şükela:  tümü | bugün
  • bu sorular hekimi ve ekibini yıldırır. hiç bitmez, sonu bucağı* da gelmez. hasta daha ameliyattan uyanır uyanmaz başlar sorularına, hadi kendisinin, kendi ameliyatı ile ilgili soruları sorması normal de, bi de yakınları kıyın kıyın yanaşır, aklına gelen abuk subuk soru ile o an enerjinizi emer. hastanın anesteziden uyanma aşamasında söylediklerini kimse pek kale almaz, narkotiklerin etkisi vs diye ama o etki geçip, bellek berraklaşmaya başladığında ilk kurban; post op. denen yerde bulunan hemşire, hademe ya da taşıyıcı personel olur. halbuki sabırlı olsa, taburcu olurken ya da yattığı sürece klinikte hemşire, dr. tarafından kendisine ne yapıp yapmayacağı adım adım anlatılacak, söylenecek hatta uygulanacak ama yok, aynı askerlik anısı, ya da kadınların doğum hikayesi biriktirdiği gibi yazıp durur. bu sorular hiç değişmez, sırayla: sorular ameliyatın şekline, büyüklüğüne, hayati bir organ olup olmadığına göre değişse de hep aynıdır. sıkça sorulan sorular olarak sıralanırsa;

    - kaç dikişim var? iç dikiş var mı?

    - ne zaman yemek yerim?

    - bu hortumlar ne zaman çıkar?

    - kaç günde bir pansman*yaptırıyım, nerede yaptırırım, tentürdiyot alıp biz yapalım mı?

    - ne zaman yürürüm?

    -banyo ne zaman yaparım?

    - dikişler ne zaman alınır? erir mi?

    - iz kalır mı?

    - denize girebilir miyim, uçağa binebilir miyim, araba kullanabilir miyim?

    - gene olur mu? iltihap kapar mı, akarsa ne yapayım, şişer mi, dikiş patlar mı?

    -lapor ( istirahat/ hava değişimi raporu) kaç gün olur? diye giden sorulardır.

    bilgi edit: sinkaflı, nefret ve aşağılayıcı entry'lere...

    #70835214

    #70836939 entry' de belirtilmesine rağmen açıklayıcı edit: dr.,hekim,operatör, trol vs. değilim.

    (bkz: aydınlatılmış onam) formu

    gerekli edit: sağlık çalışanına hatta bütün canlılara şiddete hayır.

    ~~~
  • ah ekselansları ah, ameliyatta dillerini de kesip dikmek lazım bunların.
  • ya (bkz: hasta yakını)
  • uf olmuş doktoy? aman da rahatsız mı olmuş ceyyah!? vah benim kuzuma, vah benim çileli beyaz önlüklüme!!!

    tanım: zeus misali tanrı katındaki doktorlara(!) zinhar sorulmaması gereken sorulardır. sen kimsin ki doktor hazretlerine soru soruyorsun zındık!?
  • ne zaman yürürüm, ne zaman yemek yerim sorularından muzdarip olan beyleri gösteren sorulardır..

    peki ben başka bi soru sorayım: ne zaman insan olmayı düşünüyorsun?

    lan cerrah da olsan, ne olursan ol, özünde varoş bi ortadoğulusun işte..

    egosuna tükürdüğüm.
  • dostum afedersiniz ama soruların hangisini saçma buldun?

    gayet makul sorular soruyor hastalarınız.

    ben hekimlere açık çek verilmesi gerektiğini düşünen insanlardanım canımızı emanet ediyoruz en nihayetinde. (doktor düşmanlığı yaptığım düşünülmesin diye belirtiyorum)

    daha önce hiçbir hekim sorularımı yanıtsız bırakmadı iyi ki aksini düşünen bir hekime denk gelmemişim.
  • fazla narkozdandir. vakti zamaninda narkozun etkisindeyken sacmalikta nirvanaya ulaştığımi hatirliyorum. doktora ben artik burda mi yaşayacağım? yanlış yeri ameliyat ettiniz degil mi? gibi kusturucu sorular sormuşum.
  • cerrahlık da zor zenaat gel de üç, beş, on, yirmi aldığın her amaliyattan sonra gelen bu sorulara cevap ver şimdi dedirten sorular.

    sormayız amca sen yeter ki üzülme, can bizim, hesap no sizin.

    (bkz: koyun can derdinde kasap et derdinde)
  • doktorluğu sadece kesip biçmek sanan, aldığı psikoloji eğitiminden hiçbir bok anlamamış ve hasta haklarından da haberi olmayan, şımarık ve bilinçsiz, unvanı doktor olan fakat doktor olmayan kişinin büyük bir kibirle rahatsız olduğu sorular.

    edit: virgül