şükela:  tümü | bugün
  • biletleri biletix'te satışa sunulmuş olan etkinlik.

    22 ocak ankara dib sahne

    http://www.biletix.com/event.htm?id=klam1

    23 ocak izmir punta

    http://www.biletix.com/event.htm?id=klam2

    24 ocak istanbul studio live junior

    http://www.biletix.com/event.htm?id=klam3

    "yılın en iyi albümü ve yılın en iyi şarkısı dahil olmak üzere 5 dalda grammy ödülü kazanan, son yılların en heyecan verici sanatçısı amy winehouse'un ingiltere'de ki en başarılı tribute'u marie,3 konser vermek üzere türkiye'ye geliyor.

    eşi bulunmaz sesinin yanında sansasyonel yaşantısıyla da gündemden hiç düşmeyen sanatçının tribute konseri;

    22 ocak ankara dib sahne,

    23 ocak izmir punta,

    24 ocak istanbul studio live junior'da gerçekleşecek.

    amy winehouse'un müzik tarihinde şimdiden yerini alan, back to black, you know i'm no good, valerie, rehab gibi hitlerinin yanı sıra diğer amy winehouse şarkılarını canlı dinlemek isteyenleri bekliyoruz. ayrıntılı bilgi için, yetkin.sal@bjorganizasyon.com"
  • 17 mayıs bis by newcastle'da gerçekleşen etkinlik.

    etkinliğin bir hafta öncesinde bir arkadaşımla 3. caddede yürürken afişini gördüm. rahmetli amy winehouse'u pek severdim, afiş dikkatimi çekti, bi böyle içim gitti ama derin bir muhabbet ortasında olduğumuzdan çocuğa dur da şuna bi bakayım diyemedim, sonra bakarım internetten dedim ama tabii unuttum gitti.

    artık nasıl bir telepati yaptıysam ertesi gün hayvan gibi yoğun çalışırken, erkek arkadaşım tarafından alınmış iki adet etkinlik bileti kurye tarafından elime tutuşturuldu. belki ben inceleseydim afişi önyargılı davranır, amy winehouse tırnağı olamaz zaten hafta içiymiş, benim herif zaten amy winehouse'a öyle çok meraklı değil hem ertesi gün iş var kim gidecek ya filan derdim. almazdım bilet milet.

    nasıl olur, nasıldır bi iki araştırdım. yok abi ekşide bile herhangi elle tutulur bi bilgi yok. erkek arkadaşım da yazık biraz kafam dağılsın diye ayarlamış ama belli beğenmeyeceğim diye korkuyor. ya dedim boşver canlı müziğe gitmiş gibi yaparız en kötü ne olacak. ama gerginim ben de. çünkü amy winehouse ölmeden önce verdiği şu malum belgrad konserine gidemedim diye çok üzülüp, zaten rahatsız düzelince türkiye'ye filan gelir belki diye avutmuştum kendimi. içimde kaldı yani kadını canlı kanlı dinleyememek. şimdi diyorlar ki öyle birini getiriyoruz ki, amy'nin babası sahnedeyken kadına bakamıyor bile o kadar benziyor sesi, kostümü, tripleri...

    gittik. organizasyon eksikliğine girmeyeceğim boşuna. daha ziyade şovdan bahsetmek istiyorum. dediğim gibi pek bilgi yok piyasa belki birilerine fikir olur.

    abi kadın sahneye " back to black" ile çıktı. elim böğrümde kaldım. taş kesildim. sanki benim narin amy'im uyuşturucuya bulaşmamış, hiç aşk acısı çekmemiş, son derece sağlıklı, gayet etli butlu bir şekilde karşımda inanılmaz bir neşeyle back to black söylüyor. o gözleri tavana dikmeleri, o saçıyla oynamaları, eldivenleri, kemeri, eyeliner'ı... anlatırken içim sıkışıyor. inanılmaz başarılı bir imitaston. sesi de keza çok yakın amy'nin sesine.

    sizi bilmem de benim için ayrı bir yeri vardı amy winehouse'un. ilk şoku atlatınca yavaş yavaş aymaya başladım. kadın aslında amy'nin acılarıyla besleyip büyüttüğü ve sonrasında altından kalkamadığı başarısından besleniyor. aslında bu kötü bir şey değil. ama içimde o dengeyi kuramadığımdan, objektif olamadığımdan bir süre sonra kin gütmeye başladım kadına. neyse. o benim kişisel sorunum. başka başlığın konusu.

    özet geç diyenler için; farklı bir deneyim. amy winehouse'un ciddi fanlarındansanız ağır gelebilir. zira kadın başarılı ağalar. kadın her şeyiyle amy winehouse oluyor bildiğin.