek vaadeden kariyerini yaşadığı bir sakatlık sonucu yıldırım bosna'da sürdüren, galatasaray'ın eski futbolcusu. fatih terim onun için türk futboluna damga vuracak demişti. defansın sağı artık ona emanet diye buyurmuştu. parken stadı'nın çimleri üzerinde seviniyordu. son gördüğümüzde kırık ayağıyla hastane odasındaydı. bir daha toparlayamadı. 3 mayıs 1980 doğumlu bu savunmacı türk futboluna damga vuramadı ama kader ona tokat vurmakta bir sakınca görmedi.
  • 9 aralık 1999 galatasaray bologna maçı'nda oyuna sonradan girmiş ve ayağı kırılmıştır. ameliyat olduktan sonra futboldan kopmasın diye sezon sonuna kadar fatih terim tarafından takıma dahil tutulmuş, son maçta dahi kulübede bulunmuştur. sonrasına ilişkin bilgilerimiz ise yeni sezon öncesi dönemde zevk-u sefa'ya dalıp, çıkmakta zorlanmış olduğudur. alpaslan dikmen böyle yazmaktadır.
    lucescu döneminde kiralık olarak verildi, o günlerden bu yana esamesi okunmamakta. yazık...
  • yıldırım bosnaspor defansında oynuyor.
  • yıllardır aklıma geldiğinde gözlerin yaşaran çocuk. ısrarla cm oynayan, cm'in eski versiyonunu oynayan bendenizin mutlaka gördüğü bir isimdir bir kere. futbol sahasında vuku bulmasından kelli, adlî bir vaka olamadı aksi takdirde wome kardeş bizim cezaevi yemekleri ile tanışırdı vallahi. yıllardır birileri geliyor gidiyor o kanada, benim hâlâ aklıma bu genç çocuk geliyor.
  • sampiyonlar liginden uefaya gecilen inanilmaz sezonda en kritik maclardan birinde ustelik bolognanin son dakikalarda vargucuyle kaleye yuklenmeye calistigi siralarda oyuna girmis ve cok parlak bir oyuncu olacakken o noktada, gencecik yasinda elinde olmadan parlak gelecegi aniden sonmus futbolcudur.

    bilenler bilir, avrupa kupalarinda ozellikle sampiyonlar liginde galatasaray mac kazaniyorsa ya da tur geciyorsa son dakikalarda "sen ola cimbom sen ola" diye bagirir butun stad. bu tezahurat, artik mucizelere bile yer verilemeyeceginin, turun galatasaray tarafindan gecildiginin ispatidir. kapalidan bunu soyleyip ziplarken, 90+4 olmus, hakem maci bitirmek uzere elini dudugune goturdugunde sustum ilk kez. tum yedek kulubesi, top toplayicilar, terlikler yoktu o zaman ama hatirlayamadigim maskotlar sahaya dogru depar atarken yerde yatmaktaydi. aklima bologna maci geldiginde, maclari film seridi bicimiyle yad eden biri olarak, once mac oncesi fuck you signori diye girtlaklari parcalayisimiz, sonrasinda alper tezcan gelir. takimi turu gecmisken, tum stad sevinc cigliklari atarken yerde kirilmis ayagiyla yatan..
  • galatasaray'ın unutulmuş, hakkı fazlasıyla yenmiş eski futbolcularından.babasının fanatik gazetesi'ndeki röportajı gerçekse eğer, galatasaray adını lekelemekle kalmayan; insanların hayatlarıyla, ekmekleriyle oynayan insafsızların nasıl bir klübün en başında olabildiğini gözler önüne sermeye aday.lakin önemli olan bu olsaydı keşke.gencecik yaşında galatasaray'da kaptan olma sevdasıyla canla başla çalışan alper, bugün insan içine çıkamıyor.o gün ve bu gün arasında geçen zamanda, bu genç adamın hissettiklerini, sevgili abdurrahim albayrak hissetmiş midir hiç?

    (bkz: http://fanatik.ekolay.net/…i_3_detail_32_122664.htm)

    alavgan'ın uyarısı üzerine gelen edit:
    sevgili fanatik gazetesine teşekkürü borç bilirim.spor basınına olan ufacık güvenim de yok oldu.alper teczan, kendi edip kendi bulmuş.edindiğim başka bilgilere göre de; sakatlıktan sonraki antrenman programlarını ihmal edip köy kahvesinde okeye dönmesinden dolayı babasının parası bitmiş ve ağlamaya başlamış kendileri.alavgan'a teşekkürü borç biliyorum.hakkını yediğim klüp yöneticilerinden de özür dilerim.
  • babası değişim aracı olarak kamera kullanan futbolcu.

    alperin babası:ev sahibi lüleburgazlı, hemşehri yani. param yoktu, ama gittim, alper’in paf takım’da oynarken maçlarını çektiğim kamerayı verdim kiraya karşılık.

    gene alperin babası "sonra özel okulda okutmak istedim alper’i. bayrampaşa’da bir ticaret lisesi. hepsini ödedim, 500 milyon kaldı. gittim silivri’ye, bir mağazadan taksitle bir kamera daha aldım ve öğretmene verdim."