şükela:  tümü | bugün
  • antik dinlerde önemli bir yeri olan bir bereket tanrisi, benzerleri olsa da aslina sadik kalinildigi nadirdir.
    24 ayar altindan vücuda getirilir.(bkz: 24 ayar)
  • apis'tir adi.o nu da söyliyim, altina "ben" diye entryler açilmasin ivedilikle.
  • degisik bir sarki/film yarismasi ismi olabilir.

    (bkz: altin okuz)
    (bkz: altin buffalo)
  • damien hirst adında bir sözde sanatcının , sanat ugruna ve müzayedelerden kose dönmek ugruna 18 aylık bir buzagıyı altın cerceveli bir kafese kapatarak ve adında da sanat diyerek sergiledigi rezaletin adıdır.

    http://www.luxist.com/…0/damien-hirsts-golden-calf/

    modern sanat dedikleri seyin kelebek kanatlarını kopartıp resim yapmak, film ugruna atları öldürmek ve kopekbalıklarının sırtına kanca geçirmek şeklinde algılandıgı bir dünyada, sonunda olan buzagılara da oldu.
    bizim için en güzel sanat süttür, dondurmadır bir buyukbas hayvan ile yapılabilecek. hayvana eziyet edip sirtindan para kazanmaya calismak sanat degildir.

    buzagı altında para arayan dallamaların yeni marifeti. (bkz: okuz altında buzagi aramak)

    http://www.mediabistro.com/…s_golden_calf_90692.asp

    peta bile bos durmamıs ve bu damien denilen adamı sadist ilan etmiş coktan.
  • (bkz: le veau d'or)
  • (bkz: altın post)
  • arş, ruhun maddeye/enerjiye dönüşüm çizgisidir.

    arş, iki denizi birbirinden ayıran perdedir. iki deniz ki, birininin suyu tatlı(ruh), diğerinin ki acıdır(madde).

    klasik tasavvuf lisanıyla ifade edecek olursak, arşı taşıyan melekler dört tanedir. insan zihni bu dört kuvvet ile muhatap olacak seviyeye geldiğinde, tıpkı rüyada olduğu gibi, hayali kendince onlara suret biçer.

    mesela rüyada "bilgi", süt olarak görülebilir. bu suret, insan bilinçaltının bir yakıştırmasıdır. yoksa sütün "bilgiyle" mantık düzleminde bir ilgisi yoktur elbet. arşı taşıyan meleklerin de hükmü aynı şekildedir.

    bu melekler, insan, boğa, kartal ve aslan suretinde algılanırlar.

    israiloğullarından samiri, bu meleklerden boğayı algılamış ve hz. musa'nın ilahı zannetmiştir. boğa/buzağı heykeli yapıp insanları tapmaya çağırması da bu yüzdendir.
  • "altın buzağı*, dinlerin tatile çıkmasıdır." jacques lacan [catherine clement şeytanın orospusu'nda bildiriyor.]

    [defineye, altına aşık olmak, kafirliktir. altından put yapan kişi samiri sayılır!] feridüddin attar - mantıku't-tayr

    (bkz: dedalus/@ibisile)
    (bkz: altınok öz/@ibisile)
    (bkz: sarı öküz/@ibisile)
  • sovyet dönemi rus edebiyatının kült eserlerinden biridir. hakkında entry girilmemesi sözlükteki " rus edebiyatı aşıkları"nın koftiliğini gözler önüne seriyor. sadece popüler isimlerin eserlerini (tolstoy, dostoyevski vb) okuyarak geçinip gidiyorlar.

    neyse konumuza dönelim.

    bu kitap aslında bir nevi on iki sandalye kitabının devamıdır. her iki kitapta da büyük düzenbaz ostap'ın maceralarını okuyoruz. sovyet sistemini mizahi bir şekilde itin bir tarafına sokan bu iki kitap bunu alanen değil, kahramanımızın batıdan doğuya tüm sovyetleri dolaştığı maceralarında karşılaştığı bürokratlar, gazeteciler, mülksüzleştirilmiş soylu sınıf vb ile girdiği ilişkilerde bize yansıtıyor.

    kitabın yazarları ilf ve petrov iki arkadaştır ve birlikte iki kitabı yazmışlar. sovyet döneminin baskıcı ortamında mizahi eleştiri içeren bu kitapları yayınlamak her yiğidin harcı değildir takdir edersiniz ki.

    bu iki yazar hem mizah dergisinde çalışıyorlar hem gazeteciler. iki yazar bir dergide çalışıyor ve orada tanışıyorlar. dergideki görevleri, sovyet bürokrasisinin adaletsizliklerinden yakınanların yolladıkları mektupları editöre etmektir. haliyle adamlarda bolca malzeme birikmiş ve ortaya bu harika iki eser çıkmış. genç yaşta ölmeseler keşke de devamını getirebilselermiş...

    iki yazar da rus toplumunun hafızasında sağlam bir yer edinmiştir. 1963'te kozmonot popoviç, uzaya gittiğinde kitaplarını yanına almak isteyeceği birkaç yazar arasında ilf ve petrov'u da sayar.
    1997 tarihli rus medyasındaki bir habere göre 20. yüzyıl rusçası üstünde mayakovski'den sonra en etkili olan yazarlar ilf ve petrov'du.
  • israiloğulları mısır'dan çıktıktan sonra çölde yürürken musa sina dağı'nda tanrı yahweh (yehova) ile görüşmeye gider bu sırada umutsuzluğa kapılan yahudileri sakinleştirmek için harun, altın bir danaya (mısır tanrılarından apis boğası) tapınmalarına izin verir. böylece bazı israiloğulları tektanrıcılıktan çıkarak tekrar eski mısır dinine geçer dönüşünce durumu öğrenen musa, altın danayı eritir ve dinine ihanet eden 3 bin yahudiyi (levililer) öldürtür. detaylar şurada