şükela:  tümü | bugün
  • tam adı amnesia: the dark descent olan bir fps horror-adventure oyunu. penumbra serisini yapan frictional games tarafından geliştirilen oyunda geçmişi hakkında çok az şey bilen ve bir kalede uyanan daniel adlı bir karakteri kontrol edeceğiz. oyunun çıkış tarihi ağustos 2010 ve sadece pc platformuna geliyor.görüşüne göre frictional games ekibi baya bi yusuflattıracak bizleri. oyunun websitesi için, http://www.amnesiagame.com/
  • evet, yine oyuncuyu çaresiz bırakan bir oyun yapmışlar. şimdi daha korkunç. yanlız bu oyunları yapan adamları anlamıyorum. zaten normalde böyle birşey gelse başımıza, aynı oyundaki gibi kaçarız. yani ben kaçarım en azından, çoğunluk adına konuşmayayım. oyunu oynarken de gerçekte yapamayacağım şeyleri yapayım isterim. ne bileyim en azından elimize bir odun alıp yaratıklara girişebilme özgürlüğümüz olması lazım. zaten hayatta stres yapıyoruz, bir de oyun içinde sanal strese sarıyoruz.
  • malum ortamlara düşmüş fps survival horror türünde oyun. tarzı sevenler için bir şekilde edinilmesi şiddetle tavsiye edilir. sadece 700 küsur mb olması da cabası.
  • adventuregamers'tan aldığı not 4.5/5
    oyun steam'de 20$. korsan oynamak için çok pahalı bir sebep değil.
  • undying'den bu yana uzun zaman geçti, özlemişiz şöyle adam gibi bir first person horror oyununu, türü seven herkes oynamalı, mülayim bir lovecraftian başyapıt.
  • ertesi günü erken kalkmanız gerekiyorsa gece oynamayın. tuvalette biri varsa da oynamayın, malum..

    bu tür oyunlardan hep korktum zaten, kullanıcıyı çaresiz bırakarak, karşı güçlere engel olmak yerine saklanıp, kaçarak korkutan oyunlar. bu da belki onların en babası. ben uyardım, günah benden gitti.
  • orjinali alınması gereken, neredeyse half life kadar zevkli oyun, muhteşem oyun, yarmış oyun, çok çok iyi oyun.
  • fps den ziyade sadece fp olan oyun. zira oyunun başında da kendilerinin söyledikleri gibi oyunda yaratık görünce saldırmak yerine saklanmak daha akıllıca bir seçenek olarak görünüyor. zaten oyun sanity dediğimiz akıl sağlığını korumak üzerine kurulu. tahmin edebileceğiniz gibi yaratıklar ve karanlık mekanlar sanity'yi düşürüyor. bu yüzden yaratıklardan sakınmak, karanlık mekanları da olabildiğince aydınlatmak öncelikli amaç.

    elde yağı bitmesin diye dua edilen gaz lambasıyla ilerlerken, şurdan bir karartı mı geçti lan yoksa dur bir daha bakıyim diyip yaklaşırken röaaaar diye gelen ses efektiyle ağzınıza sıçılıyor zaten. oyunun atmosferi kısaca böyle özetlenebilir.
  • frictional games yapımı, mükemmel bi' korku oyunu. mükemmel, çünkü korkmak için her türlü sebebiniz var.

    oyun karanlık ve eskimiş bi' şatoda başlıyor. biz ise sadece adımızı hatırlıyoruz.

    karakterimiz güçlü bi' kahraman değil. hatta kahraman bile değil. bi' süre karanlıkta kalınca korkudan aklını kaybetmeye başlayan, görüşü bulanıklaşan, bizim gibi normal bi' insan.

    "oyunda bi' düşmana rastlarsanız, karşı koymayın, kaçın" diye bi' uyarı çıkıyor arada yükleme ekranlarında. "karanlığa gizlenin, ses çıkarmayın" şeklinde bi' uyarı daha var. ben şu ana kadar tek bi' kere böyle bi' durumla karşılaştım, o da gerçek mi değil mi ondan bile emin değilim. zira karakterim karanlıkta korkudan kafayı yemek üzereydi ve görüntü de bayağı bulanıktı. gördüğüm şey ise, uzun koridorun sonunda yavaşça yürüyen bi ' siluetti. emin olamadığım şey ise siluetin gerçek mi yoksa karakterimin korkudan ürettiği bi' hayal ürünü mü olduğu. olur da bi' düşmanla karşılaşırsam, karakteri yönetmek yerine sandalyeden kalkıp odadan kaçacağımdan korkuyorum.

    ben bu oyunu mola vermeden 1 saat kesintisiz oynayamadım şu ana kadar. daha bu sabah yükledim. arada sakinleşmek için sözlüğe falan giriyorum, düşünün.

    neyse, uzun lafın kısası, alın, oynayın!