şükela:  tümü | bugün
  • kanin büyük bir bölümünü olu$turan hatta kirmizi rengini veren hücre.. görevi oksijen/karbondioksit ta$imaktir
  • menşei hemoglobindir
  • h2co3 - hco3 tamponantı ile kanda ph düzenlenmesine yardım eder
  • memelilerde, diğer hayvanlardan farklı olarak cekirdeksiz olur bunlar.
  • "akyuvarlar, alyuvarlar ve alaturkadan mürekkeptir kanımız."

    (atay, o. 1970, manual of clinical haematology of the species "disconnectus erectus" )
  • eritrositler , kanın en yoğun hücre grubudur. kandaki ertrositlerin hacminin, kan hacmine oranına hematokrit denir. bu değer, kadınlarda %38-46 ; erkeklerde ise, % 40-54 arasında değişir. eritrositler içinde bulunan hemoglobin molekülü, eritrositin temel işlevi olan gaz transportunu sağlamaktadır. bu molekül, akciğerlerde oksijen bağlayarak, vücut hücrelerine taşımakta, oradan aldığı atık madde olan karbondioksiti de akciğerlere taşıyarak, vücuttan uzaklaştırılmasını temin etmektedir. normal hemoglobin düzeyi, 12-16,5 gr/dl arasındadır. 12 gr altındaki hemoglobin düzeyleri, anemiyi (kansızlığı) işaret eder ve nedenlerinin araştırılması gerekir. normalde, kanın her mikrolitresinde 4 - 6,5 milyon eritrosit bulunmaktadır.
    kan bankalarında, ağırlıklı olarak eritrosit içeren kan komponentleri yani eritrosit süspansiyonları elde edilmektedir. böylece kanın plazma kısmı ayrıştırılmış olmakta ve hastaya gereksiz olarak plazma verilmesi engellenmiş olunmaktadır. bunun bir avantajı da, ayrıştırılmış olan plazma, dondurularak saklanabilmekte ve plazma ihtiyacı olan başka bir hastada kullanılabilmektedir. bir kısım plazmadan da, kan ürünleri elde edilebilmekte ve bu ürünlere ihtiyaç duyan hastalara verilmektedir.
  • (bkz: eritrosit)
  • (bkz: balyuvar)
  • sitozolik tarafindaki ag orgusu gibi karmasik junctional complexler - ki bunlar muhtelif proteinlerin***** birlesmesiyle olusur - sayesinde bikonkav, esnek bir yapi elde eden ve bu sayede en dar kilcal damarlardan bile sıkışa sıkışa sekli bozulmadan buyuk bir rahatlikla gecen hucrelerdir. eritrosite ustten bakildiginda yuvarlakimsi, ortasi ice cokmus bir yapi misali gozukur, ki bu sekil protein agi sayesindedir ve de bikonkav suretinde isimlendirilir.

    ic taraftaki ag kompleksinin disariyla baglantisi pek sık bulunan, pek meshur lakin tam gorevi henuz kesfedilememis olan glikoforindir. dis yuzeyde ayrica bikarbonat-klorur degis tokus sistemleri de bulunmaktadir ki bunlar tamponlama yapmakla gorevlidir.

    cekirdekli ve organelli olarak sentezlenen alyuvar hucreleri, gelisimlerinin ilerki asamalarinda oncelikle organellerini, sonra da cekirdeklerini kaybederler. lakin birtakim canlilarda cekirdekli eritrosit de bulundugu bilinmektedir*.
  • bir vucutta alvuyar sayısının fazla olması iyiye alamet deildir. muhtemel bir kanserin sinyalleri olabilir, ciddiye alınmalıdır.