şükela:  tümü | bugün
  • hevesle başladığım ve çok memnun kaldığım birinci bölüme sahip dizi.
  • hiç bir online dizi sitesinde, popcornda ve torrentte ismine ulaşılamayan dizi. noldu ?
  • tek kelime ile muhteşem bir sezon olmuş.
  • ahs nin son sezonun doğru başlığıdır.

    --- spoiler ---

    ahs nin hotel' den sonraki en kötü sezonundur. reality show mantığı ile çekilen ve hatta son bölümde tüm sezonlara gönderme yapan ( show must go on ) dizi; eleştirisel mi yoksa kuşa dönmüş sezonun bu sene de ekranlarda yeri alınsın diye mi çekildiğini tam olarak bilemedim açıkçası. beğenenlere saygım sonsuz ama diş sökme, bağırsakları ortalara serme, canlı canlı insan kesme gibi vahşetin hostela öykününen görüntüleri ile seyirciyi canlı tutumaya çalıştıkları da aşikar. ahs korku türündeki absürdlüğü ile türünün ender örneklerinden. ryn murphy abimizin zaten kafası güzel. ( bkz: nip/tuck ) ama sanırım tükeniyor.

    beğendiğim sezonlar ( iyiden kötüye )

    1 - asylum
    2 - murder house
    3 - freak show
    4 - coven
    5 - ronake
    6 - hotel

    --- spoiler ---
  • klasik giriş jeneriğine sahip olsa bir kaç tık daha üstte olacak, hatta "rezalet" değerlendirmesi yerine, "ortalama altı" bir american horror story sezonu olarak hatırlanabilecek bir sezondu. fakat herkesin heyecanını artıran o sevilen intro bu sezonda yer almadı.

    bakın mesela şu fanmade intro sezon içinde yer alsa çok güzel olabilirdi.

    ayrıca american horror story my roanoke nightmare başlığının neden halen buraya taşınmadığını anlamıyorum.
  • üçüncü kez başlamakta ısrar ettiğim ve sonunda tamamlayabildiğim ahs sezonu. galiba bu kelepir metruk ev hikâyeleri benim asabımı bozuyor, çocukluğumda da terk edilmiş bir binanın yanından bile geçemezdim kolay kolay. bu sezonu izleyebilmek için kıvrandım çünkü tuhaf bir biçimde tüm sezonlardan daha çok geriliyor ve sahiden korkuyordum. kendimi finn wittrock ile hazır hissetmeye çalıştım ama o çocuğa o rol mü verilir? güzel yüzünü göremedik koca sezon.

    iyi olduğunu söyleyemem ama kötü de diyemiyorum ben bu sezona. jenerikten yakınmış herkes, tüm sezonlarda o güzelim jeneriği ben yalnızca bir kez izliyorum meraktan. bir kez görüyorum, diğer bölümlerde ya atlıyorum ya da sesi kapatıp başımı çeviriyorum, çünkü sahiden korkuyorum izlerken. o yüzden benim için çok güzel oldu, teşekkürleer.

    --- spoiler ---

    bir şey olmamış bu sezonda ama düşünsem de bulamıyorum. fikir çok iyi, dizinin nasıl yola çıktığını unutup çok klişe kullanmışlardı dersem taş olurum. sezon ortasından itibaren mesele televizyona, sosyal medyaya, reality show saçmalıklarına çakmaya o kadar odaklanıyor ki korku kısmı rafa kaldırılıyor. bir anda o koca ev ve arazi değil de, my roanoke nightmare adlı program ve sidney denen ruh hastası ile yapım şirketi, eve dadanan hayranlar, oyuncuların hırsları ve çekişmeli korkuları, gizemli program yapalımcı çocuklar asıl korku unsuru oluyor. ee? hani korkacaktık, öldürdünüz herkesi? korku klişeleri oldu ekran klişeleri ve bunun korkutucu, pervasız, sevimsiz tarafları.

    çok sevdiğim tek bir detay vardı bu sezon. lee adlı hatunla bizim lana banana'nın röportaj yapması. kendi oğlunu tak diye öldürüveren lana'nın akıbetinin aktarılmasının yanında, lee gibi flora diye deliren ve yapamayacağı hiçbir şey olmayan bir anneyle bir araya getirmeleri güzeldi. yalnız aynı lee, o kadar çabalarken ne diye gitti de öldü anlamadım, anneliğin bir parçası mıymış bu fedakârlık? "canavarlarla savaşırken onlardan biri hâline geldi," dedi lana winters. herhalde sezonun en iyi cümlesiydi.

    --- spoiler ---
  • harika başlayıp felaket biten bir sezon.