şükela:  tümü | bugün
  • sinirinden nası küfür edeceğini şaşırmış kişinin ettiği küfür ... *
  • bir hermafrodite edilebilecek en nadide küfür.
  • (bkz: unisex)(bkz: multisex)
  • castro soylerdi bunu. utanmaz.
  • 6-7 yaşlarındayken ettiğim hayatımın ilk küfürü. sen gel 15 sene yine karşıma çık vay be.
  • inanıyorum ki bu küfrü eden adam amını da yarağını da siker abi. bu küfürü edebilecek noktaya geldiysen kulak memesini bile sikersin, östaki borusuna yer değiştirtirsin o adamın.
  • beni çok pis güldüren küfürlerin başında bayrak tutanı olacaktır.
    ilk defa burda okuduğum, duyduğum şeylerin biri de bu. böyle bi kafa karışıklığı yok yani. nası bi karma çalışmadır bu. aslında ekşi sözlük insanın ufkunu açarken, insanlardan, karşı cinsten de soğuturken, güldürüyor da işte.

    madem konu açıldı, aklıma şimdi de amcık denen küfür geldi. bunu da her duyduğumda kendimi ortaokul yıllarıma götürüyorum. acaip keyifleniyorum filan, bi gül gül ölme haline geçiyorum. ortaokulda benim çok sevdiğim 2 yakın arkadaş olan oğlan çocukları sınıfta birbirlerine teneffüste olsun, tam da arkamda oturduklarından derslerde filan olsun, geyiğine cümlenin sonuna nokta gibi koyduklarından acaip bi gülerdim onlara. sıpalar da güldükleri için küfüre gülen (aslında ediliş biçimi ve muhabbet eden oğlanları sevdiğim için hepimiz bi sırıtırdık tısıl tısıl titrerdik filan bakışarak) tipler ortaya çıkardı. neyse yıllar sonra böyle sesli malum kelimeyi hiç de uygun olmayan bi yerde duyunca bi türlü gülememek içimde ukte kaldı.

    bikaç hafta önce işe gitmek için dolmuşa bindim bi sabah. ilk duraktan da bindiğim için, şoförün yanında oturmayı da sevdiğim için hemen en öne kuruldum. (bu dolmuşlarda, ne parayla ne bişeyle uğraştığın için çok severim önde oturmayı, buldum mu hemen atlarım. bu ön koltuk; ergenliğimde filan fobiydi, şimdi yaş 97 olunca bikaç yıldır bende bi zevk ) neyse işte bizimki de efendi bi şoför, yaşlı teyzelere filan kibar kibar konuşan, radyoda; eteğini galdır, salıyom kobrayı, anam götüm başım, eşeği bağladım, sarım sarım sarılsak içip içip ayılsak ayıldıgımız zaman gene baştan başlasak, hamamtası da gümüşten yeni gelmiş o işten beni beni bu işe alıştıran senin yavşak enişten, gibi ankara oyun havaları diil de, usul usul, derinden türk sanat müziği dinleten biri. biz böyle huşu içinde giderken bi taksi şoförüne bişey olmuş, adam feci uyuz olmuş ama aşti'nin orda, bizi armadaya kadar takip ediyor. önümüze kırıyor, teyzeler başlıyor "ay olm sakın uyma, nolur yolumuza gidelim, belalı belli şuna baksana" filan diyolar. ben de sabahın kör vakti yol yorgunu filan olunca olayı geriden takip ediyorum, camdan türk sanat musikisine kaptırmış baka baka giderken amerikan vari bi kovalamaca başlayınca ayılıyorum. taksi şoförü adam harbiden recep ivedik'teki kamyon şoförü gibi, aynısı hatta yemin ederim. bi geldi tam da benim açık olan camdan tarafından " napıyon lan sen, sikerim seni amcık " demesin mi? naaptın lan dedim içimden, tut kendini tut emy diye telkinde buluna buluna bi hal oldum. bu ciddiyette adamın suratına püskürmek olmaz, karambolde sana da kayar" filan deyü iyi tuttum kendimi de soğukkanlı minibüs şoförü ve benim sayemde olay 1-2 dakika küfür eden taksi şoförünün gitmesiyle son buldu..

    (bkz: bu da böyle bi anımdır)