şükela:  tümü | bugün
  • cumhuriyetin eski genç kuşak muhabirlerindendir. yakın zamanda çıkan sessizliğe karşı adlı kitabı ile de 1996'dan 2000 yılına kadar süren, sonuçları bugün bile zihinlerde tazeliğini koruyan ölüm oruçları konusundaki birikimini derleyip toparlayarak sunmuştur kamuoyuna. *
  • cumhuriyet gazetesinde sinema eleştirileri yapan köşe yazarı.... düz anlatımı, lafı dolandırmadan ayarı vermesiyle takdirimi toplamaktadır...
  • sinema yazıları şurdan takip edilebilir:

    http://alperturgut.blogcu.com/
  • şu sıralar cumhuriyet gazetesi'nin cumartesi ekinde yer alan sinema yazılarını, beğeniyle okuduğum kişi.
    eleştiri ve eleştirmen kavramlarının içini dolduran yazılarında, diğerleri gibi yuvarlak laflar edip geçmeyen, suya sabuna dokunan, hem nalına hem mıhına vurmaktan çekinmeyen; kimi filmleri yerden yere vuruyormuş gibi görünse de, aslında gereken yorumu yapan yazardır kendisi...
    size her sunulana hemen aldanmayıp sorguluyorsanız; sinema çıkışında "yazık oldu harcanan vakite ve nakite" dememek için okumakta fayda var bence.
  • sinemayı bırakıp sahaya inmesi lazımdır, artık.
  • 80'lerde çocuk olmak kitabının bir yazarıdır. ekşi sözlük yazarı olma hayalleri kuruyor, benden söylemesi. ilk 11'e almalı onu, yakışır.
    twitter adresi şu bu o: http://twitter.com/alperturgut01
  • en kötü huyu tuttuğu takım olan iyi gazeteci.
  • devrimden sonra filmi eleştirisi şöyle olan eleştirmen.

    http://www.alperturgut.net/devrimden-sonraya-dair/
  • devrimden sonra adli filme yaptigi elestiriden sonra kendisine saygim artmistir.
  • asla yalnız yürümeyeceksin adlı derleme futbol hikayelerinin döndüğü kitapta ne yazmaya çalıştığını hiç mi hiç anlayamadım. adana demirspor'dan dem vurmaya çalışmış, fener'den girmiş beşiktaş'a alkış tutmuş. cimbom tribünlerine göndermeler yapmış, gerçek adanalılığı tanımlamış filan. olmamış be yeğen. ve ayrıca mehmet olunmaz mehmet doğulur ırkçılığına savaş açan che'li fenerliler varsa bir o kadar da cimbomlu vardı o zamanlar. az çok nabzını yoklasaydınız keşke insanların. ve bunu da taşısaydınız o satırlara. aslında kendisinin yaptığı gayet safça, ve olanı okuyucuya yansıtma amaçlı. doğrudur, ama illa bir taraf yaratmak okuyucunun burnuna kötü kokular bırakıyor. savunduğunuz o devrimci ruhlar filan az çok çoğu tribünde bakidir. ve fakat, kulüpler değil tribünlerdir solcu ya da sağcı olan. ve ayrıca solculuk candır deyip bunu futbola yakıştırmak da bana daima garip gelmiştir. bu tip romantikleri asla sevmedim, ve sevmeyeceğim. futbol ve sahadakiler başlı başına bir konudur zaten. bunu siyaset üzerinden peşkeşe çekmek bana ritüelden öte durmadan çalan eski plağı anımsatıyor.

    ayrıca, taraftarlık öyle dikey geçiş üzerinden şekil almaz. dün neysen bugün de osundur. bir şehirde doğup o şehrin takımına sizin kisvenizle yoldaşlık yapmaksa derdiniz onu ebediyen yaparsınız. ama ülkemizde 2. takım gevşekliğinden ötürü bu mümkün olamıyor. ya da herhangi bi büyük takımı tutuyorsan onu tutmaya devam edersin. biz ezelden beri cimbomluysak gerçekten böyle olduğundandır. en azından meselemizi sahipleniriz. abi küçükken böyleydim, şuna meylettim, buna sövdüm, buna aşık oldum geyikleri gerçekten ergen işi. muhtelif duygulara kas yapabilmektir taraftarlık, biz onu yapma derdindeyiz. ya siz? -evet solcular, che'ciler...