şükela:  tümü | bugün
  • maalesef türkçesini bilmediğim ambiguity'nin, yazar ve çevirmenlerin bilhassa dikkat etmesi ve sakınması gereken iki türü vardır. birisi sözdiziminden kaynaklanır ve tümceden birden çok anlam çıkmasına sebep olur. çoğu zaman ögelerin yeri değiştirilerek, sesletim sırasında vurguyla, kâğıt üzerindeyse virgülle hakkından gelinebilir. bu türe structural ambiguity denir. dilimizdeki en beylik örneği (oku da baban gibi eşek olma) cümlesidir. diğeri ise tümce ögelerinden birinin (ya da birkaçının) birden çok anlama sahip olması sonucu oluşur, buna da lexical ambiguity denir. sıfat hali de ambiguous'tur haliyle
  • muğlak..
  • (bkz: uncertain)
  • iki ve ya bir çok anlamlı
  • (bkz: sesteş)

    tam olarak olmasa da, sesteş denebilir ama tam olarak olmasa da.. yani ben de tam olarak bilemiyorum. aslında ingilizce gibi okunuşu ve yazılışı farklı olabilen bir dil için homonym, homophone ya da homograph gibi hal-i hazırda sesteş kelimesinin anlamlarını karşılayan kelimeler var ancak ambiguous da öyle birşey ama tam olarak değil aslında..

    tabii bunu sadece kelime bazında algılarsak böyle birşey diyebiliyoruz ve hatta disambiguation kelimesinden geriye doğru gelerek böyle çıkarımlarda bulunuyorum.

    ancak cümle bazında bakıldığında cinas kavramını kullanmak da mümkün ancak cinas hem kelime bazında yapılabilen, hem aynı kelimeleri içeren gruplar bazında yapılabilen, hem de kelime böle ekleye değişik kelime grupları ile de yapılan birşey.

    ama yine de şunu belirtmek gerekir ki; ne sesteş kavramı, ne de cinas kavramı ambiguous değildir ama aynı zamanda öyledir. zaten ambiguous bir anlamda da muğlaklık değil midir? demek ki türkçe karşılığında da bir muğlaklık olsa iyi olur. kendi içinde bir örnek taşıyan bir saçmalık olur. aferin bana...
  • ing: belirsiz, muğlak, müphem, şüpheli, sağlam kanıtlara dayanmayan.
  • (bkz: ambiguity)
  • (bkz: #26796441)