şükela:  tümü | bugün
  • kurtlar kuşlar üzerine araştırma yapan hepimizin yakından tanıyıp sevdiği, götümüzden tezkereli cümlelerimizin baş tacı bir grup bilimadamının tespitidir alpha male oluşumu. o dur ki sürüler, çeteler halinde dolaşan kurtlar arasında devamlı bir liderlik mücadelesi, namütenayi bir ''bafi için sivrilme'' çabası gözlemlenmektedir. bu çabanın neticesinde genellikle evrimin ve şartların gereği bir tane erkek acarlığıyla, delifişekliğiyle sıyrılır, gruba hem diş, hem de söz geçirir hale gelir. işte bu bir grup bilimadamı raconu bilmeden bu erkeğe ''özü sözü bir erkek, delikanlı bir insan'' demek yerine alpha male demeyi tercih etmiştir.

    alpha male genellikle feminist terminolojisinin ağzında kıvamlanan, mayalann bir terimdir. erkeklerin taraf olduğu her türlü olası münakaşa, tartışma, kafagöz dalaşma hallerinde ''aha alfa erkeği içgüdüsü'' saptaması yaptıklarında şöyle bir sandalyelerinde kaykılırlar. homo homini lupusken alfa erkek, beta dişi, omega eşcinsel olması bana doğal gelse de, her türlü erkek arası etkileşime alfa erkek çabası demek biraz düşünce tembelliği gibidir. hele hele taraflardan biri erkek biri kadın olduğunda ''işte erkek tehdit unsuru gördüğü dişiyi sindiremedi, saldırdı'' tavrı kare boşluğa kare, üçgen boşluğa üçgen tahta parçası yerleştirince muzla tanışan maymununkinden pek farklı değildir. siz maymun değilsiniz daha iyisini..neyse siktiredin.
  • (bkz: dr doolittle)
  • anthrax'ın the threat is real albümünün 13. şarkısı.

    you should be happy
    you should be happy
    you should be really happy
    i saved your life today
    i didn't kill you
    although i meant to
    you should be happy
    now go and put your toys away

    it's the pecking order, back of the line
    pecking order, back of the line
    pecking order, back of the line
    climb up to the top, jump off and take a nose dive

    another societal breakdown
    another societal breakdown

    what did you just say
    what did you just say
    you said something
    something that i already said
    i smell like both of us
    you smell like both of us
    revel in our sated lust
    open your eyes and watch me bust

    it's the pecking order, back of the line
    pecking order, back of the line
    pecking order, back of the line
    climb up to the top, jump off and do a face plant

    another societal breakdown
    another societal breakdown

    another societal breakdown
    and i don't need it around, i'm the king of the town

    what did you do to me
    i gotta get another hit off your energy
    i'm cruising in neutral, you came into my life
    and bam, kicked it up a big notch

    what did you do to me, what did you do to me
    i gotta get another hit off your energy
    i dropped in from the top
    took off and carved a big slice

    another societal breakdown
    another societal breakdown
    another societal breakdown
    and i don't need it around, i'm the king of the...
  • dedi ki: pink floyd şimdi müzik yapacak olsa alpha male'i yapardı.
    hah dedim ağzınla bin yaşa...
  • ilk albümleri melody a m'deki royksopp's night out şarkısına denk bulduğum, mükemmel bir öykü gibi akan röyksopp şarkısı. videosu da olmasın, remiksi de yapılmasın.
  • adamı 1001 gece masallarında hissettiren, uçan halıyla bi uçumda bağdatı bulduran şahaser. bu grubun nasıl olurda norveç soğukluğuyla böyle bi eser çıkardığıda merak konusu
  • dinlenilen ilk andan itibaren insanı durduran! ve donduran! bi $arkidir bu.. evet, kalbi durdurur, dondurur.. bi $ekilde içten 'ay ne yapsam da, sarsam sarmalasam, saklasam, bookmark yapsam, çabuk ula$sam, elimin altında olsa' diye planlar yapılır..
    sonra el gider, dinlenecektir bi daha ve bi daha ve bi daha.. etrafa bi göz atılır, varsa arkada$lar yoksa kedi ile gözgöze gelinir.. 'aman bak $imdi sessizlik' denir.. gidilir.. bi yerlere gidilir.. alpha male bu alır goturur sizi..
  • bundan yıllar sonra röyskopp'un opus magnumu olarak nitelendirileceği düşünülen parça. bombadan hallice olup bazı elektronik müzik sevmez bünyelere oruç bozdurmuşluğu da vardır.
  • muzikal orgazm tanımına 'cuk' oturan bi $arkidir.. ben bunu bilir bunu soylerim, dinlerken yukselmiyorsa nabzınız, artmıyorsa nefesleriniz, bittikten sonra da irkilip titremiyosaniz, kesin sizde bi sorun var..
  • * bana 80'lerin yalnız ve hüzünlü, büyük şehirde tek başına yaşayan (yüksel ihtimal 30'lu yaşlarını çoktan geçmiş, boşanmış yahut kariyer telaşından evlenmemiş, üzerinde dolaşan art niyetli bakışlara inat tek başına yaşamakta direten, engellenen ama yılmayan, belki hukukçu, belki gazeteci; çiçek pasajında ya da sıraselviler'deki meşhur çiçek bar'da akşamları bir iki kadeh içen), atıf yılmaz imzalı kadın filmlerini anımsatan bir parça.

    en azından ilk 2 dakika 20 saniye o tadda gidiyor. kadının omuzlarından taşan vatkası ile bir sonbahar günü, orman yolunda, poposunu haylice kapatmış dökümlü uzun ceketinin omuzlarından sarkan ince-uzun saplı küçük-deri çantasını kavramış ve onu ara ara bırakıp elleri ceplerinde yavaş yavaş yürüyen bir hülya koçyiğit'li sahne belki de hafızamda önlere çıkmak için direnen... ve belki de biraz, ilkelerine tamamiyle ters düşen bir yolla para-itibar kazanmış bir adama aşık bir kadının hikayesi bu... parça...

    *