*

şükela:  tümü | bugün
  • bu kadar olay olacağını düşünmemiştim. telefonlar geldi, deşifre oluyorum. bir de sağolsun sözlükten bir arkadaş yasal bir iki konu ile ilgili uyardı (henüz yanıt atamadım ona ama teşekkürler. dikkate alınmıştır.) o yüzden metni siliyorum.

    kültürümü merak ettiği için gelenekleri öğrenmeyi o istemişti. saydığım her bir geleneğe de ayrı bir komik tepkisi oldu. buraya yazarken amaç dışarıdan bir gözün bizim geleneklere bakışını anlatmak ve iki gırgır yapmaktı. ne atlayasınız varmış arkadaş!
  • evlendikten sonra bir süre sunuma dikkat hocam
    (bkz: rodajı bitene kadar)
  • yeni gelin kafasinin yeni bir tezahürü. arkadas yettiniz ya, kimisi yedigini paylasir, kimisi kocasinin resimlerini paylasir. bu da nasil evlendigini falan paylasmis.

    (bkz: bize ne güzel kardeşim)

    kaptankanca der ki,

    gün içinde sisli etfalde ameliyat olacak can arslan bilos için 0rh + kan aranmaktadır.

    ıletisim
    cem bilos: 0531 834 9297
  • çok tatlı. gelismelerden haberdar et bizi. bu arada, allah mesut etsin.
  • birbirini takip eden şu iki cümlenin nasıl olup da aynı kompozisyonda yer aldığını anlamakta zorluk çektiğim bir yeni kıtalıyla evlenme hikayesi:

    "adil, eşit bir kadın erkek ilişkisi."

    ve

    "ben erkek olarak eve bakmakla yükümlüyüm, seni ve ailemi geçindirebilirim ve geçindireceğim. istersen çalışabilirsin bu para senin kendi ekstra lüks alışverişine veya yatırıma gider. ama istemezsen çalışma. çalışmak zorunda değilsin."

    olmuyor lan. bu ikisi bana çok zıt geliyor.

    hee yan gelip yatma olayı tatlıdır, eminim de. o tam eşitlik olmuyor be gülüm.

    ayrıca yemek tarifi mi lan bu? "amerikalı adamla evleneceğim, dur bakalım internette anlatmışlar mı nasıl yapıldığını?"

    almanla evleneceksek nereye bakıyoruz? isviçreli için var mı bir rehber?

    binlerce, onbinlerce insan (saçma ama kullanılan bir tanımla söylersek) "uluslararası" evlilikler yapıyor. resmi süreçlerin nasıl yürüdüğünü illa ki öğrenirler.

    latino beyinle sana mutluluklar bacım. ama rehber istemez bu işler.
  • elin latinosunu anlayışlı diye öv ama adama tüm adetlerini dayatmaktan çekinme harika kafa.
  • kezban kızımızın "bakın ben amerikalı koca buldum, herşeyiyle bambaşka, romantik, siz türk karıları türk erkeklerine kaldınız" temalı ama "yüzgörümlüğü takıcan jose, bizde adet böyle" türü denyoluklarını da dışavurduğu bir türk yapımı..

    kendi çevresindeki hödüklerde görmediğini jose'de görünce heyecanlanmış.

    etrafında şovunu atmadık kimse kalmayınca da, sözlüğe yazası gelmiş..

    tanım:kezbanımız 3 vakte kadar envai çeşit türk kızı tripleriyle aynı ev içinde bu durumlara alışık olmayan jose'yi boğacağı için problemli bir evlilik gibi görünmektedir. öyle long distance'ta skype'tan konuşmaya benzemez evli olmak.. (bakın aynı evde yaşamak demiyorum, evli olmaktan bahsediyorum)

    sound track:
    - bu jose müslüman olmuş latin kökenli değil miydi amk, katolik rahip nereden çıktı?
    üstelik siz orada ufak çaplı bir düğün yapmayacak mısınız, illa kilise nihakı istiyorsanız (nedenini anlamadım ama kezbanlık işte) orada yapın.

    - "orada düğün pahalı 20bin usd falan" diyorsanız türkiye'de düğüne 20.000 dolares'e millet götüyle gülmektedir. 50 kişiye yenibosna düğün salonunda pasta limonata verecekseniz başka.

    - düğünde takılan paralarla 50bin tl (usd değil) toplamak için minimum 300-400 kişilik bir düğün yapmak zorundasınız.
  • "onlarda damat gelini düğünden önce görmezmiş. ben de davullu zurnalı gelin alma istedim. savaş var bakalım kim kazanacak."

    burdan jose'ye sesleniyorum! run jose run for your life!!

    davullu zurnalı gelin almaymış. tek derdimiz davul zurnaydı çünkü. te allam ya.
  • (bkz: kezban amerika'da)

    amerikalı'dan davullu zurnalı gelin alma, altın takı seti, kına gecesi, annesinin ona altın vermesi, şerbet, yok elleri bağlanacak açmak için altın verilecek yok düğün, yok kına bir ton çomar geleneğini yerine getirmesini isteyen kezbanın tatlı telaşıdır.

    "amerika'da da bir seremoni yapacağız şekerim, küçük bi seremoni, 20 kişilik. yaşadığı yere yakın bir adada, sahilde"*

    "ay şekerim türk erkekleri ne öyle? bir de amerikalı sevgilime bak. nasıl da romantik, nasıl da anlayışlı. dur elime kına yakayım, gelsin beni davullu zurnalı alsın. annesine de altın versin, bi de şerbet meselesi var onu da halletmek lazım. türk erkekleri çok rerörerö, ben ise çok batılıyım"
  • erkekler için vatandaşlık almak dışında felaketle sonuçlanma ihtimali olan durumdur. ev kadını amerikalıyı işten geldiğinizde evde eski erkek arkadaşı ve kutu biralar eşliğinde evinizin salonunda bulup,kutuların yarısını kadına yarısını da herife monte edip sonuçlarına katlanmak durumunda kalabilirsiniz.