şükela:  tümü | bugün
  • dünya'da birkaç farklı çeşit eğitim sistemi olmakla birlikte temelde çocukları hayata hazırlayanlar ve hazırlamayanlar şeklinde ikiye ayırabiliriz. bunlardan bir tanesi bizim türk eğitim sistemi, diğeri amerikan eğitim sistemidir.

    amerikan eğitim sisteminde çocuklara bir nevi stajyer insan gibi davranılır ve gelecekte atılacakları hayata karşı sıkı bir disiplin altında yetiştirilirler. bu nedenle gece erken yatar, erken kalkarlar, okulda sıkı bir disiplin altındadırlar, ebeveynleri çocuklararın yanında kötü veya küfürlü sözlerle konuşmamaya azami dikkat gösterir, beslenme şartları neredeyse kesin kurallarla belirlenmiştir. kendi çantalarını taşırlar, toplum içinde davranış kuralları kesindir, aile ile birlikte olmak önemlidir. bu şekilde en az 16, genelde de 21 yaşına kadar aile ile birlikte kalarak hayata hazırlanır ve 20'li yaşlarından itibaren hayata atılmaları için aile tarafından teşvik edilirler. bu nedenle ilk arabalarını almaları için çalışırlar, mümkünse ilk evlerine çıkmaları teşvik edilir vs. bu tip davranışlar bize terstir ama amerikan kültürü bu şekildedir genelde. genç ve yetişkin bir birey olduklarında ise başkalarının da özgürlük haklarına saygı duyacak şekilde özgür bir şekilde yaşama atılırlar. bu nedenle daha insana ve düşünceye önem veren, kendi kişisel alanları çevresinde korumacı ve mantıklı insanlar olarak yaşarlar, biz de vay be der bakarız.

    türk eğitim sisteminde ise her davranış çocuğa mübahtır. birşeyi kırabilir, dökebilir, bağırabilir, çağırabilir, huysuzluk yapıp sokakta zırlayabilir, toplu taşımada, feribotta, restoranda deli danalar gibi koşturabilir ve bizim ailelerimiz genellikle umursamaz (çünkü çocukla uğraşmaktan o kadar bıkmışlardır ki, restorandaki koşturmayı 1-2 saat kafa dinleme fırsatı olarak görürler ya da daha kötüsü kendileri de benzer şekilde yetiştirildiği için umursamazlar (burada tabii ki herkesi söylemiyorum, gayet düzgün aileler de var, çocuklarına yetişkin bireyler gibi davranmayı öğreten, onları tenzih ederim).

    bizim sistemimizde çocuğa asla sorumluluk verilmez. çantasını ay beline birşey olur endişesiyle kendi taşıyamaz, düştüğü yerden kendi kalkamaz, hemen anne baba yardıma koşar, düşüp bir yerini yaraladığı zaman ya dayak yer ya da hemen başka şey suçlanır, kötü masa, kaka sandalye denir ve çocuk asla kendi yaptıklarının bir sonuç doğurduğu kavramını öğrenemez. aç amcaya pipini göster dendiğinde ve insanlar buna güldüğünde bunun doğru olduğunu düşünerek yetişir. bunun sonucunda büyüdüğünde trafikte başkasının hakkını gasp eden, otobüste bacakları yayılarak oturan, sıraya girme mevhumu olmayan, toplumda nasıl davranacağını bilmeyen insanlar yetişir. çünkü çocuk bizde 18-20 yaşına ve hatta daha ilerisine kadar kadar sıkı bir aile koruması altındadır. 25-30 yaşına kadar yapması gereken hiçbirşey doğru dürüst öğretilmez, daha sonra evlilik, okuma, askerlik, başka bir şehirde çalışmak gibi sebeplerle evden ayrıldığı zaman kişi sudan çıkmış balığa döner. çünkü annesi kızına/oğluna evde yemek yapmayı öğretmemiştir, babası sigorta nasıl yatırılır, vergi dairesinde ne yapılır söylememiştir, annenin yanında ağzını şapırdatarak yemek yediğinde anne uyarmamış, baba bacaklarını kapamasını öğütlememiştir. sonra da hayata atılınca öyle kalakalır. diğer insanlara saygı ve kişisel alanlara dikkat konusunda özürlüdür.

    demiyorum ki her türk ailesi böyledir, her amerikan ailesi şöyledir. ne türk'ü yeriyorum, ne de amerikan'ı övüyorum. ikisinde de kötü örnekler veya iyi örnekler bol miktarda var. amerika'da da eğitimsiz cahil çok, türkiye'de de, amerika'da da düzgün insan var, türkiye'de de. ancak genel olarak eğitime bakışımız bizim çocuklarımızda büyüyene kadar herşey serbest, bırak çocuktur ne istiyorsa yapsın, büyüyünce herşey yasak; amerika'da ise büyüyene kadar sıkı disiplin, yetişkin olunca ise özgürlükçü bir yaşam tarzı. tabii orada işin bokunu çıkaranlar da var, özgürlük kisvesi altında cıvıtanlar mevcut ama polis ve kanun anında sınırları da hatırlatır orada.

    sanıyorum ilber ortaylı da bununla eşleşen bir ifadede bulundu. yoksa zeka olarak ortalamanın altında değil, türk çocuğu da diğer akranları kadar zekidir ama o zekayı nasıl etkin kullanacağını öğretmeyen bir eğitim sistemi çocukları eğitiyor. ezberci, sormayı ve analiz etmeyi teşvik etmeyen, sınavdaki başarıyı ezberle sağlayan sistem yerine biraz daha sorgulamaya ve analitik düşünceye yönelik sistemle bu sorunlar da aşılır.