şükela:  tümü | bugün soru sor
  • istanbul'da batılı/modern anlamda ilk kez kurulan belediyeye verilen addır. 1857'de kurulmuştur. beyoğlu ve galata bölgelerinden sorumlu "altıncı daire-i belediye"nin en önemli icraatı galata surlarının yıkımı olmuştur. bunun yanı sıra galata ve pera'da sokakların adlandırılması ve evlerin numaralandırılması işlerini gerçekleştirmiştir.

    bu ilginç belediyecilik hareketi ile ilgili olarak "6. daire ilk belediye sergisi" 16 şubat'ta beyoğlu belediyesi'nde açılacak.
  • bu belediye, beyoğlu ve galata bölgelerini batılı başkentlere benzetecek çeşitli uygulamalar yapmıştır. bu belediye döneminde sokaklara taş döşenmiş, sokaklar gazla aydınlatılmış, kanalizasyon yapılmış, elektrik getirilmiş, tünel inşa edilmiş, atlı tramvay, daha sonra da elektrikli tramvay getirilmiştir. önceleri galata'da bulunan elçilikler istiklal caddesi'ne taşınmış, olaylar birbirini izlemiştir.
  • tanzimat dönemi, batıdan esinlenerek çağdaş kent anlayışı doğrultusunda galata ve beyoğlu bölgesine hizmet götüren ve bu adla anılan ilk belediyecilik deneyimi.
  • istanbul'da kurulan ilk belediye teskilati olmasina ragmen adina '6. daire' denmesi; paris'te '6. bolge' adiyla bilinen belediye biriminin kentin en fazla donanima sahip teskilati olmasi ve osmanli'nin bu sistemi ismine kadar ornek almasindan kaynaklanmaktadir.
  • 28 aralık 1857 yılında istanbul'u güzelleştirmek üzre oluşturulmuş "intizam-ı şehir komisyonu" şehr-i istanbul'un 14 daireye ayırmasını öngören bir nizamname hazırlar. takvim-i vekayi'de yayınlanan bir rapor da galata, pera ve tophane'yi kapsama alanına alan 6. daire-i belediye'nin kurulduğu ve uygulamada pilot bölge olarak seçildiği duyrulur. daireyi, sadrazamın atadığı bir müdür ve yedi üyeden oluşan bir meclis yönetecektir.

    bu oluşum ve tasnif memleketteki çağdaş belediyecilik anlayışının ilk adımı olarak kabul edilmişmiş..

    bundan dolayıdır bizim beyoğlu belediye'sinin galata kuleli logosunda "6 daire" ibaresini görür olmamız.
  • ilk belediye hizmeti olarak altıncı daire'nin pera-galata bölgesinde devreye girmesinde kırım savaşı için burada konuşlanan "müttefik devletler"in askerlerinin gereksinimlerini karşılama lüzumu da etkili olmuştur.
    pera'nın altını üstüne getiren askerlerin kıymetli ayacıklarını çamurdan kurtarmak lazımdı tabii ki de.
    öte yandan dönemin ağırlıklı eğilimi olarak yabancı devletlerin himayesine giriş, yine aynı dönemlerde geliştirilmeye çalışılan bir nevi osmanlı yurttaşlık bilincini de sekteye uğratmıştır. sefaretler, vergi ödemek istemeyenlere arka çıkmıştır. vergi ödemekten kaçınanların varlıklı kesim oluşu, belediye gelirini önemli miktarda düşürmüştür. bir çok uygulamanın kapitülasyonlara aykırı olduğunu iddia edenler dahi olmuştur.

    dolayısıyla geçen yüzyıl boyunca hizmetleriyle galata ve pera'ya medeniyet getirdiği söylenen kesimin marifetlerini bir de bu açıdan incelemek gerekir.

    avrupalı pera'yı zaten taşralı görüyor.
    misal hammer pera'yı hep küçümser.
    ana cadde için der ki:
    sakinlerinin zekası gibi dar; unvanları kadar uzun.

    veya reşit paşa'nın filan hiç hazetmediği william james smith, ingiliz konsolosluğu, tophane kasrı gibi bir iki bina inşa ettirdikten sonra yurduna dönerken "verdiği hizmetleri",
    "barbar bir ülkenin medenileşmesine katkıda bulundum" şeklinde özetlemiştir.
    ingiliz konsolosluğu binası boktan ama zaten smith'in tasarımı değil.
    isim verdiğimiz tophane kasrı da reşitpaşa sahil sarayı'na çok benzemesiyle yine kuşku bırakan, muallakta kalan bir tasarımdır. bu adamcağızın tasarımcı bir mimardan ziyade taşeron müteahhit gibi iş gördüğü düşünülebilir. lord cunning kendisini arzu ettiği oranda empoze edememiştir. zaten bir süre sonra yürüyüp gitmiştir.

    yani demem o ki, altıncı daire ve bölgenin oluşumunda katkısı bulunanların, o devirde pera ve galata'yı değerlendirmeleri kayda değerdir.
    evet. ders bitti. dağılabilirsiniz.
  • tanzimat sonrası copy paste modernizm in en güzel örneğidir. sistemi kurarken adını bile çalmak nasıl bir aklın ürünüdür, nasıl bir ezikliktir ve özentidir bilinmez. paris'in 6. bölgesi en modern bölge diye dairenin adını "altıncı daire" koymak kadar akla ziyan bir eziklik daha var mıdır tarihte, ben bulamadım. ha bir de karısını paylaşan kral kavat vardı ki hikayenin tutarlılığı tartışılır ama bu bizimkilerin altıncı dairesi açık ve seçiktir. beyoğlu'nda halen o isimle bir bina da mevcuttur.