şükela:  tümü | bugün
  • ingiliz ingilizcesinin alternatifi, maymunlaştırılmış hali.
    ama biz dejenere severiz.
  • (bkz: aint)
  • bu danaciklar ana yemeklere entree derler.
  • bir de şu var; (bkz: zenci ingilizcesi)
  • amerika birleşik devletleri sınırları içerisinde güneye inildikçe "allah belanızı versin" dedirten merettir. sanki başka bir dile geçiyor adamlar, malak gibi bakıp duruyor insan!
  • ingiliz ingilizcesiyle arasındaki farklı sözcüklerden günlük dile yayılmıs birkac genel örnek:
    (brit) (ame) (tur)
    luggage- baggege- bagaj
    taxi - cab - taksi
    centre- center- merkez
    biscuit- cookie- bisküvi
    main road- highway- otoban
    litre- liter- litre
    trausers- pants- pantolon
    telly- tv- televizyon
    post code- zip code- posta kodu
    shop- store- dükkan
    engine- motor- motor
    lonely- lonesome- yalnız
    railway- railroad- demiryolu
    aeroplane- airplane- ucak
    flat- apertment- daire
    catalogue- catalog- katalog
    sweets- candy- seker
  • yayik da olsa mantiklidir. en azindan adam gibi sneaker denir amerikan ingilizcesinde, ingilizlerin dedigi gibi plimsoll denmez.
  • birleşik devletlerde insanlar smouldering yerine smoldering der ve yazarlar. ingiliz ingilizcesi'nin bir standartı vardır. rus kökenli amerikalı farklı konuşur, çin kökenli farklı. ingiliz ingilizcesi birdir. anlayınca hepsi anlaşılır.

    yıllar sonra gelen edit: ada ingilizce'sinde de çok fark var. iskoç ayrı telden çalıyor, irlandalı ayrı. kuzeyde lov diyor güneyde lav. ama abd'de biraz daha karışık gibi görünmesine rağmen bir uzlaşım var sanki. en azından ingilizler kadar dil konusunda kompleksli değiller. bostonlu ibneler hariç.
  • ayrica, eften puften kelimeler yaratilarak (gotten sallamanin kibarcasi) zenginlestirildigi sanilan dildir bu.
  • kitaya giden ilk koloniler genelde irlandali yada britanyaya irlanda dan gelmis adanin guney batisinda yasayayan kisler olduklarindan r harfi daha bi baskindir diye soz etmisti ingiliz hocamiz