şükela:  tümü | bugün
  • peşin not: rüşvet meselesinden bahsetmiyorum. o ayrı bir konu olarak değerlendirilebilir. makamından aldığın güç ve imkanı kullanarak ambargoyu delen bir iş adamıyla ortaklık kurabilir misin kuramaz mısın bunlar tamamen başka bir başlığın konusu. konuya odaklan

    meselemize dönelim.

    insanı derin derin düşündüren bir meseledir. yıllarca katil abd sloganları attık. amerika küba'ya ambargo uyguluyor. bir biçimde o ambargoyu delsek ve küba'nın sattığı pertrol ve doğalgaz parasını kübalılara teslim etsek biz de bu işten aldığımız riske, bilgi, kabiliyet ve çevremizden kaynaklanan gücümüz sebebiyle para kazansak etik dışı bir iş yapmış olur muyuz?

    bana öyle geliyor ki amerikan sisteminden kıl koparmak dahi dünya barışı için önemli bir adımdır. bu işin bir yönü

    bir başka yönü ise bir iş adamı olarak riskleri alındıktan sonra amerikanın siyasi sebeplerle aldığı bir ambargo kararının delinmesi sadece bir iş fırsatıdır. nihayetinde her iş fırsatı risklerle doludur. risk alamadıkça da para kazanamazsın.

    tanım: kafaları karıştıran sorundur.
  • sınırın hemen ötesinde nükleer silah sahibi radikal islamcılarla yaşamak zorunda kalacağın önermedir.

    amerika'dan kıl koparayım derken g.tteki kılların kadayıf olmasıyla sonuçlanır.

    etik olmayan yegane şey islamcının eline verilmiş nükleer güçtür.
  • deldiğin ambargo üzerinden elde ettiğin kazancı ne için kullandığınla da ilgili bir durumdur. komşuna nefes aldırırken, halkına da sağlık, eğitim, sosyal yaşam konusunda iyilştirme yaptın mı, yapmadın mı?
    niyetiniz iyi ise çok sorun edecek bir durum olmaz ancak cep doldurmaksa mevzu, ambargo gibi tek taraflı bir dayatma durumundaki komşunun zor durumundan kişisel çıkar sağlıyorsun demektir ki o da ne etiktir, ne de kabul edilebilir.
  • amerikan ambargosu değil, bm ambargosu. sen de bm üyesi olduğun için o ambargoya uymak zorundasın.

    amerikan ambargosu değil, bm ambargosu. sen de bm üyesi olduğun için o ambargoya uymak zorundasın.

    amerikan ambargosu değil, bm ambargosu. sen de bm üyesi olduğun için o ambargoya uymak zorundasın.

    amerikan ambargosu değil, bm ambargosu. sen de bm üyesi olduğun için o ambargoya uymak zorundasın.

    amerikan ambargosu değil, bm ambargosu. sen de bm üyesi olduğun için o ambargoya uymak zorundasın.

    bu kadar tekrardan sonra inşallah anlayabilmiştir mayışlı troller.

    tanım: bir adet mayışlı trollün yapamadığı tespitimsi.
  • turkiye adina lekedir efendim. madem tanimayacakti bu ambargoyu, bastan tanimadigini soyleseydi madem hukumet. sonradan deldigimiz ortaya ciktiginda tanimiyoruz deniliyorsa bu etik degildir.
  • olayın etikliği yalan söylemek, rüşvet almak, dolandırmaktir.

    amerika zaten kimseyi zorunlu tutmuyor, benim paramı benim sistemimi kullanma katırlarla mı taşırsın ne yaparsan yap beni ilgilendirmiyor diyor.

    ayrıca ambargoyu delip ulaştırdığın para bu ırak suriye yemeni terörize eden gruplara gidiyor olabilir. olmaya da bilir. iran senin koruduğun türkmenleri bu parayla vuruyor olabilir.
  • bu olay vatanperver bir insanın tamamı ile ülkesi adına sadece ülkesinin çıkarları için gerçekleştirdiği bir olay değildir.

    yavşak kendi cebini doldurmak adına ülkeleri dolandırmış.

    yoksam koyam amarigan ambargasına.
  • bireysel anlamda her birimiz bencil ve çıkarcıyız ama toplum içerisinde huzur içinde yaşamanın yolu olarak birtakım ahlaki kurallara göre hareket ediyoruz. bu elbette en rasyonel yaklaşım. yoksa etik, bin yıldır tartışılan mesele. siyasi olarak da durum böyle. kuskusuz devleti temsil etmekle yükümlü ve kendilerine verilen yetki ile halk adına karar alan idareci kesim, devletin ve halkın çıkarlarını önceleyecek ama diğer milletlerle huzur içinde yaşayabilmek için belli kurallara da uyacak. özellikle karşılıklı anlaşmaların bağlayıcılığı tartışmaya kapalı bir konu iken...

    demem o ki, bireyleri bağlayan etik, elbette ilişkiler bütünü içindeki devletleri de bağlar. şayet huzur istiyorsanız... ama şahsi menfaatlerini önceleyerek halkı huzursuzluğa sürükleyen idarecilerin kararlarının etiğe uygunluğunu tartışmaya bile gerek yok. durum böyle değerlendirilirse, kendimize göre gayri ahlaki tutumlar içinde olan insanlara her türlü kuralsızlığı makul görebiliriz. bu da pek çok değeri muğlak bir düzleme getirir. mevzu, kimin ambargosunu deldiğinden ziyade, uluslararası hukuka ne derece aykırı davrandığın ve çıkarlarını korumakla yükümlü olduğun halkını nasıl bir krize sürüklediğin.
  • reza zerrab ve rüşvet yiyenler amerikan ambargosunu delmediler.

    bm, iran ile ticaret yapacak ülkelere diyor ki iran'dan ürün alabilirsin ama paranı veremezsin, paran belirli bir hesapta bekler çünkü iran bununla nükleer araştırma yapıyor ama şunu yapabilirsin karşılığında sen de bir şeyler satarsın ve böylece takas ekonomisi gibi bir işlem ile karlı çıkarsın.

    reza ve 30-40 milyon euroluk adamcıkları işte bizim dış ticaretimizin içine ettiler. iran'dan doğalgaz ve petrol aldık, karşılığında ürün satarak üreticimizin de kazanç sağlayacağı bir durumdansa turgut özal dönemi hayali ihracatları gibi bir sistemle belirli kişiler zenginleşti.

    burada kaybeden türkiye üreticileri ve türk ekonomisi oldu, kazananlardan biri iran bile bu kara para aklama işinde reza ve ekürisinin komisyonlarını fazla bulduğu için ekürisini içeri tıktı. böyle kara para aklama olaylarında en büyük pastayı da rüşvet ile bürokratlar yer. buradaki durumda bir ülke olarak ambargo delmek değil de bürokratların çıkarı için yaptığı tarihin gördüğü en büyük kara para aklama operasyonudur.

    bürokrat ve siyasilerin içinde kimler olduğuna dair yorum yapamam ama hepimiz biliyoruz aslında.

    okumakta zorlananlar için basitçe anlatalım;

    kazançlı çıkanlar- reza ve ekürisi; siyasilerin kişisel servetleri-belirli bürokratlar

    kazançlı çıkıp sonradan komisyonlardan rahatsız olanlar- iran

    kaybedenler- türkiye vatandaşları ve türkiye ekonomisi

    kaybeden gibi görünüp de şimdi cezalar ile kazanca dönüştürenler- bankalara kesecekleri cezalar ile abd ve siyasi olarak eline koz geçen diğer ülkeler ile beraber.

    özetin de özeti: türkiye tarihinde değil dünya tarihinde bile büyük sükse yapacak kara para aklama olayında siyasilerimizin bakan nezdinde rol aldığı olayı böyle ülkelerarası bir şeymiş gibi göstermeyin. burada hırsızlar ve yolsuzluk yapanlar var, onlar da malum partiden büyük büyük adamlar bulmuşlar ve işlerini düzenlemişler.
  • adamlar dibinde senin terörist ilan ettiğin silahlı örgüt pyd'ye günde 100 tır silah veriirken ambargosuna da uymak zorunda olduğun birdünyada yaşıyoruz. onlar etik değil diyorsa, etik değildir.

    rick'le negan'ın twd'de bir muhabbeti geldi aklıma. bir sahnede negan rick'e şöyle diyordu.

    "rick, yarrağımı boğazına kadar soktum, ama sen sonrasında bana teşekkür ederim dedin. sen şu durumda gerçekten de yarrağı yemiş bulunmaktasın." tabi bu esnada rick'e kendi sopasını da taşıtmaktaydı negan.

    bu hikayeye bakacak olursanız, rick türkiye, negan da abd. negan istediği her şeyi yapabilir, ama sen hiçbir şey yapamazsın. bağımsız değilsin çünkü. bitiksin. elinde kafalarına indirebileceğin sopan da olsa, o sopayı asla o kafaya indiremezsin.

    gelelim etiklik konusunda, arkadaşlar neyin etiği, adamlar sınırımızda pkk'ya alenen silah veriyorlar. sonrasında o silahlar bizim mehmetçiğe sıkılıyor. buna sesimizi çıkaramıyoruz. iran'ın nükleerini düşünecek durumda mıyız allasen ya? kısacası sevgili dostlar, bence iran'la yapılan ticarette hiçbir etik algı yoktur. ambargo tanımı da yapılan sözleşmelerin durumu da, bozulmayla eşdeğerdir. sıkıntı yoktur yani.

    fakat buradaki sıkıntı, hükümetin bizzat peşkeş yasalarıyla cep doldurma telaşıdır. zaten başlığı açan arkadaş da açık açık yazmış söylemeye çalıştığını.