şükela:  tümü | bugün
  • obez olduklari kadar sizin herhangi bir hareketinize bir sekilde engel olduklarinda ozur dileyen, veya dirsek ucuyla bile dokunduklarinda dahi ozur dileyen, tanimadiklari halde karsidan gelene selam veren, tanimadiklari halde gozgoze gelindiginde gulumseyen, mesela dalgin yurudugunuzu gorduklerinde laf atip "iyi misin dikkat et" gibi seyler soylemekten (ve tabi bunu yaparken gulumsemekten) cekinmeyen, rahat, kendine guveni tam, cahil olduklari konulari soylemekten cekinmeyen, saygiyla kafayi bozmamis, asagilik kompleksi olmayan insanlar toplulugu.

    davulun sesi yakindan da hos gelebiliyor.
  • kendilerini dünyanın merkezeinde gören bir millettir. zaten abd dışına çıktıklarında yeni şeyler (bkz: yiyecek) denemek yerne genellikle eleştirip sıazlanmayı tercih ederer.
    ebleh bir görüşe sahip olanların sayısı hiç de azımsanamayacak kadar fazladır.
  • (bkz: super size me)
  • iclerinden birinin kendilerini asagidaki gibi tanimladigi halktir. uzaktan cok hakliymis gibi gozukuyor.

    " '...daha yüksek binalarımız, ama daha kısa sabrımız var;
    daha geniş oto yollarımız, ama daha dar bakış açılarımız var.
    daha çok harcıyoruz, ama daha az şeye sahibiz;
    daha fazla satın alıyoruz, ama daha az hoşnut kalıyoruz.

    daha büyük evlerimiz, ama daha küçük ailelerimiz;
    daha çok ev gereçleri, ama daha az zamanımız var.
    daha çok eğitimimiz, ama daha az sağduyumuz;
    daha fazla bilgimiz, ama daha az bilgeliğimiz var.
    daha çok uzmanımız, ama yine de daha çok sorunumuz;
    daha çok ilacımız, ama daha az sağlığımız var.

    çok fazla alkol ve sigara tüketiyoruz,
    çok savurganca para harcıyoruz,
    çok az gülüyoruz, çok hızlı araba kullanıyor,
    çok çabuk kızıyoruz, çok geç saatlere kadar oturuyor, çok yorgun kalkıyoruz,
    çok az okuyor çok fazla tv izliyoruz ve çok ender şükrediyoruz.
    mal varlıklarımızı çoğalttık, ama değerlerimizi azalttık.
    çok konuşuyoruz, çok az seviyoruz ve çok sık nefret ediyoruz.

    geçimimizi sağlamayı öğrendik, ama yaşam kurmayı öğrenemedik.
    yaşamımıza yıllar kattık, ama yıllara yaşam katamadık.
    aya gidip gelmeyi öğrendik, ama yeni komşumuzla karşılaşmak için caddenin
    karşısına geçmekte sorunumuz var.
    dış uzayı fethettik, ama iç dünyamızı edemedik.
    daha büyük işler yaptık, ama daha iyi işler yapamadık.

    havayı temizledik, ama ruhumuzu kirlettik.
    atoma hükmettik, ama önyargılarımıza edemedik.
    daha çok yazıyoruz, ama daha az öğreniyoruz.
    daha çok plan yapıyoruz, daha az sonuca varıyoruz.
    koşuşmayı öğrendik, ama beklemeyi öğrenemedik.
    daha fazla bilgiyi depolamak, her zamankinden daha çok kopya çıkarmak için daha çok bilgisayarlar yapıyoruz, ama git gide daha az iletişim kuruyoruz...'

    ...

    grammy ödüllü amerikalı stand-up komedyen george carlin amerika'da 70 ve 80 li yılların bir komedyeni idi. biraz ağzı bozuk olarak tanınırdı.11 eylül de karısının ölümünden sonra yazmıştı yukarıda okuduğunuz metni."

    yazinin tamami icin;

    http://www.odatv.com/index.php?id=14385
  • "%98'i salak, sadece %2'si akıllı bunların. zaten ülkeyi de o %2 yönetiyor, o yüzden bu haldeler. yoksa bildiğin avanak bir halk yani. yer, içer, yayar... başka da bildiği yoktur."

    ortalama türk insanı gözünde ahan da böyle bir şeydir amerikan halkı. o kadar sanatsal üretimi babam yapıyor, o üniversitelerde yayınları da kuzenler paylaştı sanki...
  • afganistan'a savaş açmış, ırak'ı işgal etmiş, gider ayak rusya'ya ayar vermek amacıyla, kafkaslarda savaşa neden olmuş başkanları george w bush'u tanımayan insanların varolduğu apolitik halk.
  • medya tarafından yönetilen halktır.
  • ustu basi salas bir adam calistiginiz restauranta gelmis;
    birakin bahsis almayi, icin icin acirsiniz. laf olsun diye; hatirini sorup konusmaya basladiginizda,
    sahibi oldugu sirkette bilmem kac kisiye is verdigini ogrenip got olursunuz.
    calistiginiz restaurant da;
    - nerelisin?
    + turkiye.
    - aman allahim ne kadar guzel.
    + tessekur ederim.
    - iyi ama. turkiye nerede?
    derken.

    yan masa;

    kanuni sultan süleyman dan bahsedip, anadolu atesini en kisa zamanda gormek istedigini anlatir.
    siz daha kafayi toplayamadan.
    nemrutu, pamukkaleyi, topkapı müzesini anlatmaya baslar. kacarsiniz.