şükela:  tümü | bugün
  • bir çok güzel sahneyi barındırsa da -bir yengeç olarak- en sevdiğim sahnesi uyuştucu satan çocuğun karakteriyle ilgilidir.

    --- spoiler ---

    bu çocuk (bu sahnemizdeki asıl oğlan), bir gece vakti aşık olduğu fakat henüz sevgilisi olmadığı kızın bahçesine büyük harflerle "jane" yazmıştır. bunu gören asıl kız, "eminim kayıt yapıyordur" deyip pencereden çekilir. yanındaki "sıradan olmak en kötü şeydir" diyen, her daim insanların ilgisini çekmek isteyen salak sarışın arkadaşı "kayıt", "kamera" lafını duyunca iç çamaşırlarıyla pencere önünde dans etmeye başlar ve asıl kızın önünü kapatmış olur. bu durumda, asıl oğlanımız o salak sarışın kıza bir saniye bile takılmadan kamerayı asıl kızın aynadaki yansımasına odaklar ve yakın çekime başlar.

    bence olay budur, böyle olmalıdır.

    aşk, "iç çamaşırlarıyla dans eden güzel bir kız"a yenik düşecek kadar aciz bir hale getirilmemelidir.

    --- spoiler ---
  • --- spoiler ---
    ''lester burnham'ı kim öldürdü?'' sorusuna odaklanmamız gereken film.

    lester burnham'ı öldüreni göremeyiz filmde. ama elleri, atleti kanlar içinde, az önce dudaklarından öptüğü komşusunun garajından uzaklaşan, frank'i görürüz.

    frank'i bırakalım biraz carolyn'i inceleyelim:

    öncelikle motel odasına gidelim:

    kocasıyla rafa kaldırdığı cinselliğininin tozlarını emlak kralı buddy kane'in almasına izin verir carolyn.

    emlak kralı kayne, carolyn'e kelimenin tam anlamıyla köklemektedir. ve 'kral kim?' diye bağırır.carolyn soruyu 'kral sensin' diye cevaplayarak kendinden daha güçlü bir girişimcinin karşısında ezilişini kabullenen girişimciyi temsil eder. okyanus ötesinde büyüğün, daha güçlünün zayıfı düdüklemesidir vaziyet.

    kral kayne karısından boşanmaya hazırlandığını söyler carolyn'e. açıkçası carolyn'in kane'den beklentisinin tam olarak ne olduğunu anlayabilmek zor. sadece onunla beraber olup onun kadar başarılı bir emlak satıcısı olabileceğine inanıyordur belki de. ama daha sonra kayne carolyn'e elveda der.

    ilerleyen sahnede kral kayne tarafından kullanıldıktan sonra bir kenara atılan ,kendi doğrularının yokoluşuna direnmeye çalışan carolyn'i görürüz . sinir krizi geçiriyordur. yine çözümü inandığı sisteminde bulur. tam bir insan kaynakları uzmanı edasıyla kendi kendine telkinde bulunur.

    frank değil.

    tek başına carolyn de değil.

    ikisi birden.

    tetiği kim çekti?

    tabi ki carolyn.

    frank'in çalışma odasında kaybolan silahı. carolyn'in atış poligonunda aynı silahla ateş etmesi ve filmin finalinde çantasını dolaba saklaması.

    frank metaforu muhafazakar yaşam biçimidir, otoritedir, devlettir,toplumun çoğunluğunun görüşlerini temsil eder.

    carolyn ise frank karakteri ile anlatılan metaforun oyuncusu, en büyük savunucusu, gerektiğinde tetikçisidir. amerikan toplumunun yaratmak istediği kişi carolyn'dir.

    lester tüm değerleri tehdit etmektedir. kariyerini umursamaz, gençliğine öykünür, hayatının ikinci çiçek çocukuk evresindedir.

    o yüzden yok edilmelidir.

    ve carolyn tetiği çeker.

    frank ise üzerine sıçrayan metaforik kanları temizlemek için evine doğru yol alır.
    --- spoiler ---
  • sonundaki kevin spacey nin repligi ile beni benden alan film...

    i guess i could be pretty pissed about what happened to me... but it's hard to stay mad, when there's so much beauty in the world. sometimes i feel like i'm seeing it all at once, and it's too much, my heart fills up like a balloon that's about to burst...
    and then i remember to relax, and stop trying to hold on to it, and then it flows through me like rain and i can't feel anything but gratitude for every single moment of my stupid little life...

    you have no idea what i'm talking about, i'm sure... but don't worry...

    you will someday...
  • filmde yer kaplayan iki ailede sorunlu olmasına rağmen, filmde gördüğümüz diğer bir aile olan eşcinsel çift filmin tek mutlu ailesi olma özelliğiyle gününüz aile sistemine inceden(!!!) dokunduran film.
  • "kanepeye dikkat et!" anneme baktım yan koltukta, sakince filmi izliyor. annadım ki konuşan o diil; filmden gelmiş ses. sonra "haaa" diye düşündüm kendi kendime, "ingilizce demesinden anlamalıydım."
  • çok güzel film.

    --- spoiler ---

    fan service olayını izleyiciyi tatmin edici bir şekilde yapmıştır ayrıca. şimdi jane soyunup sutyenleriyle kaldığında sutyeni çıkarmasaydı (bkz: ıssız adam) hay sizin amk diyecektik. ve filmin merakla beklenen kızı angela'nın da memelerini gördük. ne istediysek verdi sayın sam mendes
    koskoca filmi de oo meme gördük düzeyine indirgediğim için özür diliyorum ama birinin bunları söylemesi gerekti.

    --- spoiler ---
  • sari$in kucuk kaltak rolundeki sari$in kucuk kaltagin suratinin tugce kazaz kizimiza acaip benzedigi film.
  • overrated diyenin filmden anlamadığını gösteren başyapıt.

    amerikan yaşamı üstüne daha iyi bir eleştiri filmi henüz çekilmemiştir.
  • tanimlamak icin bircok sey soylenebilecekken, hakkindaki en iyi tariflerden biri sade bir sekilde "cok iyi" olabilecek bir film..

    --- spoiler ---
    film amerikan orta sinifinin yasamini elestiriyor.. siradan insanlar karakterleri.. ve filmin dili sectigi konuya gore de inanilmaz akici..

    film amerikalilarin iletisimsizligine, hos gorusuzlugune, yasamlarin yapayligina dair.. gerci sadece amerikali bir aile demek de yanlis.. cunku bu sorunlar gunumuz icin evrensel bir hal aldi..

    yemek sahneleri, televizyon karsisinda tek kelime edilmeden gecen dakikalar.. babanin oglundan bihaberligi.. yalnizlik..

    bir sahnede emlakci anne evi satamayinca panjurlari kapatip ciglik atiyor, digerlerinin karsisinda yapamadigi seyi ancak kendi basina kalinca, tum gozlerden irak olunca gerceklestirebiliyor.. bu belki de bircok seyi acikliyor filmde.. her sey kapali kapilar ardinda yasaniyor, disariya sadece bir "imaj" verilmek isteniyor, oldugundan farkli seyler.. sirf guclu gorunebilmek adina..

    ordudan emekli adam da kendini tanistirirken asker kimligine vurgu yapiyor.. yani iktidarina, digerleri tarafindan guclu sayilabilecek kimligine..

    dergide calisan baba da yillardir patronlarina yalakalik yaptigini fark ediyor.. kizi ve karisinin tepkilerine tepkisizligini anliyor ve degisiyor.. filmdeki en saglam karakterlerden biri belki de bu adam.. ama sonucta o da o gune kadarki iktidardan yoksun olusunu doldurmak istiyor.. araba almasi, kizina ve karisina artik sozunu dinletmesi..

    "sonucta hayat aslinda guzel bir sey.. ama biz hayati o kadar boktan bir seye cevirmisiz ki" diyor film.. oyle diyor.. evet..
    --- spoiler ---
  • --- naçizane spoiler --
    kahramanın hayallerinde gül yaprakları dolu küvetinden ona bakan genç kız aslında kahramanın gülleri çok seven karısıdır. kahramanımız halen eşini sevmektedir.
    --- spoiler ---

hesabın var mı? giriş yap