şükela:  tümü | bugün
  • izmir'de bulunan, saat 19.00 dan sonra da hasta bakmaya devam eden, polikliniklerin kapılarındaki kağıtlara isim yazam ile sıraya girilen, yazma özürlülerin araya girip, vıdı vıdı ettikleri yer.
  • pencerelerinde herhangi bir perde efenime söylüyüm caluzi filan falan olmamasına rağmen, paravan arkası olmayan durumlarda dahi hastalarına "soyun" talimatı veren dangalak doktorları bulunduran bir nevi develet şeyisi..
  • okulda* kafamı yardığımda aceleyle götürüldüğüm ve kafama dikiş atılan hastanedir..son derece ilgili davranmalarıyla takdirimi kazanmışlardı o zaman..
  • heyet raporu almak için kazayla yolunuz düşerse hızla oradan uzaklaşmanızı gerektiren devlet hastanesi. türkiye'nin her yerinde nerdeyse bir günde tüm işlemleri tamamlarken burada günlerce işin içinden çıkamayabilirsiniz. heyet sadece saat 11'e kadar çalışmakta ama ne alınacak sonuçların zamanı ne de işlemler o saatte hiçbir şartta yetişememektedir. aynı zamanda mağduriyetinizi bildirdiğiniz zaman, size yardım eder gibi gözüküp işinizi zorlaştırmayı marifetten sayan doktorlara sahiptir.
  • sene 2005 şubatında spasso restaurantta zehirlenmemiz ile arkadaşlarımla gittiğimiz karmakarışık hastane. kalp krizi geçirmiş ve sedyede bekleyen bir amcanın kaybedilmesine şahit olduk ilk anlarda. hastanenin nöbetçi doktorları ortalıkta olmadığından acil gelen amcanın temizlikçi ve hemşireler tarafından kurtarılmaya çalışılması ve kaybedilmesi sanki film gibiydi. o sırada hastanede bulunan bakanlık müfettişinin olaya şahit olması ve nöbetçi sorumlu doktorla tartışması sonucu doktorun üste çıktığını sonradan anladık. nitekim nöbetci doktorun odasında çekyatta ayaklarını duvara dayayarak yattığını görmek ayrı bir enteresanlıktı. sanki hiçbirşey olmamışdı. göz göre göre kaybedilen kişinin can çekiştiği an, sonrasında oğlunun hastane koridorlarındaki feryadı hala aklımdadır. sevdiklerimin bu duruma düşmemesi için hep dua ederim.

    2 sene sonra bu zehirlenme mevzusunda aldığım tedavinin ücretini ödemediğim için suçlu durumuna düştüğümü belirten bir tebligat aldım. diğer arkadaşlarıma da bu yazıdan geldi. yine hastanenin yolunu tutmam gerekti. enteresandır, tedavi ücretini çalıştğım şirket zaten ödemişti ki tedaviye ssk karnesi ve vizite kağıdı ile gitmiştim ayrıca. istenen borç dökümünde de yapılmayan tedavininde eklenmiş olması da ayrı bir ilginçliktir. meblağ düşüktü ama enayi yerine konmamak için en azından bu bariz hakkımı aramaya çalıştım. 2 haftalık mücadele sonunda borcumu sildirebildim. tam türk filmi.

    şaka gibi.devletin parası bittikçe geriye dönük hastalarını tekrar borçlandırma olayı..yerse yani..bu hastaneye günde ortalama 3400 kişi geliyormuş.
  • "bir serum takın buna, neyi varsa geçer" sanırım bu hastanede çalışan doktorların default repliği.
  • devlet memuru olur diye sağlam raporu almaya giden adamı hasta edebilen bi hastane
  • heyet raporu almak için ideal bir hastane değildir. kan şekeri tahlilimin sonuçları referans değerlere yakın çıktığı için, kanımı dışarıdan bir laboratuara daha gönderip, tamı tamına üç günde raporu almamı sağlamışlardır. bunun yanında büyük heyet kurulunun güvenliği on numara abidir. saygı ve sevgi.
  • doktorları enteresan bir eylem gerçekleştirmiş geçen hafta.

    "alsancak devlet hastanesi, geçen hafta, 2 aralık çarşamba günü hekimlerin ilginç bir eylemine sahne oldu. meslek onuruna ve hasta haklarına sahip çıkmak isteyen hekimler, her hastaya üç-dçrt dakika yerine 10 dakika muayene süresi ayırdı. tanı koymak için yeterli süre ayrılınca hastalardan gereksiz tahlil sitenmedi, lüzumsuz reçete yazılmadı.

    bu duruma alışık olmayan bazı hastalar 'içerde bu kadar kalınır mı?' diyerek tepki gösterince, bir hekim koridora çıkıp '2-3 dakikada muayene olmak isteyenler varsa, onlara öncelik tanıyacağız.' dedi. ancak hiçbir hasta 2-3 dakikalık muayene çağrısına yanıt vermedi, herkes 10 dakikalık muayene sırasını bekledi.

    hekimlerin bu sessiz sedasız eylemini asistanhekim.org sitesinde yazan dr. emine yılmaz, 'belki döner sermaye almayacağız ama hastanın yüzündeki minnettarlık duygusu, hekimin mesleğinden aldığı haz buna değer diyoruz. biz alsancak devlet hastanesi doktorları el ele verdik, sizde katılın çemberimize. hastamız için, meslek onurumuz için.' dedi."

    doktor emine yılmaz'ın eylemi anlatan yazısı için haberin devamını link'e tıklayarak okuyabilirsiniz.