şükela:  tümü | bugün
  • güzel bi bölüm aslında lakin insanlara söylendiğinde "amerikanın ne kültürü, tarihi var ki okuosun?" gibi aptal tepkilere yol açabiliyor. olmasa ne okuyacağız ki 4 sene diyesi geliyor insanın haliyle ama okudukça da içinden bin türlü sövdüğün bir bölüm. 3 sene önce bu bölüme girmeden önce en büyük hayallerinden biri new york'ta yaşamak isteyen ben, şimdi orda bir haftalık tatili bile göze alamayacağımı düşünüyorum.
  • ders olarak okutacak fazla bir şey bulunamadığından müfredatlarında "mythology" gibi alakasız konulara yer verilen istanbul üniversitesinin nadide bir dil bölümü.
  • herman melville'in moby dick'ini okumadan amerikan edebiyatı okudum demeyin! özellikle giriş paragrafı muhteş'tir ! orijinal amerikalı prof. bulursanız okutun. kulağa da hitap eden melodik bir dili var. amerikan kültürünü anlamak için whitman'ı muhakkak, emerson'u kesinlikle ve anayasasını (korkmayın çok kısa ve özdür) bilaistisna okumak gerek.
  • shakespeare'in bile oyunlarının büyük çoğunluğunun konusunu mitolojiden aldığını, roma ve yunan mitolojisinin batı edebiyatı ile yakın alakasını tahminen kuşum aydın bile biliyor, ama amerikan dili hariç hangi batı dilleri bölümünde mitoloji ders olarak okutuluyor, zaten 4 senede sadece genel bir toparlama, kapı açıp yol gösterme yapılan bu bölümlerde mitolojiyi ders olarak okutmaya zaman mı kalır? amerikan kültüründe kalıyor ne hikmetse. ingiliz dili edebiyatında daha ilk derste incili ve özellikle yunan mitolojisini evde okuyup gelmesi gerektiği öğrencilere bildirilir, çağdaş edebiyata 4 senede ulaşabilmek adına daha fazla zaman ayırmaya zaman kalmaz zaten.
  • kendisi turkiyede ilk olan ve yurtdısındaki universitelerde english literature, comparative literature gibi bolumlerin tam anlamıyla dengi olan bilgi universitesindeki karsılastırmalı edebiyat bölumunde de birinci sınıfta mythology okutuluyor.. bu bölümün amacı amerikanla ingilizi, yunanla italyanı, fransızla rus edebiyatını edebi, tarihi ve kulturel acıdan karsılastırmak ve yorumlamak olduguna gore, mythology egitimi verilmemesi dusunulemez..aynı konu amerikan kulturu icin de gecerlidir..iyi bir edebiyat yorumcusu olmak icin mythology altyapısı almak neredeyse bir zorunluluktur..tabi ki bunu bu bolumlerde okumayanlar anlamakta zorluk cekebilirler..bu dogrultuda kendilerine sorulmus ya da sorulacak olan binlerce anlamsız soruyu dusunup, amerikan kulturundeki arkadaslara yuksek sabır diliyorum..
    ps: ayrıca biz de sizler gibi muhabbet acıldıında muhendislik,avukatlık,mimarlık ya da doktorluk dısındakileri meslekten saymayan zavallılara bolumumuzun anlamını, onemini ya da amacını anlatmaktan bayıp bu davranıstan vazgectik..soranlara çöpçü olucaz diyoruz..:)
  • kültürdür edebiyattir. yurtdisindaki üniversitelerde (nasil oluyorsa) hem ingiliz dili ve edebiyatina, hem de karsilastirmali dünya edebiyatina denk gelen bir takim bölümlerde mythology dersleri verilmesini yine de gereksiz buluyor, ama anlayabiliyorum diyelim.

    ingiliz dili ve edebiyati bölümünde kendi adima ben mythology dersine hiç rastlamadim, fakat derslere devam konusunda zaaflarim oldugu için elbette bir punduna getirip senelik bir dersi kaçirmis da olabilirim, sinavlara da belki baskasi girmistir yerime.

    kusum aydin da özenle seçilerek verilmis bir örnektir, bir zamanlar "ironiyi bilmeyen nesle asina degilim" diyen bir sözlük yazarini anma vakti mi yoksa*?

    görünen o ki görüs açisi farkliligi söz konusu oldugu için, amerikan dili ve edebiyati basliginin altini "mitoloji" dersi ile ilgili tartismalarla dolduruyoruz. "comperative" edebiyati bir kenara birakirsak "mitoloji", ana bilim dali "amerikan edebiyati" olan bir bölümde senelik ders olarak okutulmamalidir, çünkü herhangi bir metin ile ne kadar birebir ilgisi olursa olsun mitoloji artyetisim bilgisidir, bu durumda önem açisindan metnin (hangi metin olursa olsun) mesela ait oldugu akimla, ya da dönemiyle ilgili tarihi bilgiden bile çok daha geride gelmektedir.

    fakat yine de biliyoruz ki en azindan bizim memleketin üniversitelerinde, özellikle ikinci dilin edebiyati konusunda egitim veren üniversitelerde egitim kronolojilere ya da antolojilere göre degil "hoca"larin (biraz da mecburiyetten) keyfine göre verilmektedir. bölümde shakespeare bilen hocaniz yoksa 4 sene ingliz edebiyati okudum deyip iki satir sone bilmeden mezun dahi olabilirsiniz. (yok iste kardesim canini mi alacaksin bölüm baskaninin?)

    misal, amerikan edebiyati deyince en geçerli isim olan norton antolojiyi hatirlayalim. su an hatirladigim kadariyla o kitaba göre amerikan edebiyati colombus'un mektuplari ile baslar, bazi kizilderili efsaneleri ile devam eder, 1600'lerden sonra bradford, edward taylor, jefferson gibi didaktik yazarlarin metinleriyle sürer gider. 1800'ler 1900'ler derken (isim sayip enis baturlasmayalim) modern dönem olarak kabul edilen 45'lere gelinir, immigrant edebiyati, derken kitap sona erer. (aklima gelmisken bu norton t s eliot konusunda son derece politik davranip hem ingiliz edebiyati antolojisine, hem amerikan edebiyati antolojisine dahil etmistir sairi. ayiptir ayip, adamcagiz ingiliz vatandasligina bile geçmis daha ne yapsin, new england'da dogmak suç mu?)

    birak mitolojiyi, ingiliz edebiyatindan bile bir satir yer almaz norton' da. çünkü ana konun neyse onu ögreneceksin. çünkü sana incildi, mitolojiydi, göndermeydi ögretecek zamanlari yok, onlari sen zaten bileceksin, edebiyat okuyorsun, okuyacaksin okuyacaksin okuyacaksin*.

    mesela istanbul üniversitesinde son birkaç bes on yil içinde kadar ingiliz dili ve edebiyati bölümü dahilnde yer alan amerikan kültür ve edebiyatinda "mythology" diye bir ders var haliyle. bunun adi da verecek ders bulamamak. onlar dersi koymus diye sen ciddiye almak zorunda degilsin.

    bu "mitoloji ders olsun, çok gerekli, yok olmasin gereksiz" söylemciklerimiz görüs farkliligi yüzünden bu kadar uzadi, içime sikintilar verdi. bu görüs farkliligini ise, is için üç kere evine gitmis olmama, saatlerce bir kitap üzerinde çalismis olmamiza ragmen okulda beni görünce tanimayan bunak ama sevimli hocamiz "deri pantolonlu nine ipek hanim"in birinci sinifin ilk günü ilk derste söyledikleri ile daha da açmaya çalisayim, hocamiz söyle buyurmus idi, "üniversiteye girdik diye hiçbir sey olacak sanmayin, biz size sadece kapi aralayacagiz, bu kapilari açmak, hatta kapilardan geçmek size kalmis."

    background bilgisini almak size kalmis arkadas, misal bu gün amerikan edebiyatina girsem sana "mitoloji" ögretecegiz çok mühim çok önemli deseler yine derse devamsizlik yaparim, yine gitmem. o mitoloji hocasi gitsin "wakjankaga" ögrensin, "winnebago trickster cycle" ögretsin bana mitoloji yerine. benim zaten mitoloji biliyor olmam gerek, dalga geçmesinler.
  • istanbul universitesinde okuyanlarinin , genellikle , okuduklarini itiraf edemedigi bolum. sen hangi bolumdesin sorusuna tereddutle sanat tarihi diye cevap verenler (dombilidir) kesin bu bolumde okur ama tirsarlar aman fasodur hededir felan diye.
  • türk biliminin gelişmesinde çok büyük önem taşıyan,
    insanların pek birşey yapmadan bir diploma sahibi olabilmeleri için
    açılmış bölüm, bilkentte var mesela
  • zencisinden beyazına, japonundan meksikalısına, homosexsüelinden feministine herkesin hak adı altında bu bölümde okuyan öğrencilere çok çeşitlilik nedir öğrensinler diye yapmış ve yazmış olduklarının öğretildiği bölüm.