şükela:  tümü | bugün
  • abdülazizin paşalarından, altunizade camiinin ve külliyesinin banisi, zengin kişilk,abdülmecid zamanında dolmabahçe sarayı yapımında devlete borç vermesinden dolayı altunizade ismini-lakabını almıştır.

    ayrıca bugün adile sultan kasrı olarak bilinen ve abdülaziz'in kızkardeşi adile sultan için yapıldığı söylenen konağın da prodüktörüdür.
  • altunizâde semti ve çevresine ismini veren şahıstır.

    torunu edvar taşkın taşçıoğlu'nun hazırladığı altunizade camii'nin avlusundaki yazıyı, camiye son gittiğimde göremeyince buraya yazma gereği duydum.
    -----------------------------------------------------------------
    yavuz sultan selim, ordusu ile ilk defâ amasya'dan istanbul'a geldiğinde berâberinde şeyh ibrâhim tennûrî de gelir. eğrikapı semtinde avcılar mahallesi'ne yerleşir. (1)

    bu olaydan altı nesil sonra, h. 1221/m. 1806 senesinde dünyaya gelen seyyîd ismâil zühtü (altûnîzâde), fatih kurşunlu medresesi'nden mezun olduktan sonra, altuncu varakçılar kahyâsı olan babası hacı ali efendi'nin yanında altun varakçılık, hattatlık ve bina işlerine devam ederek iki sene içinde esnaf ustası olur.

    altmışdört gemisi olan ve mısır ile kereste ticâreti yapan babasının h. 1245/m. 1829 tarihinde âni vefatı ile ismail zühtü efendi deniz ticaretini bizzat idareye başlar.

    bu arada devletin otuz bin altın lira navlun borcunu hazineden tahsil etmek için, komşusu bulunan serasker hüsrev paşa ile berâber sultan ii.mahmut'un huzuruna çıkarlar.

    ismail zühtü efendi, uzun boyu, iri yapısı ile sultan'ın ilgisini çeker, "vay altunizade vay" diye hitap ederek iltifatta bulunur. bunun üzerine serasker hüsrev paşa "ferman efendimizindir" diyerek karşılık verir. böylece ismail zühtü efendi "altunizade" lakabını almış olur. borcun hemen ödenmesini emreden sultan, sohbetleri sırasında altûnizade'nin bina inşaat işleri ile ilgilendiğini öğrenir. bunun üzerine enderûn'a kaydedilmesini ister. cuma günleri namazda kendisi ile beraber bulunmasını irâde ile taltif eder.

    enderûn'da iki sene tahsil eden altunizade, h. 1247/m. 1831 tarihinde mezun olur. o esnada inşa edilmekte olan mekteb-i tıbbiye mekteb-i sultani (şimdiki galatasaray lisesi)'nin nezareti ile kendisine mimar ağalığı ünvanı verilir. (2)

    h. 1255/m. 1839 tarihinde saltanat, sultan abdulmecit' e geçer.
    deniz ticaretini de devam ettirmekte iken, mimar ağası olması nedeniyle dolmabahçe sarayı'nın inşası kendisine irade olunur.
    altunizade, kendisine verilen bu büyük görevi kusursuz yerine getirebilme bilinci içinde, artık yeterince alâkadar olamayacağı ticaret filosundan altmış gemisini satar.
    saray inşasına gerekli malzemelerin alınması ve gereken işlerin düzenli yapılması için yetkili ve bilgili kişilerden bir komisyon meydan getirir. h. 1257/m. 1841 tarihinde ihtisap ağalığı mimar ocağı adı altında bir fen heyeti teşkil eder. ayrıca on altı kişilik bir heyeti de, inşaat ile ilgili araştırmalar yapmak üzere avrupa' ya göndermiştir. bu arada o devrin kalfa ve ustalarını yanına alarak çalışmalara başlar. bunlardan birkaçı : karabet kalfa, serkis bey, yeğen nikogos, ördek minas, resimci yanko, fenerli dimitri, balatlı kiryako gibi kişilerdir.

    kendisine inşası irade olunan yapılar şunlardır:
    - dolmabahçe sarayı
    - beykoz köşkleri
    - küçüksu kasrı
    - taşkışla (taksim)
    - zeytinburnu fişek dökümhanesi
    - paşabahçe şişe mum ve kağıt fabrikası*
    - beykoz'da tabakhane
    - defterdar'da çuha fabrikası
    - izmit kirazlıdere çuha ve fes fabrikası
    - izmit hünkar köşkü
    - salıpazarı'nda çifte saraylar (mimar sinan üniversitesi)
    çalışkanlığı, dürüstlüğü, hayırseverliğinden dolayı kendisine çeşitli görevler verilmiş ve bütün bu görevleri altunizade ismail zühtü efendi fahri olarak yapmıştır. bulunduğu görevler:
    - h. 1275/m. 1858 ziraat meclisi azalığı
    - h. 1276/m. 1859 nâfi'â meclisi azalığı
    - h. 1277/m. 1860 askeri şura azalığı

    h. 1277/m. 1860 tarihinde saltanat sultan abdulaziz'e geçer. sultanla arasında geçen üzücü bir olaydan sonra fahri olarak yapmakta olduğu vazifeleri bırakarak sarayla ilişkisini keser. olay şöyledir: (3) altunizade, kendisine koşuyolu'nda bir köşk yaptırır. küçüksu kasrı'nı andıran, harem ile selamlık kısımları birbirine köprü ile bağlı olan bu güzel köşke yerleştikten bir zaman sonra, sultan aziz tarafından huzura çağrılır. sultanlara lâyık olduğunu imâ ettiği köşkü kendisine vermesini ister. bugün validebağ prevantoryumu bahçesi olarak anılan bahçedeki güzel köşkü elinden alınınca, altunizade ismail zühtü efendi de altunizade semtindeki şimdiki altunizade köşkünü inşâ eder. bu yeni köşkün dış cepheden hiç bir gösterişi yoktur. sultan aziz aldığı köşke arada bir cuma namazlarından sonra uğrardı. bir gün sultan'ın kulağına şöyle bir söz gelir: "sultan cuma namazından sonra altunizade'nin köşküne gitti". aldığı köşkün eski sahibinin adı ile anılmasına çok sinirlenen sultan aziz, köşkü tamamen yıktırarak aynı yere yeni bir köşk yaptırır, annesi valide sultan'a hediye eder.

    sultan abdulaziz, görevlerinden ayrılan altunizade ismail zühtü efendi'yi bırakmak istemez. serasker namık paşa'nın aracılığı ve ısrarı üzerine şimdiki istanbul üniversitesi ana binası olan harbiye nezareti'nin inşasına nezaret etmesini sağlar. böylece altunizade'nin sarayla ilişkisi tekrar başlar.

    babasından kalan büyük serveti hayır işlerinde harcamakla tanınan altunizade, h. 1282/m. 1865 tarihinde adıyla anılan altunizade mahallesi'nde bir cami*, çeşme, okul, hamam; imam, müezzin ve diğer çalışanların bedava oturmaları için evler, kitaplık ve vakıf dükkanları yaptırmış, caminin çeşmesi için de çamlıca çataldağ*'da satın aldığı arazide açtırdığı membalardan (gene bütün yol boyu birer metre satın alarak) künkler döşetip kanallarla su getirmeyi başarmıştır.
    h. 1291/m. 1874 tarihinde kaşgar sefiri yakup han'la olan bir sohbetinde yakup han altunizade'nin yaptırdığı camiye bir kütüphane de ilave etmiş olmasından söz ederek, kaşgar'da bir kütüphane olmadığını esefle söyler. bunun üzerine altunizade, bir vesile ile kaşgar'da arazi aldırıp bir kütüphane inşa ettirir. bu kütüphanenin bütün kitaplarını da göndererek kaşgarlılar'a hediye eder.
    h. 1293/m. 1876 tarihinde rus-bulgar-sırp-karadağ müşterek harbinde (osmanlı-rus savaşı, ya da 93 harbi), üç tabur askerin bütün masraflarını (top, tüfek, cephane, askerlerin aylıkları, yiyecek ve içecek ve üst başları) üstlenerek yollamıştır ve sonunda bütün askeri malzemeyi tophane'ye hibe eder. (4) bu harbe ait sancak altunizade camii'nde saklanmaktadır.
    bu olay üzerine kendisine, ikinci rütbeden nişan-ı âli osmâni ihsan edilir (5)
    h. 1294/m. 1877 tarihinin kış mevsiminde, bulgaristan'dan gelen hasta göçmenlere şehzadebaşı'ndaki otuz odalı konağını bırakıp altı aylık erzak, ilaç ve doktor temin ederek kendisi, çamlıca'daki altunizade köşkü'ne çekilir.
    bu hayırseverliğinden dolayı altunizade'ye aşağıdaki ünvanlar verilir:
    - iane-i harbiye komisyon reis-i sâniliği
    - muhaccirin komisyonu reisliği
    - ilga-i kavin (kâğıt paranın kaldırılması) komisyon reisliği. bu göreve tayin olduğunda, kendisine ait elli bin altın lira tutarındaki kâğıt parayı, devletten karşılığını almadan, beyazıt'ta halkın gözü önünde yakmıştır.
    - h. 1295/m. 1878 tarihinde vezir rütbesi ile âyân azalığına tayin edilir. (6)
    bundan sonra altunizade, ismail zühtü paşa adıyla anılmaktadır.
    altunizade ismail zühtü paşa, h. 1305/m. 1889 tarihinde çamlıca'daki köşkünde seksen beş yaşında vefat etmiş ve kendi camiinin mezarlığına gömülmüştür.
    vefatında söylenmiş olan bir tarih:
    nefsi enfâsı hayatın emri hakla bezl edüp
    buldu ismail paşa cenneti bir iştibah
    tamam tarihi yazıla zer kalemle taşına
    maden in'am etti, altunizade gitti ah
    tam tarih : 1305 duyunu umumiye mektupçusu şu'ârâyı benamdan said bey tarafından söylenmiştir.
    altunizade'nin â-sâr-i hayriyeleri:
    - h. 1268/m. 1851 tarihinde istanbul'da haydar'da, bıçakçı alaettin camii ve mektebi ve meşrûtâhanesi müceddet inşası
    - h. 1270/m. 1853 tarihinde çarşıkapısı'nda sinekli medrese'nin müceddet inşası
    - h. 1271/m. 1854 tarihinde şehzadebaşı'nda kadı hüsam camii ve meşrutasının müceddet inşası
    - h. 1272/m. 1855 tarihinde çukurçeşme civarında kırımî camii ve meşrutalarının müceddet inşası
    - h. 1273/m. 1856 tarihinde fatih kurşunlu medresesi'nin tamiri
    - h. 1274/m. 1857 tarihinde vefa civarında şeyh vefa camii ve meşrutalarının müceddet inşası
    - h. 1282/m. 1865 tarihinde hocapaşa harikinde muhterik olan camilerden onaltı caminin inşası ve tamiri.
    ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    kaynakça:
    (1) kayseri raşit efendi kütüphanesi (el yazması)
    (2) (bkz: #4941092)
    (3) a. sicil-i osmani cilt 4, sayfa 387
    b. i.alaattin gövsa, "türk meşhurları ansiklopedisi" zühtü paşa maddesi
    c. meydan larousse cilt 12, sayfa 957
    d. altûnîzâde âile arşivi
    e. takvîm-i vekâyi' h:1247/m:1831 sayı 27
    (bkz: #4942156)
    (4) a. topkapı sarayı arşivi e.3271/5 reb.h.1283
    b. mahmut kemal inal (son sadrazamlar say. 117)
    c. muhbir no: 26 - 7 mart 1868 ingiltere'de basılan mecmû'a
    (5) başbakanlık arşivi dahiliye kısmı 61219
    (6) başbakanlık arşivi dahiliye kısmı 60971
    (bkz: #4942375)
    şehreminliği belediye reisliği değildir. yalnızca sarayların mîmarî tarzını ve saray masraflarını tayin eden kişidir. (osmanlı devleti'nde saray teşkilâtı sayfa 375)

    yazan
    altunizâde ismail zühtü paşa'nın torunu
    edvar taşkın taşçioğlu
  • altunizade lakabı, ailesiden gelen altın varak sanatçılığını bilen sultan ii. mahmud'un kendisine altunizade diye hitap etmesi ile üzerinde kalır zühtü paşa'nın. cumhuriyet sonrasında, semtin adını bir komik insan değiştirmek ister. sebebi ise, altunizade zühtü paşa'yı, sarraf ve -kendi mantığına göre - bir osmanlı burjuvası olarak görmesidir. duruma reşat ekrem koçu hemen itiraz eder ve zühtü paşa'nın ali osmani devrinde ne kadar kıymetli şeyler yaptığını sayıp döker. hakikaten de paşa, osmanlı devrinde bir kaç defa vezirliğe çağrılmışsa da, layık olmadığını söyleyerek geri durur ama vazife için ne servetini saklar ne de takatini. kendi çabası ile bir savaşa asker toplamışlığından, rumeliden gelmiş muhacirlere çiftliğini süresiz tahsis etmişliğe kadar bir sürü karşılıksız hizmeti vardır devlete.

    aslen sivas eşrafından bir aileye sahipmiş. lakabının semte isim olarak verilme tarihi ise 1888. tüm bu hizmetleri sonrasında, arazisine yaptırdığı köşk sultan tarafından el konur. bunun üzerine paşa ise, şimdilerde, yıkılıp yeniden aslına uygun bir şekilde yapılmış konağını camiinin çaprazına yaptırır.

    daha da ayrıntılı bilgilenmek isterük diyenler için: paşa, ailesi ve hayatı hakkında ayrıntılı bir makale, 4. üsküdar sempozyumu'nda tufan buzpınar tarafından teblig halinde sunulmuştur.
  • nazım hikmet'in bir şiirinde “sen benim 8 yıldır dul karımsın” dediği piraye'si bu elitistin! torunudur. piraye'nin soyadı altınoğlu'dur.