*

şükela:  tümü | bugün
  • para karşılığı yapılmayan spor karşılaşmalardan oluşan takım grubu
  • izlemesine doyum olmayan, ara ara piyasaya yildiz oyuncularin cikmasini saglayan cogu macta kavga cikan, topcularin cumbur cemaat hakemin ustune yurudugu hafta sonu eglencesi
  • dünya kupasi, avrupa sampiyonasi gibi büyük turnuvalardan sonra takim formalarinin milli takim formalarinin kopyasina dönüstügü lig...ayni stadda ayni gün 3 farkli maçin oynandigi görülür, sabah hirvatistan - fransa oynarken bir bakmissiniz ögleden sonra hollanda - ispanya oynuyor...

    sahalari ekseriyetle topraktir, yagmur yaginca çamur deryasina dönüsür..
  • eger bahsi geçen amator lig futbol karsılasmalarını iceriyorsa kasaplık okulundan pek de farklı olmayan ligdir .
  • takımım fenerbahçe'nin maçları haricinde izlerken en çok keyif aldığım maçların oynandığı liglerdir. özellikle bahar aylarında izlemesi çok zevklidir. sağ kanattan bindirme yapan oyuncunun çıkardığı tozu hisseder, hakemin futbolcularla konuşmalarını duyarsın. gerçekten keyiflidir.

    tribünler genelde açık olduğundan yan tarafta mutlaka yarım ekmek köfte satan bir seyyar satıcı bulunur. oradan edinilen köfte-ayran ile daha da keyifli olur. 2-3 maç izlerseniz mutlaka birkaç kavgaya rastlarsınız. futbolun keyfinin anlaşılabileceği ortamlardır. kramponlar, sahalar, formalar, hakemler, tribünler boktan olsa da..
  • şu dünkü hayvanoğlu hayvanın videosunu izledikten sonra aklıma geldi ordaki ortam.

    3-4 senemi harcadım ben bu ligde. hoca tanıdıktı, zaten yıldız takımdan da hocamdı. gel dedi en azından spor olur, antrenman yaparsın. iyi dedim, katıldım takıma. takım iki tür insandan oluşuyor, 15-23 yaş arası potansiyel olabilecek gençler ve onlardan büyük, iş hayatına falan girmiş abileri. bizim abi tayfası benim kafayla gelmiş, spor olsun arada maça çıkalım, takıma forma yaptıralım-göğüs reklamı bizim dükkan olsun falan. abilerde; esnaflar, öğretmenler, devlet memurları ve bi tane de imam abi var. neyse lig başladı, ilk birkaç maç güzel ter attık falan diye gelirdik soyunma odasına. daha sonra lig zorlaşmaya, sertleşmeye başlayınca kavgasız, gürültüsüz maç bitmemeye başladı. imam abi maçlarda en az iki rakibi hastanelik ederdi. iyi ter attık yerine, iyi stres attık demeye başladı takım.

    işin özeti amatör lig spor adı altında bir fight club'dır.
  • eskiye göre şu anda sahaların hepsi suni çim oldu. eskiden sadece 1. ve 2. amatör var iken şimdi süper amatör ve bölgesel amatör lig adı altında ligler oluşturuldu. hiç bilgisi olmayanlar için kısaca bilgilendirme yapayım.

    2. amatör : kahveden toplanan adamların oynadığı bir lig. kavga çıkma olasılığı en yüksek organizasyondur. en kalitesiz top oynanan yerde buradır. azıcık eli ayağı düzgün takım zaten bu ligde şampiyon olur.

    1. amatör : futbol kalitesi 2. amatöre göre daha iyidir. ama bu demek değil ki süper top oynanıyor. böyle bir şey yok ama daha fazla seyirciye ve daha iyi oyunculara sahiptir. sadece o kadar.

    süper amatör : genelde bütçesi ve parası olan takımlar burada kalıcı olabiliyor. iyi planlaması olan takımlarda buranın gediklisi. ancak bala mala çıkmış takımlar ertesi sene 1. amatör lige geri gidiyor. buradan üst lige çıkanlar bölgesel amatör lige çıkıyor. süper amatör diyip geçmeyin 1 milyon tl transfer harcaması yapan takımlar oluyor.

    bölgesel amatör lig : kısa adı bal olan ligdir. süper amatörde şampiyon olan takımlar bu ligde oynar. buradan çıkan takımlar profesyonel lige adım atar. bal'ın kuruluş amacıda zaten profesyonel lige hazırlık gibidir. yüksek bütçeli ve belediye takımları daha çok buralarda bulunur.

    bu liglerle ilgileniyorsanız ve istanbul içi maç takibi için en düzgün site amatorlig.net gözüküyor. bunun haricinde federasyonun sitesi de var ama sağolsunlar maçlar oynandıktan 5 gün sonra sonuç giriyorlar.
  • futbol tutkusunun çok daha derinden görüleceği ligdir.
    öyle şatafatlı stadyumlar, özel televizyon yayınları, pohpohlanan taraftarlar, her gün gazetelerde tam sayfa baskı göremezsiniz.

    hatta bazı sahalarda muslukları çalınmış lavabolar, suları akmayan duşlar, sidik kokan soyunma odaları ile daha maç başlamadan dilinize bildiğiniz tüm küfürleri doldurtur..

    betondan tribünleri, hatta çoğu zaman üzerinde 5 kişiyi taşıyamayacak hale gelmiş paslanmış seyyar tribünleri, yağmur çamur altında, ağzının kenarına konmuş, dudaklarıyla kıstırılmış sigarasıyla vazgeçmeden, bıkmadan usanmadan davul çalan taraftarıyla, kazanılan maç sonrası taşınan omuzlarda, kaybedilen maçlarda yenilen küfürlerle, sonrasında dilenen türlü özürlerle, hayata hep 1-0 mağlup başlamış insanların, renkli ekrandan takım tutmak yerine yine kaybedeceğini bildiği halde taraftarı olup, maçlarına gittiği amatör takımların oluşturduğu ligdir..

    kimilerinin doğup, doyup, büyüdüğü ve sonrasında bitirimi abisi olduğu mahallenin takımı, kimisinin babasından kalan ama başarılarla dolu yılların ardından ihtiyarlamış ve zamana karşı gelemeyen sevdası.. değişik bir tutkudur amatör lig...

    eğer gerçekten futbolu seviyorum diyorsanız, milyonluk yıldızlara ayıracağınız zamanınızın bir kısmını bu liglere ayırın, orada gerçekten hayatta bir çoğunu kaybetmiş ama umudunu ve küçük şeylerden mutlu olmayı kaybetmemiş insanlar göreceksiniz..

    eğer gerçekten "futbol=hayattır" diyorsanız kimi zaman tel örgülerin arkasından, kimi zaman koltuksuz beton tribünlerden, hayata bir 90 dakika ayırın..

    ama şimdiden söyleyeyim zordur amatör lig, öyle eşofmanları çekip, ekşiden futbol yorumculuğuyla, televizyon yada bilgisayar başında kaçak linklerle izlenilen ve gerçek hayata 3 dakika geriden gelen bir lig değil, gerçeklerin 90 dakikalık özetidir, çoğu zaman umudun direnişidir amatör lig...