şükela:  tümü | bugün soru sor
  • anabaptizm mezhebine mensup kisi
  • 16. yüzyilda çocukların vaftiz edilmesine, yemin etmeye, askerlik hizmetine ve devlet memurluğuna karşı çıkan ve bu çıkışlar yüzünden baskılara maruz kalan isviçre kökenli radikal mezhep.
  • çocukların vaftiz edilmesine karşı çıkmalarının temelinde kişinin inancını yetişkinliğe yaklaşırken kendisinin seçmesi gerektiği yönündeki fikirleri yatar. o nedenle mezhep üyeleri sonradan tekrar vaftiz edilirler. ana-baptist'in kelime anlamı da yeniden vaftizdir zaten.
  • 1521’de almanya’da çıkan, hristiyanlara doğuştakinden başka bir vaftizi daha gerekli gören köylü isyanlarının öncüsü olmuş mezhebin üyeleridirler.
  • devlet tarafından desteklenen reformculara (luther, zwingli, calvin vb.) göre bu kişiler radikal fikirleri nedeniyle bir tehdit oluşturuyorlardı. bu nedenle ne yazık ki anabaptist'lere yapılan işkence ve katliamlara ses çıkarmadılar.

    bu kişilerin en önemli özelliği bebek vaftizini kabul etmemeleriydi. çünkü onlara göre vaftiz bir yetişkinin iman etmesi ve tövbe etmesinin ardından gerçekleştirilmeliydi. bir bebek iman edemeyeceği, günahlarından tövbe edemeyeceğine göre de yapılan vaftiz geçerli değildi. ayrıca vaftizin şekli de tartışma konusu oldu. anabaptistler vaftizin suya daldırılarak yapılması gerektiğini düşünmektelerdi. bunun dışında su serpme, ya da kafayı biraz ıslatma gibi vaftiz türlerine karşı çıkıyorlardı.

    bu nedenle bu akıma mensup kişiler tekrardan vaftiz oldular ve bu sapkın bir öğreti olarak kabul edildi. verilen cezaların başında ise suda boğulmak geliyordu. bir nevi "madem yeniden vaftiz olmak istiyorsunuz, alın size vaftiz" diyerek onları suya daldırıp boğdular.

    bunlar elbette insanın en eski günahlarından "tanrı gibi olmak istemesi" ile ilişkilendirilebilir. her ne kadar kutsal kitap'ta tanrı sadece kendisinin öç alacağını söylese de insanlar tanrılığa soyunmuş ve gerekli olduğunu düşündükleri cezayı kendileri kesmiştir.

    işte dinler tarihinin en büyük sorunu da burada yatmaktadır. isa deliceler benzetmesiyle kilise'de bazı sahte imanlıların olabileceğini ancak bunları ayıklama ve nihai olarak yargılama görevinin sadece tanrı'da olduğunu hatırlatmasına karşın şahsi kibirlerini kutsal yazılardan üstün gören insanlar ne yazık ki çok üzücü olaylara neden oldular.

    deliceler benzetmesi şöyle anlatılır incil'de;

    isa onlara başka bir benzetme anlattı: “göklerin egemenliği, tarlasına iyi tohum eken adama benzer” dedi. “herkes uyurken, adamın düşmanı geldi, buğdayın arasına delice ekip gitti. ekin gelişip başak salınca, deliceler de göründü.

    “mal sahibinin köleleri gelip ona şöyle dediler: ‘efendimiz, sen tarlana iyi tohum ekmedin mi? bu deliceler nereden çıktı?’
    “mal sahibi, ‘bunu bir düşman yapmıştır’ dedi.
    “ ‘gidip deliceleri toplamamızı ister misin?’ diye sordu köleler.
    “ ‘hayır’ dedi adam. ‘deliceleri toplarken belki buğdayı da sökersiniz. bırakın biçim vaktine dek birlikte büyüsünler. biçim vakti orakçılara, önce deliceleri toplayın diyeceğim, yakmak için demet yapın. buğdayı ise toplayıp ambarıma koyun.’ ”