şükela:  tümü | bugün
  • introvert - extravert doğrusunda genelde merkeze yakın duran, her iki taraftan da özellikler taşıyan, enerji toplamak için kah yalnız kalmaya kah sosyalleşmeye ihtiyaç duyan insanlar.
  • bir yazıda, "seçici sosyal" diye bir tanım gördüm.
    http://elitedaily.com/…e-selectively-social/889144/
    tavsiye ederim, epey başarılı ve doğru tespitler var.
  • kişilik özellikleri konusunda içedönük ve dışadönük karakterin tam ortası. kah ortamların aranan adamı, kah yalnız kurt.

    yıllardır insanlara (ikna edin, hayırı cevap olarak kabul etmeyin, ısrarcı olun gibi saçmalıklar gibi) kaktırıldığının aksine, satış pazarlama, ikna ve etkileyicilik odaklı tasklarda en verimli grupmuş. içedönükler kadar utangaç, dışadönükler kadar yapışkan olmadıklarından dolayı hedefte güven, samimiyet oluşturuyor, cazip geliyormuş.
  • bana da uyan tanım.

    bir bakıma ''social introvert'' de denebilir.
  • yıllardır kendim için aradığım tanımı bulmaktan çok mes'udum. içe dönük için fazla açık, dışa dönük için fazla çabuk sıkılan , zaman zaman kaçmak, zaman zaman kalabalıklar içinde kaybolmak arzusu taşıyan kişiliğimin tam tanımı bu olsa gerek.
  • infp sanırdım kendimi ancak tam bir ambivert'mişim
  • ambivert'lik yıpratıcıdır. dengesiz duygudurumlarınızı bastırmak ya da stabile etmek için olmadık zamanda olmadık şeylere yönelerek herkesi dumura uğratabilirsiniz.
  • sahip olabildiğim ve başıma gelen en güzel şey. hayata tekrar gelsem, yine bu karakterde olmayı isterdim.

    keşke bu kavramı daha önce öğrenseydim, belki de için benim her şey farklı olabilirdi. çünkü ambivert'i öğrenmeden önce, kendimi asosyal biri sanıyordum. içedönüklük ve ambivert'in ne olduklarını öğrendikten sonra kendim hakkımda çok şey netleşip, belirginleşti.

    gerçi, geriye dönüp o zaman öyle olsaydı, öyle olurdu, böyle olsaydı öyle olmazdı demenin bir mantığı ve anlamı yok ama yine de geç değil. bugün bir şekilde rutin ve sıradan hayatımı renklendirmek, hayat kalitemi yükseltmek istiyorsam, bu karaktere borçluyum.

    normalde genel olarak insanları seviyorum ve ayrıca sohbet etmeyi de konuşmayı da sevsem de tek başıma olabilmeyi, tek başıma bir şeyler yapabilmeyi de seviyorum.

    bu doğrultuda hayatımdaki verdiğim doğru kararlardan biri, üniversitedeki öğrenci yıllarımda tek başına sinemaya gitmeye kararıdır. sanırım, bu kararı vermemdeki en büyük etken * bu karaktere yatkınlığımdır.

    bu karar, tek başına olmaya ve takılmaya alışma sürecini başlattı ve bu süreç ile birlikte kendimi, farkında olmadan kendi yolumu kendim çizmek çabasına soktu. bu sayede hayatın içine bir şekilde girdim.

    bunun en güzel yanı, kimseye bağlı kalmamalı sağlıyor olmasıdır. insan, yine de konuşacak birilerini arıyor tabii fakat bir yerden sonra** eskisi gibi arkadaş ortamı olmuyor. zaten hayatım boyunca doğru düzgün bir arkadaş çevresi ya da dost diyebileceğim kimsem olmadı. lisede sınıf arkadaşlarımı sadece eğitim öğretim döneminde görüyordum. yaz tatilleri hep bilgisayar başında geçti. aynı durum üniversite için geçerli. neyse ki üniversitede sonrası arkadaşlar irtibatı koparmadık da arada görüşüyoruz. bu eksiliği hissettim hissetmesine fakat ambivert karakteri sayesinde bir şekilde üstesinden gelebildim.

    sinemaya gitmekle başlayan tek takılma, bugün yurtdışına tek başına gitmeye kadar gelişti.

    işin kötü tarafı ise, sosyalleşmenin kotası dolduktan sonra tek kalma ihtiyacını kimsenin anlamamasıdır.

    2018 kasım ayının sonunda 3 arkadaş, birkaç günlük diyarbakır ile mardin gezisi yaptık. iki arkadaş, keşke bir gün daha olsaydı dediğinde içimde istemsizce hayır lan, yeterli bu kadar, o kadar fazla lan diye tepki oluştu. gel de anlat, içe dönüklüğü, dışa dönüklüğü, tek kalma ihtiyacını.

    bir ambivert karakteri için, ortamını bulduğunda ondan keyiflisi yoktur ve aldığı paha biçilemez zevk anlatılamaz noktasıdır. ambivert karakteri için, marjinal fayda sağlandığında, tek kalma ihtiyacı başlar.

    ambivert karakterleri insanlarda, zaman zaman, bir bilgisayar oyunu, bir kitap, bir film* daha ilginç, daha cazip gelebilir. tek başınalık için marjinal fayda sağlanır ve gene sosyalleşme süreci başlar. bu şekilde kısır döngü içerisinde devam eder.

    ambivert karakterine sahip arkadaşınız, dostunuz, kardeşiniz, kuzeniniz varsa, sahip çıkın.
  • kimine göre introvert "içe dönük" ve extrovert "dışa dönük" arasında kalan, kimine göre ise ikisinin toplamından ortaya çıkan karakter tipi. türkçesi ile seçici sosyal deniliyor. iki taraftan da özellikler taşıyan, enerjisini toplamak için zaman zaman yalnız kalan, zaman zaman sosyalleşmeye ihtiyaç duyan bir profil. (bkz: carl gustav jung)a göre kişinin kendisi ve çevresi ile uyumlu yaşaması için içsel olan ile dışsal arasında bir denge olmalıdır. yalnızca içsel yönelim ile nasıl ki bu mümkün olmayacaksa, sadece dışa yönelim ile de mümkün değildir. özellikle dış dünyanın uyaranlarının kişinin dengesini bozduğunun altı çizilir.

    bu noktada içe dönük kişi geri çekilmiş, kendine yönelmiş olarak tanımlanır ve insanlara karşı güvensiz, eleştirel, kötümser olmalarının yanında vicdan sahibidirler.
    dışa dönük kişinin çevreye ilgisi daha fazladır. yüzeysel, kısa ilişkiler kurar ve derin düşüncelerden kaçar. dengeyi bulmak için dengesini kaybeden kişiler hakkında ne diyorlar bilmiyorum ama en çok onlardan var sanırım.
  • yıllardır kendimi bir yere koyamıyordum. içedönük de değilim dışadönük de değilim diye kara kara düşünüyordum. an itibariyle tüm sis perdesi kalkmış oldu benim için. sosyalleşmeyi de en az yalnız kalmak kadar seviyorum. yalnız kaldığımda belli bir süre sonra konuşacak sohbet edecek birilerini arıyorum. çünkü, yalnız kalmaktan da sıkılıyorum. aynı durum tam tersi için de geçerli. sessizliği arıyorum, kalabalık üstüme üstüme geliyor. tabi bu durum bana tek takılmayı da öğretti. bu sayede yalnız olmaktan asla çekinmiyorum. tek başıma bir başka şehire veya etkinliğe gitmek beni korkutmuyor. hatta orada yalnız olmaktan sıkılırsam kendime yeni arkadaşlar buluyorum. çünkü, birileri ile iletişime geçerken veya sohbete girmeye çalışırken de çekinmiyorum.

    ve sevgili ambivert kişiler sizleri çok iyi anlıyorum...