şükela:  tümü | bugün
  • candan erçetinin profesyonel müzik hayatının 10. yılını tamamladığı şu günlerde çıkmış olan albümü.

    türkçe ve yunanca olarak her iki dilde de ortak melodilerle söylenmiş şarkıları yorumladığı albümdeki parçalar:

    aman doktor - o yatros
    bir dalda iki kiraz/ sallasana sallasana - sala sala
    darildin mi gülüm bana - hariklaki
    indim havuz başina - ti ta thelis ta lefta
    küçük yaşta aldim sazi elime
    zeytinyağli yiyemem aman - giati thes na figis
    telgrafin tellerine kuşlar mi konar - aeroplano tha paro
    ada sahillerinde bekliyorum - matia moy, matia moy
    kadifeden kesesi- kadifes
    kalenin bedenleri - siko horepse kukli mu
    izmir’ in kavaklari - tsakitzdis
    çadirimin üstüne / sürüverin cezveler kaynasin
  • candan ercetin resmi web sitesinden bir alinti:"profesyonel müzik yaşamının 10. yılı olan 2005 yılında “bir başka hayalimi daha gerçekleştirme şansım oldu” diyen erçetin, yıllardır müziğinde hissettirdiği göç temasına yeni bir boyut kazandırarak komşu yunanistan ile farklı dillerde paylaştığımız ortak melodileri bir arşiv çalışmasında yorumladı. iki ülkenin paylaştığı bu melodiler, “aman doktor” adlı çalışmada ilk albümünden bu yana etnik tınıları modern sound’larla birlikte kullanmayı tercih eden candan erçetin tarafından her iki dilde de seslendiriliyor."
  • herseyi anlayabiliyorum. sonucta bir insan ayni seyleri yapmak istemeyebilir. hatta yeni seyler denemek, yapilan isi daha eglenceli kilar. ama su var ki, yapilan her yeni is ozel olmak zorunda. yoksa piyasa is damgasi yemek zor degil. bir isin piyasa is olmamasi icin gerekenleri yazmaya, uzun uzun anlatmaya luzum duymuyorum.

    kisaca candan ercetin'in net bir dinleyici kitlesi mevcut. bu kitle, amiyane tavirla "bos kaset" cikarsa bile alir -ki aldigim gibi-. ama bu candan ercetin'in bile piyasa is yapmayacagi manasina gelmiyor bu. net bir sekilde piyasa is yaftasini yakistirmaktan kendimi alamiyorum.

    ama biz yine onu bildigimiz gibi anacagiz

    (bkz: aglamam artik gidenlere)
  • gaddar albumunde bulunan bir erkin koray sarkisi. sozleri suna yakin:

    "doktor doktor
    bul derdime bir care
    benim derdim kalbimden degil
    kafamdandir bunu bilesin

    aman doktor canim doktor
    bul derdime bir care..."
  • son zamanlarda paso yunanca -türkce ortak bestesi olan sarkıları dınleyıp yunanca sozlerını anlamaya calısıp emuleden bu tarzda sarkılar ındırıken aklımdan hep keske bu en bilinen yunan turk ortak sarkıları bir albumde toplansa dedigim bir anda candan ercetin sesimi duymus olsa gerek:) sanki benim icin bir album hazırlamıs ve bu album bence yine gozu kapalı alınabilecek kalitede bir album olmus ozellıkle sarkıların alt yapıları cok guzel duzenlenmıs alaturka dedıgımz sarkıların gırısı bıle modern tarzda duzenlenerek yenı bır yorum katılmıs hatta "darıldın mı cıcım bana"adlı sarkının introsu abartısız caz formatında bir sarkı gıbı olmus, ben bir sonrakı yabancı dıldekı albumunu ıspanyolca beklıyorum candan'dan, ona flamenko yada latın tarzda sarkılar da yakısır ınsallah yine sesimi duyar:)
  • albumdeki bircok sarki, yapilan ozgun duzenlemelerle insanin icini kaynatsa da candan ercetinin bu tur icin ne yazik ki asiriya kacan batili agziyla sarkilarin asillarini bozan vurgu uyumsuzlugu ve de soz katliamlari gozden kulaktan kacmamaktadir.
    ornegin, kalenin bedenleri isimli parcada uflenince sonen asik, candan ercetin sayesinde uflenince yanabilmektedir.
    (bkz: #8763270)
  • bir kere herseyden once cadirimin ustune sip dedi damladi isimli sahane sarkiyi nurhan damcioglu disinda birinden dinleme imkani verdigi icin cok mutesekkirim candan ercetin'e.
    diger sarkilari da soyle bir dinledim, hic oyle kulagimi tirmalayan birsey bulamadim. aksine mesela izmirin kavaklari'nin bir de yunanca versiyonu oldugunu bilmiyordum ogrendim. her iki kulturde de ortak olan sarkilarin en azindan bir kismini barindirmasi acisindan onemli oldugunu dusunuyorum bu albumun.
  • rektal muayene oncesi hasta zerzeni$idir...
  • (bkz: burası türkiye yok öyle)

    ben dinlerim o ayrı.
  • albüm kapağı, kartoneti, grafiği, fotoğrafları, candan hanım'ın saçları, pozları, vs vs unsurları kusursuz albüm. albümün havasını yansıtmakta gayet başarılı, şekilli şemalli. cd'nin arka kapğında, şarkı listesinin altında ve üstündeki iki desen simetrik değil, bu bir simetri hastası olan beni fena rahatsız etti ama olsun. ayrıca, sanırım bu durum desenin kendisinden kaynaklanmıyor, bir baskı hatası zira aynı desen cd'nin üzerinde de var ve orada gayetten de düzgün duruyor.
    düzenlemeler başarılı, hele şarkıların intro'ları hakikaten güzel. aman doktor'un girişinde trakya havasına kaçılmış gibi, bir şarkınınkinde de cazı anımsatır nameler vardı ama bunlar albümü kötü veya özensiz asla yapmaz. yorum içermeyen tesbitlerdir bunlar. yalnız bazı şarkılarda aranağmeler inanılmaz manasız olmuş; bunu en iyi örneği yine aman doktor. sözler bittikten sonra, tekrarlara geçilmeden önceki bölümde, evet enstrümanlar etnik ama müzik hiçbir şey değil! öyle nota atıp durmuşlar yani.
    bazı yerlerde candan hanım'ın ritmiyle arkada giden enstrümanlar, kopuyor gibi demeyeyim de, daha sıkı bağlanmalılarmış gibi. candan hanım müzik çalan herhangi bir yere gitmiş, arkayı iplemeden söylüyormuş gibi olmuş.
    telgrafın telleri olsa gerek, bir erkek vokal var, bakalım kimmiş, stelyo berber. çok güzel olmuş, tebrik ediyoruz. ayrıca bütün üflemeliler çok çok güzel, göksun çavdar'a selam durmak lazım bu noktada. zaten kendisinin önadı bile bu selamı haketmeye gani gani yeter* (bkz: göksun)
    lakin, şöyle bir durum var... candan erçetin, albüm kapağına çok yakışmış, sesi güzel, güzel de söylüyor, çok şık duruyor falan filan da... olmayan bir şeyler var. mesela indim havuz başına dışındaki şarkıların hiçbirinde ki bence albümün en başarılı şarkısı o, ne gereken cilve, ne gereken hüzün, yok pek bir şey. ısmarlama söylenmiş gibi. olmamış. darıldın mı gülüm bana öyle bi söylenmeli ki, sevgilinin göbeğinden üzüm yemek istemeli insan - hey yarabb'im, ne dedim ben şimdi?
    kısacası, candan erçetin bu nev'i bir iş için fazla steril kalıyor.

    ekliyorum: evet steril kalıyor zira kadın önceki albümlerinde "mühim değil" gibi bir şarkı söylemiş, elbette filan tadında takılmış, saçma şarkısını hayatımıza kazandırmış vs vs... yani hep mesafeli ve vakur olmuş. şimdi "küçük yaşta aldım sazı elime / dertli dertli vurdum sazın teline" diyerek çıkıyor karşımıza. inandırıcı değil hiç. vurmuyor. ekledim.