şükela:  tümü | bugün
  • amerika*'nın keşfiyle buranın nimetlerinden* yararlanmak isteyen avrupa insanlarının deli danalar gibi altına hücüm etmesi metmesi.. (bkz: gold rush) (bkz: aoe)
  • (bkz: golden league)
  • zamanında hücum eden kaliforniya yöresi kardeşlerimizin "vuuuu altının amına koydum, paranın daaa" diye sevinmesi boşa çıkmıştır. çıkartan hücumdur.

    ellerindekinin pek çoğu pirit idir. aptal altını...
  • 12 eylül 2010 türkiye abd maçı'nda 12 dev adam'ın yapmasını beklediğimiz hücumdur. yarınki altına hücumda her hücum altın değerinde olacak. haydi milli takım...*
  • altına hücüm şöyle başlıyor: 24 ocak 1848'de james w. marshall diye bir adam sutter's mill diye bir değirmende altın buluyor. o gün itibariyle henüz kaliforniya meksika'ya ait.

    şimdi sıkı dur: dokuz gün sonra, 2 şubat 1848'de, 2 yıldır süren abd-meksika savaşı sonunda barış imzalanıyor ve meksika, kaliforniya'yı abd'ye veriyor. o gün daha kaliforniya'da altın bulunduğu haberi ne abd'de ne meksika'da yayılmış durumda. sonra mart ayı geliyor, haber yayılıyor, gazeteler yazıyor, abd başkanı altın bulunduğunu doğruluyor. haberi duyan amerikalısından çinlisine, filipinosundan osmanlısına, bin atlı çocuklar gibi artık amerika kontrolündeki bölgeye akıyor.

    işte altın ilk keşfedildikten bir hafta sonra kaliforniya'nın meksika'dan amerika'nın eline geçtiği haberi de osmanlı'ya o aralar ulaşıyor. ve o haberin gazetelerde basıldığı günün sabahında, devlet-i aliye-yi osmaniye'nin başşehri, padişahlar diyarı dersaadet'in semalarında şu sözler yankılanıyor:

    "eyalet-ü kaliforniya'da altın vardı çıkarttırmadılar. emperyalist amarika israil'in oyunu bunlar."
  • "suter'in adamları hemen işlerini bırakırlar; demirciler demir dövmeyi, çobanlar sürülerini, bağcılar üzüm kütüklerini, askerler de silahlarını bırakırlar. eline bir kalbur ve tencere geçiren herkes, kumdan altın elde etmek için soluğu doğruca bıçkıhanede alır. bütün çiftlikler bir gece içinde yüzüstü bırakılır. sağılmayan inekler böğüre böğüre ölür, manda sürüleri ağılları yıkar ve ekili alanlara saldırarak hasat zamanı çoktan gelmiş ürünleri ayaklarıyla ezerler; mandıralar çalışmaz, gıda ambarları birer birer yıkılır, kısacası bir dev ülkenin dev çarkları bir anda duruverir. (...) suter'in ineklerini kesip yerler, kendilerine ev yapmak için depolarını yıkarlar, ekili tarlalarını çiğnerler, makinelerini çalarlar. johann august suter, bir gece içinde beş parasız bir dilenci durumuna düşer, tıpkı kral midas gibi kendi altınları içinde boğulur." stefan zweig - sternstunden der menschheit (bkz: john a sutter/@ibisile)

    (ilk giri tarihi: 1.11.2016)

    (bkz: garimpeiro)