şükela:  tümü | bugün soru sor
  • amerika'nın sizin güvenliğinizi sağlıyorum ayağına zengin devletlerden zorla para alması olayıdır. mahalle kabadayısının esnafa seni ben koruyorum bundan sonra bana haraç ödeyeceksin demesi gibidir amerika'nın yaptığı.

    amerika eskiden bu haraç toplama işini ticari sözleşme, ucuz hammadde sağlama gibi diplomatik nezaket kuralları içerisinde yapardı. trump ise açık açık haraç topluyor. zaten seçim konuşmasında da "amerika'nın borcunu körfez ülkelerinden toplayacağım" demişti.

    kimlerden ne istedi sıralayalım:

    1. meksikalı göçmenlerden bıktım, sınıra duvar öreceğim parasını da meksika ödeyecek dedi. meksika zengin deği ama amerika'nın 3. büyük petrol tedarikçisi, petrol parasından keser.

    2. körfez ülkeleri: meşhur küreli toplantı. trump suudi araplara gelir ve körfez ülkelerine pamuk eller cebe der. bae, bahreyn, umman, yemen vs. güçleri oranında verir. suudilere 300 milyar dolar kesilir. kral ben tek başıma ödeyemem der ve ülkenin bütün prenslerini, petrol şeyhlerini bir gecede tutuklar. haracını ödeyen serbest kalır. katar bir ara bana ne ya ben ödemem der, hemen mısır dahil 6 arap ülkesi ambargo koyar. katar ambargosu başlığında yazan terör desteği, iran'la ilişki bahanedir. sonunda katar dayanamaz ve cezalı olarak 500 milyar dolar öder ve ambargo hemen kalkar. ( bir ara lübnan başbakanını da 3 hafta hapiste tutmuştular, herhalde haraç mevzusu ile alakalıydı.)

    3. fransa ve almanya: körfez ülkelerinden sonra sıra avrupa'nın lider ülkelerine gelir. nato şemsiyesi altında güvenliğinizi sağlıyorum, bedelini ödeyeceksiniz dedi. macron demokrasi gak guk diyecek oldu, turmp paris'te iken aynen şöyle dedi: "çok konuşma lan bebe, biz gelip sizi kurtarmasaydık ananın karnında almanca öğreniyor olurdun." macron bu lafı yuttu. akabinde sarı yelekliler olayı çıktı.

    almanya ruslarla doğalgaz anlaşması yapınca merkel'e "komunistlere para ödeyeceğine bana para öde, seni ben koruyorum, bedelini mutlaka ödeyeceksin" dedi. almanlar biz bağımsız bir ülkeyiz diye atar yapmaya çalıştı ama merkel hemen amerika'ya gidip trump'ın elini öpmeye çalıştı, trump öptürmedi. hatırlayın basın toplanstısında tokalaşmak için elini uzatan merkel'e dönüp bakmadı bile. kadının eli havada kaldı.

    ingiltere'nin durduk yere avrupa birliğinden çıkmasının arkasından da pis kokular geliyor. ingilizler ataları sayılır, onlara çöreklenemezler. bu sarı oğlan avrupa'ya bir şeyler yapacak gibi.

    venezuela olayı da bu haraç kesme işiyle alakalıdır. halk fakirmiş, demokrasiymiş hikaye bunlar.