şükela:  tümü | bugün
  • ken russell'ın yönettiği william hurt'un başrolünde oynadığı bir gerilim filmi. bir araştırmacının bilincin değişik durumlarını incelemeye karar verip, çeşitli uyuşturucular kullanarak, kendini dışarıdan izole ettiği bir odada evrim geçirmesini konu ediyor. paddy chayefsky'nin bir romanından uyarlanmış.
  • bush-the science of things'ten iyi bir çalışma sözleri de böyledir:

    living in a cage
    washing in a birdbath
    sinking in a fish bowl
    on a broken farm
    i try to never lie
    i really do
    i wonder if my friends
    will get me through
    conscious of the was as best we can
    17 ways to kill a man
    states we've been through

    killing nostalgia
    for future swims
    trash all your bridges
    kill the rock all roll thing
    i want to move on
    with no complains
    building our walls with yesterday
    might as well shine before you slide
    might as well you live before you die
    states we've been through
    talk about states
    a whole lot of emptiness

    living in a state of constant chasing
    a river of flux for our tasting
    i try to never lie
    i really do
    i wonder if my friends will get me through
    it always seems to rain
    when you leave
    i try to stem the flow
    as we bleed

    states we've been through
    talk about states, states
    talk about states, states
  • yanılmıyosam 1980 yapımı bi film. efektler ister istemez 2001 a space odysseyi andırıyo (teknik anlamda). değişik bi konu, seyirlik. final biraz tırt olmuş yanlız.
  • nude recordsun yeni adı. çıkardıkları ilk grup ise black car.
  • hızlı kesmelerle tuhaf imgelerin gösterildiği trip sekanslarıyla insana oha falan olmak olgusunu yaşatan, herhangi bir psychedelic kullanmadan bunun nasıl bir deneyim olabileceği hakkında insana fikir verebilecek güçte bir film. ayrıca karakterin içine girdiği, primer'da da izlerine rastlanabilen klostrofobik aletler son derece ürkütücü.
  • film aslında gerçekte yapılmış bir takım uçuk deneylere dayanmaktadır. gerçekte cerayan eden olaylar şöyledir: john lily adında pek ciddiye alınmamış bir bilim adamının inancı beyinde düşüncelerin dış uyarıcılar ile oluştuğudur, merak ettiği şey ise bu dış uyarıcıların yokluğunda ne olacağıdır. bunun için bir izolasyon tankı yapar, bu tank ses ve ışık geçirmemektedir ve içi yarıya kadar 36 derecenin (ie vücut ısısı) biraz altında tuzlu su ile doludur (tam 36 derece olursa vücut dışarı ısı veremez ve kendi ürettiği ısı ile pişmeye başlar). tankın içine giren kişi suyun üzerinde batmadan durabilmektedir, yani görme duyma ve dokunma duyuları beyne hemen hemen hiçbirşey göndermemektedir. bu tankın içine girip saatlerce durup pek değişik birşey tecrübe edemeyen lily'nin aklına bu tanka lsd (halüsinojen) çekip girmek düşüncesi gelir, böyle bir durumda halüsinasyonları tetikleyen dış etkiler değil de sadece ve sadece kendi beyni olacaktır. bunu birçok kez deneyen ve bir seferinde de boğulma tehlikesi atlatan adamımız gerçekten de aradığını bulduğunu bir nevi "erdiğini", "uçtuğunu" falan iddia eder vesaire..

    filmde bu hallüsinasyonların gerçekleştiği yada aslında gerçeğin görüntüsü oldukları gibi bir hikaye anlatılıyordu, yada ben öyle anladım. sıkıcı bir filmdi, yada bana öyle geldi..
  • kahramaninin , esas deneylerinin oncesinde bir tip samanik deneyimden gectikten sonra elde ettigi bir cesıt halusinatif madde ile kendini yalitarak psikolojik deneyler yapmasi sonucu ters evrim gecirmesini anlatan bilim kurgu film. en sonunda kendileri magara adamina donusur , daha sonralari plazma olur , daha sonralari karisiyla bir gestalt olusturur vb. dikkatinizi vermezseniz ve de bir tarafinizla izlerseniz gercekten pek cok iyi ve saglam alt metinli film gibi sıkıcıdır elbette. ki ayrica filmin ne uyusturucu tribiyle ne de sizofreniyle alakasi vardir.
  • arthur penn 'in başladıgı ancak ceşitli anlasmazlıklar nedeniyle bıraktıgı ve ken russel'in tamamladıgı filmdir.
    penn bir soylesisinde, baska filmlerinde beraber calıstıgı filmin senaristi paddy chayefsky nin "ah arthur filmimizi ne hale getirdiler " dedigini anlatır.
  • iyi bir film gibi baslayip once jurassic park'a donusup, biraz 2001 a space odissey kaktirip, en sonunda the fountain benzeri bi finalle sona ererek butun alt metinlerini heba eden tirt film.
    lakin hakkini vermek gerek, halusinejik trip sahneleri cok iyiydi.
  • filmde eddie jessup karakterini canlandıran william hurt sima olarak anders behring breivik'e fena halde benzer.