şükela:  tümü | bugün
  • nip/tuck ve glee'de beraber çalışan ryan murphy - brad falchuk ikilisinin yeni bombası. nip/tuck gibi fx kanalında yayınlanacak dizi ve 5 ekim'de başlayacak.

    başrollerde dylan mcdermott ile connie britton var. kadroda ayrıca denis o'hare, jessica lange, frances conroy gibi tanınmış tecrübeli oyuncular da bulunuyor.

    murphy'nin bu diziden dolayı glee'yi aksatacağı yönünde dedikodular türemişti başlarda ama ünlü yapımcı hemen 'iki dizi hiçbir şekilde çakışmayacak' şeklinde açıklamalar yaptı. neyse işte, bu diziden birkaç fotoğraf ve iki tane kısa video yayınlandı. merak uyandırmıyor değil ilk görüntüler.

    http://www.dizboyudizi.com/…lar-ve-iki-kisa-teaser/
  • posteri ve yeni yayınlanan fragmanı ile daha da meraklanmamı sağlamıştır.

    http://www.youtube.com/watch?v=jougyxsfnow
  • birbirinden etkili ve yer yer rahatsız edici fragmanlara sahiptir.
    nip tuck gibi american horror story'nin afişini de emrah yücel tasarlamıştır.
  • ryan murphy'nin eat pray love ve glee nin son gidisatından sonra bir nevi ozur calısması. bakalım sadık takipcileri onu affedebilecek mi?
  • bu gece itibarıyla ilk bölümü yayınlanacak olan dizidir.
    son dakikada bleach adında yeni bir promosu daha yayınlanmıştır.
    http://www.youtube.com/watch?v=y2bx8sblezc
  • malum ortamlara düşen yeni nesil korku dizisi.
  • çok sert bir bebiş olmuş, yapımında emeği geçenleri kutlamak isterim.
  • tam grotesk bi' çalışma olmuş.
  • beklentilerin çok çok üzerinde çıkmış dizidir...
    tipik amityville kurgusu beklerken bambaşka bir şeyle karşılaştım ve açıkçası bulduğum şeyden de bayağı bir memnun kaldım.
    bir kere görüntüler oldukça rahatsız edici, ki bu oldukça güzel... ciddi ciddi creepy bir havası var dizinin ve en durgun sahnede bile hissediyorsunuz bu havayı.
    kurgunun dağınık olması insanın hoşuna gidiyor, ortaya atılmış parça parça, zihnin bir araya getirdiği görüntüler gibi geliyor hepsi... dağınık ama bir arada... farklı bir şey olmuş...
    dizide mind fuck bir hava var aslında. sanki, nesneler üzerinden altmetin çalışmış birinin -belki yeni nesil bir bağımsız sinema yönetmeninin- çektiği türden yenilikçi ama başarılı bir üslup var içinde. olması gerektiği gibi, izleyiciye vermesi gereken huzursuzluğu da veriyor daha ilk bölümden... daha ne olsun...
  • jeneriğindeki görüntüler ve müzik bir türk tv başyapıtı olan karanlıkta koşanlar'ı anımsatan, yaratmaya çalıştığı korkunç atmosferi sonuna kadar hissettiren, the practice sonrası iyi bir işte yer almadığından dolayı izlemeyi pek bir özlediğim dylan mcdermott'u yeniden bana kazandıran ve 5 milyon seyircisiyle yayın hayatına epey iyi başlayan dizi. glee'nin arkasındaki adamlardan bir de böyle bir iş çıkabiliyor olması diziyi daha ilgi çekici ve değerli kılıyor sanırım. fakat bu diziyi ya çok seveceksiniz, ya da nefret edeceksiniz. bu kadar spesifik bir seyirci kitlesine hitap eden bir dizi öylesine, çerezlik izlenmez.

    --- spoiler ---

    dizi cesur görünüp ufaktan korkak davranıyor aslında. örneğin diziyle ilk tanıştığımız dakikalarda televizyonda itinayla kaçınılan bir şeyi yapıp iki çocuğun ölümünü sahneliyor ama öncesinde o çocuklardan nefret etmemiz için hemen her şeyi yaparak etkiyi azaltıyor. genç kız karakterine sigara içiriyor ama sonrasında son derece absürt bir sahneyle olayın sonunu getirerek sigaraya karşı mesaj vermeden edemiyor. seksi özlemiş ben'e aslında epey yaşlı ve tek gözü korkunç hizmetçiyi çıtır bir kız olarak gösteriyor, ama hemen arkasından adama bir muz ısırtarak üzerine oynadığı erotizmi homo-erotizme (böyle bir kelime var mı ki?!) çeviriyor ve çıtır adam-yaşlı kadın seks sahnesi ihtimali fikrini zihnimizde değişik konumlandırıyor.

    hikaye klişelerle dolu, ama göze batmadan, rahatsız etmeden karşımızdalar. cinayet işlenen bir ev, yan karakterlerden gelen "öleceksin," "pişman olacaksın," tehditleri, ölen çocuklar... aslında dizinin adından da yola çıkacak olursak, bütün bu klişe kullanımlarını amerikan korku kültürüne bir saygı duruşu olarak algılamamız ve kabullenmemiz pek muhtemel.

    yan karakterler gizemli ve tüyler ürpertici olmak adına biraz karikatürize kalmışlar. yan komşu, okulda sigaraya saçmasapan bir tepki veren saçmasapan kız vs. hani işin raconu öyle gerektirdiği için gizemli ses tonuyla konuşmalar, ani bağırışmalar falan. bence bu dizi biraz gerçekçi olmaya oynamalı, daha derinden korkutmalı.

    ben'in ilk hastası, genç liselinin rüyasını anlatırken izlediğimiz okul sahneleri bir glee bölümünden fırlamış gibiydi. glee'ye kimlik kazandıran kalabalık içinde öğrenciyi önden-arkadan çekme, bir mekanı gösterip kamerayı çevirerek repliği olan karaktere odaklanma gibi numaraları kullanarak sanki gleek'lere bir aşinalık hissettirilmek istenmişti. ben hissettim mesela, gleek olmasam da.

    bir de, sırf popo göstermelerine izin var diye ben'i çırılçıplak uyutmanın, üzerine o yataktan kaldırıp bize poposunu göstermenin ne alemi var. tamam dylan abimiz çok yakışıklı, o yaşında taş gibi vs. vs. ama ben çıplaklığa karşı olmayan biri olarak yine de hikayeye hizmet etmediği sürece (bu nasıl olur? dizide sonra gelen mastürbasyon sahnesi tamamdır mesela. başka örnekler de sunabiliriz. en basitinden karakterler sevişir. ya da bir karakterin savunmasızlığını ya da bünyesinin dışarıya ne kadar teşhir olduğunu anlatmak için çıplaklık kullanılabilir mesela) durup dururken ekranda popo görmek istemiyorum. aynı şey göğüsler için de geçerli tabii.

    --- spoiler ---