şükela:  tümü | bugün soru sor
  • 2002 senesinde dinleyeceğimiz prodigy albümü..
  • popüler müzik tarihinde önemli bir yere sahip olan prodigy nin geciktikçe geciken beşinci albümü (remix
    albümlerini de sayarsak).yeni albümleri, her albümüyle bir dönüşüm geçiren grubun yeni single ıyla
    anlayacağımız kadarıyla the fat of the land çizgisinde olacak.
  • (bkz: aces high)
  • bir guns n roses'in chinese democracy'si, bir bu.. nedir anlamiyorum, bir albumu cikarmayi bu kadar zorlastiran. 3 senedir konusuluyor. 2002'yi birakin, 2003'u bitirdik neredeyse. hala "cikacak". artik ciksa da, ne kadar umursanacak, o da ayri bir konu tabii..
  • keith flint'in "liam, bakkala esofmanlarla gittigi icin ingiliz gazetecilerin pek sevdigi zevcesi yuzunden bir degisim yasiyor, hala mukemmelin pesinde olmasini anliyorum ama bu arada aradigi seyi coktan kacirmis olabilir" diyerek gecikmesini aciklamaya calistigi album ki bu album icin keith ve ahbabi jim davies tarafindan yazilan birtakim sarkilarin ekim'e tarihlenen flint debut'suna transfer olmasi sonucunda durum iyice boka sarmis gorunuyor.
  • (bkz: #3111826)
  • prodigy'nin, 2004 agustosunda raflarda yer alacagini acikladigi, hararetle beklenen, yeni albumu. album hakkinda liam "this album is about reminding people what the prodigy was always about" diyerek heyecan yaratmistir. aynı zamanda kadroda leeroy thornhill olmadan basilacak ilk albumdur bu (liam'in remix albumunu saymazsak).
  • 23 ağustos 2004'de ingiltere'de piyasaya çıkacağı söylenen albüm. yetti len artık. girls diye bir single çıkarmışlar bir de bu albümden. track list'de şu şekildeymiş bagalım :

    01. spitfire (with juliette lewis)
    02. girls (with vocals by the ping pong bitches)
    03. memphis bells (with princess superstar)
    04. get up get off (with twista & shahin badar)
    05. hot ride (with juliette lewis)
    06. wake up call (with kool keith)
    07. action radar (with paul jackson from dirt candy)
    08. medusa's path (instrumental)
    09. phoenix (with sample from shocking blue's 1969 track love buzz)
    10. you'll be under my wheels
    11. the way it is (with recreated sample of michael jackson's thriller)
    12. shoot down (with liam gallagher)
  • spitfire ve phoenix dışında dinlenecek adam gibi parça olmayan prodigy albümü. o kadar bekledik ama dandik olmuş.
  • uzun entry okumayi sevmeyenler için:

    --- spoiler ---

    super album!

    --- spoiler ---

    sabirli okurlar için:
    bir $ekilde $u ana kadar en sevdigim prodigy parçasi olan fuel my fire'in çizgisinde devam ettigini du$undugum prodigy albumu. hakikaten $ukel oldugunu soylemek isterim.
    spitfire gibi arabanin arka koltugunda sizmi$ bir insani uyandirabilecek kudrette bir giri$le dunyadan koparttigi bizi, yakla$ik bir saat boyunca rahat birakmayacagini alenen ifade ettigi bir parçanin akabinde gelen girls parçasinin açili$iyla, "oha bir sikimlik** bir album muydu bu?" gibi sorulari sormaya iten bu album, hakkindaki butun $uphelerimizi mevzuu bahis parçanin esas giri$iyle silip atmakta. gene girls isimli parçanin klip'i grubun (ki artik grup demek ne kadar dogru olur bilmiyorum*) gunumuzde de guncelliginden bir $ey kaybetmemi$ oldugunu ve trendleri aynen takip ettigini gosteriyor.
    velhasil-i kelam girls parçasinin sonunda albumun ana temasi niteligini ta$idigini rahatlikla soyleyebilecegimiz memphis bells parçasi ile bulu$uyoruz, ki bu bizim iyice meraklanmamiz ayni zamanda "oha" tonlu bir mest olma eylemine gebe kalmamizi sagliyor. i$bu parçanin sundugu gayet guzel ama bir o kadar da tehlikeli elektrik bizi direk muzigin içine gommeye ba$liyor. ana kadar ya$adigimiz $ok nedeniyle albumun sonraki parçalarina hazirlaniyoruz. isinma turlari sonrasinda albumun çekirdegine dair bir preamble olan bu parça ne olursa olsun prodigy'nin bizi her zaman $a$irtabilecegini aklimiza kaziyor ve yerini get up get off'a birakiyor.
    $imdi, efendiler "bu parça diesel power'in gunumuz mukabili" demek yerinde olur diye du$unmekteyim. çok bir $ey hissettirmese de hissiyatin ve tempo'nun yogunlugunu du$urmeden gayet ba$arili bir $ekilde bizi albumun derinliklerine bagliyor. her ne kadar hip hop-rap tarzi vokal duymak için maxim'in hell's kitchen albumunu tercih etsem de gayet iyi olmu$ çunku merak'imizi on kaplan gucune çikariyor demek istiyorum parça hakkinda. son 5 saniyesinde bitecekmi$ gibi durmayan bu parça bize ne zaman bitecek sorusunu sordursa da, bence albumun agir topu olan hotride parçasina atlattigi anda butun gunahlarindan bagi$laniyor ve juliette lewis'in vokaliyle e$i benzeri olmayan bir parça ya vokal yapabilecek birisi oldugunu gormemizi sagliyor*.
    hotride hakkinda "boyle bir $ey bundan once uretilmediydi bu geoid forma haiz astro'da" dedigimizde, diger insanlarin " hadi canim sende!" demelerini engellemeye bile ihtiyac duymayan bir parça. gerçek anlamda inanilmaz'in ne oldugunu ortaya koyuyor ve en azindan benim, onunde saygiyla egilmemi sagliyor.
    hotride sonrasinda kar$imiza, oldukça $akaci bir parça olan wake up call çikiyor. her ne kadar enerji'yi aniden kesermi$ gibi gorunse de, tekrar kar$ila$tigimiz hip hop/rap tarzi vokal sample'larini prodigy'nin elinden çiktigina inanmayacaginiz melodik chunklar ile harmanlayarak yere serilmi$liginizin devamini saglayan albumun ikinci kopru parçasi oldugunu anlamamizi ve meraktan olmemizi sagliyor ve bizi action radar'a kavu$turuyor. action radar ise tam anlamiyla oksimoron'un musikal açiklamasi neredeyse rokoko minimalizm denebilecek kadar detayli ve derin, ayni zamanda da 3.5 ana hat uzerinde devam eden bir parça. hotride'in yerinden soktugu kalbinizin hayatta kalmanizi saglayacak ritmde çali$masini sagliyan defibrillator bir parça. sert vokalleri ile her ne kadar gerilim'i artirsa da sabrinizin sinirinda sizi hayata donduren, herhangi bir janr'in* di$inda olan medusa's path'e teslim ediyor. `
    medusa's path oyle bir parça ki size açikça "ohey! uzerimden ne geçti benim? neler oluyor?" dedirtiyor*ve kisacik ama kocaman yerini phoenix'e birakiyor. kullarden dogan phoenix var olu$un butun acisini sirtiniza yukledikten sonra sizi hayatin acilariyla kavu$turuyor: ancak, butun bunlari yaparken ne $iirselliginden ne de yogunlugundan bir $ey kaybetmemekle beraber "buraya kadar sag salim geldik ya $imdi?" sorusunu beyninizin i$leyi$ mekanizmasinin ana algoritmasina i$liyor. $uh kadin vokalleri arasinda sizi hiç duymami$ olsaniz da "oha bu, bu, bu, prodigy lan bu!" demek zorunda kalacaginiz you will be under my wheels parçasina birakiyor.
    bu noktada $u ana kadar uzerinize yuklenmi$ butun duygulardan siyrilip, albumun preliminer katarsis’ine gomuluyorsunuz. evet bu parça bir anlam ifade etmeyen zenginligiyle size bir nefes aldiriyor. her ne kadar albumun çogu parçasi gibi mukemmel olsa da dogrusalligi sizi bir an için olsun albumun yogunlugundan kurtaran bir locus amoenus’a surukluyor. amma ve lakin sonrasinda garip bir $eyler beklediginiz bu parça sizi ba$ka insanlar tarafindan da rahatlikla uretilebilecek. hatta uretilmi$** bir parça ile ba$ba$a birakiyor. her ne kadar albumun genelindeki parçalarin yuceliginden bir $ey kaybettirmese de ve kendisi de gayet $ukel olsa da. yalniz ba$ina dinlenince insanda hiçbir heyecan uyandirmayacagi a$ikar olan bu parça bence finaldeki parçanin yucelmesi için onune konulmu$ vasat bir parça.**
    nihayet shootdown’a vardik! bu albumun aklinizda kalmasini saglayacak baharatli bir parça gibi gorunmesine ragmen basit bir marketing eyleminin itesine geçerek gerçekten ba$arili bir urun olarak degerlendirmemiz gereken ve gerçekten guzel bir vedanin ornegi olan kompozisyondur.
    daha derinine inilmez mi? inilir; ancak ne olursa olsun her $eyin sonunda kullanicinin aklinda bir soru i$areti birakmak tercih edilir; anyway my time is runnig out.

    not: bu entry 59 dakika 49 saniye’de yazilmi$tir.*