şükela:  tümü | bugün
  • konu türk televizyonlarıysa rahatlıkla meydana gelebilecek bir olay.

    şu an karşımda station renault 12'nin arka koltuğuna çaldıkları öküzü sığdırmış kurbanlık hırsızlarının haberi varken yazıyorum bu satırları.

    bundan önce 70 yaşındaki nineye cinsel tacizde bulunan adanalı genç vardı mesela.

    açılışta ilk birkaç dakikayı işgal eden siyasi gelişmelerden, sonlara doğru çıkan hayvanat bahçesi ve zayıflama diyeti kuşağına dek geçen (daha doğrusu geçmek bilmeyen) sürede karşılaşılan suç, vahşet, barbarlık haberlerinden bahsediyorum tam olarak.

    polis baskınları, doktor ihmalleri, huzurevi dayakları, onulmaz hastalıklar, terör operasyonları, korkunç cinayetler, pompalı cinnetleri, trafik kazaları, taciz ve tecavüz vakaları, el yakan fiyatlar, yıkılan/yanan/çöken binalar, rüşvet, hırsızlık, gasp, dolandırıcılık... açık büfe gibi, akşam oldu mu başlıyor felaket ziyafeti. görünen o ki bokumuzda boğuluyoruz, allah'ın her günü hem de. ama bu ülkede güzel hiç mi bir şey olmaz lan? hayır ya da; suç ve yozlaşma başka ülkelerde yok mu? tek cinnet geçirip birbirini doğrayan, dolandıran biz miyiz? bir italyan, fransız, ingiliz haber bültenleri neden böyle değil lan mesela?

    iddia ediyorum, her gün bu programları hazırlayan kişi insanlıktan çıkar, izleyen de ya kendini öldürür ya da midesinde ülser beyninde ur çıkar.

    hep reha muhtar. ağzımıza sıçtın reha muhtar.