şükela:  tümü | bugün
  • chris isaak'in, 2002 yılında çıkardığı güzelim albümü always got tonight'in zıplatan 10. tracki. sözleri şöyledir.

    i'm the original american boy
    love you baby, with all my heart
    ten times better than those movie stars
    what you see, is what you are
    i'm no james dean baby,
    but you know i care
    if you ever need me, i'll be there, always there

    don't you know i love you more each day
    don't you know i will always feel this way
    you can count on me i'm here to stay

    i'll go crazy if i stay inside
    come on baby, take a ride
    take you places that we've never been
    don't be shy, hop on in
    i ain't no hollywood baby
    you can't find a friend, they all say they love you
    but just pretend, mine never ends

    i'm the original american boy
    can't you see, you're made for me
    tell me baby that you want me too, i'd do anything for you
    i get a crazy feeling, when i look at you
    don't ask me if i want you, you know i do
    only you
    i'm the original american boy, yeah i'm the original american boy
  • will.i.am'in estelle ve kanye west için yazdığı şarkı ve estelle'in shine albümünden çıkan ikinci single. will.i.am'in impatient şarkısından sample'lar içeriyormuş. muuhhhhteşem bi şarkı. kanye west sevmem ben de, ama müptelası oldum şarkının lan.

    he ayrıca, bu şarkıdan önce güzel estelle'den haberdar değildim. meğer ne tatlı sesli, ne şahane bir kadınmış. başını ritimle sallayışını yerim.
  • pek güzel olmuş, dinlemesi keyifli bir estelle şarkısı.
  • dinlemesi gerçekten keyif veren, sabahları özellikle canlı canlı uyanmanıza yardımcı, uzun yolculuklarda tekrar tekrar dinlenerek keyfinizi bulmanıza yardımcı olan günde 3 öğün tok karına alınması tavsiye edilen şarkı.
  • (bkz: everybody gonna say uk) kismi arka arkaya soylenip durulur, ingiltere'yi sevenler icin birebir.

    turkish boy'a da cevrilip eglenilebilir cok rahat;

    take me on a trip i'd like to go somewhere**
    take me to bebek, i'd love to see caddeee :)

    take me on a trip i'd like to go someday
    take me to bodrum, cesme and fethiyeee :)

    you'll be my turkish boy, my turkish boy :) :)))

    edit: bu arada "trip" kelimesi son derece amerikan bir kelimedir, ingilizler trip değil "journey" der. cık cık cık, bu kısım olmamış. ama "otur sıfır" demiyor, ingiliz şarkıcıların prodüktörler tarafından amerikalılar gerçek ingiliz ingilizcesini anlamıyor, anadili ingilizce olmayan biri söylüyor hissine kapılıyor diye zorla "can't"ı "kent" diye okuyacak* derecede aksanının değiştirtildiği bir ortamda prozodi hatasına düşmemek için yapılmış bu değişikliği mazur görüyoruz.
  • estelle hanimcigimin sesiyle buyuleyici bir kivama gelen, uber-super sarki. keyfi yerine getirici bir etkisi var..

    edit:hala turkiye'de deliler gibi patlamayıp, aşşalık remixlere mazur kalmayıp, herkesin diline düşmediği için memnun olduğum şarkı. bari bunu tüketmeseler..
    (bkz: cok dertliyim be sozluk)
  • elektronik müziğin r&b'nin eline geçtiği an..*
  • amerika radyolarinda gunde 10 defa caldigi icin evde sonsuz donguye sokmaya gerek kalinmayan sarki.
  • şu da süpermiş: http://www.youtube.com/watch?v=u4n6eozhgck sam sparro yorumu.
  • dmitri medvedev'in dans ettiği american boy şarkısı çok eski bir şarkı olup kombinatsiya grubu söylemişti.

    http://www.youtube.com/watch?v=lzjdoftvqac

    medvedev dansı için

    http://www.youtube.com/watch?v=jqceeadumbg