şükela:  tümü | bugün
  • yeni bir ise basladik efendim. pek corporate pek seker, nur topu gibi is. maasi deseniz yerinde, calisan herkes akce pakce, sehir deseniz hava durumuna bile meydan okuyacak derece gunesli ve sicak - sanarsiniz ki bizim patron mutlulugumuz icin ondan bile parayi esirgemedi, gunesi tepemize dikti. o derece agzimiz kulaklarimizda efendim.

    sabahin altisinda kalkip kravatlar, kol dugmeleri, inci kupeler gibi bilimum maymun aksesauarlarimizi takiyoruz. isimizin ilk gunu pek heyecanliyiz.

    gel gelelim, ilk "training" dersleri basliyor. iste o sirada amerikan toplumunun ilk gercegiyle karsilasiyoruz, para kazanmak hayvan gibi calismaktan gecer, hatta hayvan demek bile ironik bi nevi. oyle ki, bizim sirkette kimse yilbasini kutlamamis, sirkette efendim cok onemli bi proje varmis. musteri herseyden once gelir ne de olsa, 2005'in 2006'ya donusmesi bunu engelliyemez. is saatlerimi ogreniyorum, agzim kulaklarima variyor. sabah 8, aksam iyi gunlerde gece 12, kotu gunlerde sabah ezani ile beraber eve donme firsati. o kadar guzel ki, bu parlak kravatli, inci kupeli, yumusacik kasmir kazakli ninja arkadaslarimla, hayatimi curutecegim. aslinda aldigim maasi da dusununce, saatlik ucret olarak asgari ucretle yarisiyor.

    hmmm bu durumda ny doll kendine soruyor - bu yaptigimin tam olarak ismi nedir? evet efendim bunun adi modern koleliktir. hem de entellektuel olanindan. para uzerine para ureteninden. turlu sekerlerle oyuncaklarla, laptoplarla, platin kredi kartlariyla gozlerimizi boyuyarak, gah bili bili diyerek bizi icine cektikleri altin kafeslerde, yaptigimiz seyin gelecegimiz icin oldugunu beynimize kazimislar.

    efendim artik ny doll'un bundan sonra hayati olmayacak. sinemaya filan gitmeyecek, muzik dinlemeyecek, herhalde gizli sakli olmazsa sozluge giremeyecek. bir nevi elvedadir hobilerine, hayatinin yasanilir kismina. kazanacagi paralari (ki oyle cok degil) harcayacak zamani bile olmayacaktir. platin kredi kartlarini cevceveletip duvara asmak, o laptopu da gecenin 4unde dotune sokmak istegi yanip tutusmaktadir.

    nerden geldim ben efendim bu konuya? ona da degineyim. simdi bu kolelik hayatini annattim, ben bunca cekici bisiy goremiyorum, kici kirik laptopumdan baska di mi? ama cevremdeki diger ninjalara baktim, pek mutlular, hatta gururlular. cunku onlar benim gibi vah tuh hayatim sondu bundan sonra, o imzayi basmaz olaydim demiyolar. onlar amerikan gencleri, zeki cevik ahlakli, krem do la krem. onlar icin boyle islerde calismak, zekalarinin gostergesi, alinlarinin aki. boyle insanlarla calismak bir ayricalik, imtiyaz. eh boyle oldugu surece de, ne kadar cok saat o kadar cok haz. iste amerika boyle beyinlerimizi yikamis, gurur duymaliyiz bu modern kolelik vasfimizla, kredi kartlarimiz ve blackberry'mizle.
  • nasil oldugundan cok nasil yansittiginin onemli oldugu bir dunyada bir surec olarak kacinillmaz olan illuzyon. mortgage a kapora olarak yatirilan hayatlar ve karsiliginda alinan 2 katli evler, luks arabalar.
  • potansiyel jean baudrillard kitabı ismi.
  • bir ilüzyon bile olsa çok güzel kurgulanmış. herkes önünün açık olduğunu düşünüyor. hiç kimse mezhebinden dininden etnik kökeninden dolayı genel kurmay başkanı, zengin bir işadamı veya şöhret olamayacağını düşünmüyor.önün açık hadi yürü koçum hissi çok iyi verilmiş. böyle olmasa bile böyle olduğu insanlara düşündürülmüş. bu da insanların ülkesini sevmesine sebep oluyor. yoksa adam ben etnik kökenimden dolayı genel kurmay başkanı olamam önümü keserler diye düşünse ülkesinden nefret ederdi. abd sadece ülkenin fiziksel yönünü değil zihinleri de çok güzel yönetiyor. ben bu ülkenin asıl sahibiyim diğerleri ezik diyen bir topluluk oldumu da sikiyor onu hem de bağırta bağırta. bazı açılardan kurgusu çok güzel bir ülke.
  • lavuklar isa tanrıdır tanrının oğlu tanrıdır diyorlar
    kendini çarmıhtan kurtaramayan tanrılarının boşluğunu
    çizgi romanlarla süper karakterlerle doldurmaya çalışıyorlar
    inançlarındaki çarpıklığı bastırmak için her türlü illuzyona açıklar
  • arada bir de zenci başkan seçersin, tamamdır.
  • nickinden cikarim yapiyorum. yilda $200 bin alip (new yorkda calisiyorsa minimum bunu almali) hala modern kolelik demek de ilginc. o durumda startup kurup kendi isinin patronu olabilirsin

    dunyada herkes modern kole. ama karsiligini ne olcude aliyorsun? onemli olan bu. veya kendi isinin patronu olacaksin, ya da kole olmadan da takilabilirsin, gunun 16 saati hep kolelik yapmadigin sekilde vakit gecirebilirsin
  • amerikan toplumu ile sinirlandirmamak gerek. bu ilizyonu anlamaniz icin linkedin'e girip uyelerin "title"larina bakmaniz yeterli. dukkan dukkan gezip "eksigin var mi abi" diyen satiscilarin kartvizinde "senior regional sales manager" yaziyor. kimsenin yaptigi isi asagiladigimdan degil hepimiz ayni durumdayiz. dunya duzeni boyle. insanlara unvanlar vererek onlari daha fazla calismaya itiyorlar.

    bizleri calismaya motive eden seylerin en onemlisi para olsa da iyi maas veren fakat yukselemeyecegimizi bildigimiz bir sirkette de calismak istemiyoruz. neden? cunku, "kariyer" adi altinda ici bos bir kavram yaratmisiz. orta sinif, zengin gibi yasadigini zannetsin diye agzina bir parca bal surmusler. zaten su dunyanin en zararli ve pasif insanlari da her zaman orta sinif olmustur. o konuyu da bir ara detaylandiririm.

    sonuc olarak, isi ne olursa olsun kimse 9-5 mesaili calisarak cok zengin olacagini zannetmesin. corban kaynar, faturalarin odenir, cocuklarini okutur evini alirsin. ama tv'de gordugun o malikaneler, yatlar falan hep hayal. insanlara tv'de, internette, gazetelerde hep umut pompalaniyor. bu luks yasami o kadar yakin gosteriyorlar ki kosarsan yakalayacakmissin diye dusunuyorsun. ama ne kadar hizli kosarsan kos ona dokunamayacaksin bile. dedigim seylerin istisnasi olabilir ama kaide degismez.