şükela:  tümü | bugün
  • 1510-1590 yillari arasinda yasamis fransiz cerrah.

    pare zamaninda hekimler cerrahliktan kaciyor, tip egitimi goren aydin kisilerin "kesip bicme gibi adi" islerle ugrasamayacagina inaniyorlardi. sac kesme gibi, sivilce ve kucuk kesiklerin tedavisini de berberler yaptigi icin cerrahlik da onlarin alani kabul ediliyordu. gercekten de pare 9 yasinda paris'e geldiginde, daha berber cirakligi donemini yasiyordu.

    sik sik is aramak zorunda kalan pare, kendine surekli calisabilecegi bir duzen kurmak amacindaydi. orduda berber-cerrah olarak calismanin duzenli bir yasam saglayacagina inaniyor ve aranan niteliklerde oldugunu ancak 31 yasinda gosterebiliyordu. aslen berber olarak yalniz sac kesmiyor, kucuk capta ameliyatlar yapiyor, surekli okuyor ve yaziyordu. egitimsizligi, o zamanlar kullanilan yazi dili latince yazmasina engel oluyor; fakat bu noksanlik pare'yi, herkesin anlayacagi fransizca yazmaya zorladigi icin taninmasina yardim ediyordu. parr; egitimli cevrelerin dudak bukmeleri ve kucumsemelerine aldirmadan deneylerinin sonuclarini surekli olarak yayinliyordu.

    birikimleri gun gectikce o'nu daha sorumlu yerlere getiriyor ve pare, art arda dort krala cerrahlik yapiyor, diger toplum kesimleri ve soylular arasinda da cok tutuluyordu.

    pare'nin hakli unu, cerrahiyi uygulama biciminden kaynaklaniyordu. zamanin tumc errahlari hemen hergun birkac yarayi mikroplardan arindirmak icin kizgin demirle dagliyorlardi. ozellikle silah yaralarini kizgin yag ile yikiyor, ve kopan damarlari daglayarak kapatiyorlardi. pare, hipocrates ilkelerine bagli kaliyor, olabildigince "doga'nin isine karismamak" yolunu seciyordu. daglayarak dokulari yoketme yerine, yaralinin acilarini dindiren merhemler kullaniyor, temizlige buyuk onem veriyordu. baglanmasi gereken damarlari daglamiyor, dikiyordu. boylece acilari ve sancilari azaltarak yaralari iyilestiren bir hekim olarak gunumuz cerrahisine baslangic yapiyordu.

    pare, ayrica cok iyi takma organlar yapiyor, ozellikle vesalius'un yapitlarini ozetleyerek, gelecegin cerrahlarina kesip atmadan once okumalari gereken ogutler ve bilgiler birakiyordu.
  • 1566'da paris'te yaptığı ilk otopsiyle adli tıbbın babası olarak kabul edilir.
  • 1537 yılının bir gecesi, torino muharebesi'nde uzun bir savaş gününden sonra yatağında uzanan genç fransız askeri cerrah paré'nin içini bir kaygı kaplamıştı. savaş meydanı tüfek kurbanlarıyla doluydu, ancak pare henüz bir mermi yarasını bile tedavi etmemişti.. bir kitapta zehirli baruta kızgın yağ dökülebileceğini okumuştu. fokurdayan maddeyi bir kepçeyle kanayan yaralara dökmüş ve kızgın madde, kızartma tavasındaki yağ gibi her tarafa sıçramıştı. o kadar çok yaralı vardı ki, devriyesinin yarısına gelmeden kazan boşalmıştı. kızgın yağ olmadığı için onları gül yağı ve yumurta sarısından bir merhemle tedavi etmek zorunda kalmıştı. bütün gece askerlerin meydanda bağırışlarını ve ölümle mücadele çığlıklarını duymuş, bunun kendi aptalca suçu yüzünden olduğunu düşünmüştü. ertesi sabah, bağıranların yaralarına merhem sürülen değil de kızgın yağ dökülen askerler olduğunu farkedince şaşkına dönmüştü. ambroise, bir daha hiç kızgın yağ kullanmayacak ve çok büyük bir cerrah olacaktı. modern cerrahiye ilk adım atılmıştı.

    ambroise paré'in bakış açısından savaş yaraları.
  • “ ı dressed the wound, god healed it” sözünün sahibi, modern yara bakımının öncüsü işe berber olarak başlamış fransız cerrah.
  • modern cerrahinin babası. orduda cerrah olarak görevlendirildiğinde ağır yaralıların hem bir an önce acılarından kurtulmaları hem de yaralı taşıma probleminin ortadan kalkması için tedavi edilmeyip öldürüldüklerini hayretle görmüştü. bunun üzerine bütün yaralıları kurtarmaya karar verdi. yaraları iyileştirmek için üzerilerine kaynar zeytinyağı dökmeyip bunları kendi bulduğu teskin edici bir madde ile tedavi etti. kolu ya da bacağı kesilmiş yaralıların yaralarını kızgın demirle dağlamak yerine açıkta kalmış kan damarlarını birbirine ekleyip yaraları kapatmayı başardı. kırık çıkıkları tedavi etmeyi de öğrendi. modern cerrahinin öncüsü kabul edilen bu hekim buluşlarını, yazdığı birçok eserine aktarmıştır. bu eserler çeşitli dillere çevrilmiştir.