şükela:  tümü | bugün
  • kulaklara neokapitalizmin slogani gibi gelen soz.
  • (bkz: makyavelizm)
  • beceriksiz öküz söylemi. amaca giden bazı yollar mubahtir elbet. lakin her yola bodoslama dalmak öküzlüğe delalettir.
  • orijinali "the end justifies the means" olduğu için türkçeye: "amaç, kendine giden yolları meşrulaştırır" olarak da çevrilebilecek söz.
    bu söz bir gerçeği ortaya koyuyor. devletler ahlakla yönetilmiyor; politikada, uluslararası ilişkilerde "ahlak" aranmıyor. çünkü gücü olan kendi ahlakını dayatıyor. bir kere gücü ele geçirdikten sonra kimse size nasıl ele geçirdin diye sormuyor.
    bu söz, gücü ele geçirmek için onu elinde tutanın koyduğu yasaları, onun oluşturduğu ahlak kurallarına uymanın zorunlu olmadığını söylüyor. 2. dünya savaşı'nda japonya'ya atom bombaları atan, ilişkilerinde bir ilkokul çocuğu gibi "ben seni döverim" zihniyetinde olan, terörü ortaya atıp istediğini terörist diye yaftalayan abd bu sözün ete kemige bürünmüş hâli olsa da aslında bugüne kadar gücü ele geçirenlerin hemen hemen hepsi bu sözü doğruluyor.
    mülkiyetin ilk kez yaşadığı toprağın etrafını çitle kapatmış, o toprağı kullanan diğer adamı öldürmüş ve "burası benim" demiş bir toprak ağası tarafından ortaya atıldığını düşünürsek bu adamın kanlı elleriyle meşrulaştırdığı hırsızlığın bugüne kadar nasıl sıkı sıkıya kabullenildiği ve korunduğu apaçık ortada fakat kimse bir insanın hakkının gasp edildiğini söylemiyor. güç sahibi olan bu gücüyle kendi yasalarını kendi tarihini yazıyor.
    tüm bunlar ışığında, evet bu bir gerçek. sadece sam amcanın, kapitalizmin değil, bütün dünyanın gerçeği. hatta dünyamızı üzerine inşa ettiğimiz bir gerçeklik.
  • (bkz: ideoloji)