şükela:  tümü | bugün soru sor
  • türkiye cumhuriyeti gibi yüzyılları aşkın bir sürede, tarihi, toplumsal ve dilbilimsel açıdan evrilerek oluşmuş türkiye sözcüğünden kendine göre nedenlerle* rahatsız olan bir kısım insanlar tarafıdnan mevzubahis isim yerine getirilmek istenen yapay adlandırma, garabet.
  • turk olmanin ne demek oldugunu bir anlayalim once: tabii anlarken basvurdugumuz tarih bilgilerimizin de her zaman dogrulugundan suphe duymaliyiz turkiye gibi bir ulkede cunku buyuk ihtimalle bize bilmemiz gerektigi kadar anlatilir ya da carptirilir. ama bildigimiz kadariyla turkler orta asyadan kavimler halinde yuzyillar suren goclerle anadolu ya ulastilar. su anda ustunde yasadisimiz topraklarin adi anadolu idi binyillardir ve cok cesitli etnik gruplara ev sahipligi yapiyordu.birkac yuzyil sonunda anadolu turklesti. peki turklesti mi gercekten? sanmiyorum cunku hala hristiyan kalan ermeniler ve hristiyan kalan eski bizans roma vatandaslari buyuk sayilar halinde mevcuttu.osmanli donemine gelirsek turk olmak o zamanlar anadolu vatandaslari arasinda hakaret sayilirdi cunku turk dedin mi o zamanlar bile hala devam eden goc dalgasiyla orta asyadan gelen gocebe yerlesik duzene alisamamis turk boylari anlasilirdi ve dedigim gibi onceden gelmis ve anadolunun orf ve adetlerine, yerlesik duzene alismis eskiler tarafindan bir asagilama sozu olarak kullanilirdi. 19. yuzyilda milliyetcilik duygularinin avrupa ve balkanlarda yayilmasiyla osmanli imparatorlugunda da balkanlardaki bazı aydinlar bugunku anlamiyla anladigimiz ilk turkluk ideolojilerini ortaya koymaya basladilar,artik turk olmak bir gururdu asagilik hissi degil. cok sevgili ataturkun de donemin en populer gorusu olan bu milliyetcilik akimindan etkilenmemesi biraz zordu tabiiki fakat yine de belki de hayatinin hatasini yapti bu yeni kurulan ulkeye turkiye cumhuriyeti diyerek. ikiyuzlulugunu su sekilde anlayabiliriz: kurtulus savasi sirasinda isgal devletlerinin hristiyan olmasi yuzunden anadolunun hristiyan halkina guvenilemezdi fakat kurtler lazlar filan bizim yanimizda olabilirdi o yuzden savas sirasindaki konusmalarina bakin anadolu halki diye gaza getirir,cumhuriyet kuruldu ne mutlu turkum diyene oldu hani anadolu halki...meclisteki ilk konusmasinda kurtlere yaptigi tesekkur konusmasi da sanirim pek yeterli olamazdi....sonucta demek istedigim sudur ki bu ulkede kac tane cekik gozlu var haa kacimiz orta asyadan geldik acaba? soyu yuzyillardir anadolu da olan bir vatandasin dedesinin bir ermeni rum kurt kizini kacirmadigi ne malum? son yuzyil bu anadolu halkinin oyle bir beyni yikandi ki gercekleri goremiyoruz...hepimiz her seyden once anadoluluyuz bu kadar basit bu is...herhangi bir etnik grubun otekinden ustun tutulmasi anlasilir sey degil hele bir de bu toprak parcasinin ve yasayanlarinin binyilllardir adi belliyse: anadolu ve anadolulular.
    bu sayede bu topraklardaki her tur etnik catismaya bir son verildigi gibi aslinda bizim olan ama unutulmus tarihimizi de sahiplenebilecegiz: hititlerden bizansa butun anadolu uygarliklari bizim tarihimiz hepsi bu topraklarin insanlari tarafindan kuruldu ilk once bilmemiz gerekenler de onlardir.
  • "‘anadolu cumhuriyeti’ saçmalığı

    iyi ama bana da laf kıtlığında asma budayanlardan sıkıntı geldi be kardeşim...‘türk’ ve ‘türkiyeli’ kavramları tartışılıyor ya (kürt kökenli vatandaşlarımıza ‘türkiyeli’ denirse mesele kalmazmış), bir de anadolu cumhuriyeti çıktı ortaya.

    sanki türkiye cumhuriyeti deyince bu devletin anadolu’da değil de uzakdoğu’da olduğu gibi bir sanıya kapılıyorlar kimileri... aman, yerini belirtelim!

    turgut özal bundan on iki sene evvel bir gazeteciye demiş ki, ‘türkiye’nin ismi anadolu cumhuriyeti olsaydı bugün yaşadığımız sorunlar olur muydu, düşün bakalım...’

    ben düşündüm. olurdu.

    özal bununla ‘kürtler’e de birtakım haklar verilseydi’ demek istemişse, önce ezici bir oy çokluğuyla başbakan olmuş, sonra da en yüksek göreve, cumhurbaşkanlığına yükselmiş adamdı, niçin kendisi girişimde bulunmadı?

    bürokrasi bırakmazdı’ diyeceksiniz. o zaman iktidarsın ama muktedir değilsin.

    yoksa, anadolu cumhuriyeti de desen, küçük asya cumhuriyeti de desen, kendini kandırırsın.

    madem böyle ‘geniş kapsamlı’ bir kimlik aranacaktı, mübadeleye niçin kalkışıldı? lausanne antlaşması’na göre istanbul hariç olmak üzere anadolu ve trakya’da yaşayan bütün rumlar niçin zorla yunanistan’a gönderildiler ve yerlerine orada bulunan türkler getirilip yerleştirildiler? kalsalardı o zaman...

    kürt’e kıyak yapılacaksa rum’un ne günahı vardı? ya ermeni’nin?

    ayrıca, türkiye’nin yeni yönetiminin niçin anadolu’ya gücü yetti de istanbullu rumlar’a yetmedi acaba?

    kerkük’e ve musul’a nasıl yetmediyse, öyle!...

    bu nüfus mübadelesi, bizden, yeni cumhuriyet kuşaklarından yıllarca saklandı.

    okullarda öğretilmedi, yazılmadı, konuşulmadı hiç. tabularımızdan biriydi.

    türkiye, devekuşu gibi kafasını kuma sokuyordu! bir mübadele olmuş olduğunu ancak seksenli yıllarda öğrendik ya da hatırladık!

    bu mübadele o kadar gaddarca yapılmıştır ki, mis gibi türk fakat hristiyan olan, elen alfabesi kullanan karamanlılar da zorla gönderilmişlerdir. bunların çoğu, yunanistan’a ayak bastıklarında tek kelime rumca bilmiyorlardı!

    çünkü lausanne, azınlık kavramını belirlemede yalnızca din unsurunu tanır. ‘etnik kökene’ bakmaz.

    bu yaklaşım pek sağlıklı değildir. fakat avrupa, bunu niçin o zaman kabul etmiştir de şimdi su koyuvermektedir?

    hem güneydoğuyu bizden koparıp, en azından bağlarını gevşetip, petrol bölgesine sarkmakta kullanacağı bir uydu yaratmak (amerika’yla sidik yarıştıracaklar ya), hem de daha küçük ve ‘derli toplu’ bir türkiye’yi kendi birliğine daha ‘sorunsuz’ olarak almak için mi?

    bu soruların yanıtlarını artık ilkokul öğrencileri bile biliyorlar...

    buna çanak tutanlar, hiç boşuna ‘anadolu cumhuriyeti’ gibi saçmalıklar peşinde koşmasınlar. burası zaten öyledir. isim değişikliği sizi hiçbir yere götürmez.

    bunu özal’ın önermiş, en azından tartışmaya açmış olmasına gelince...

    merhum, ‘vizyon sahibi’ adamdı evet, ufku genişti. türkiye’yi dünya kapitalist sistemine artık geri dönülemeyecek şekilde eklemlemeye çalışıyor (bunu başardı), ‘kapitalizm olacaksa layığıyla olsun’ diyordu (bunda da haklıydı)... halkın tüketim açlığını biliyor, kiminin karnını, daha çok da gözünü doyurmaya bakıyordu... sezgileri ve sağduyusu çok güçlüydü... fakat elektrik mühendisi olduğu için sosyal bilimlerden çakmazdı. hele sanatla manatla hiç ilgisi yoktu, alaturka dinleyip terennüm etmekten başka. bir teknokrattı, bir entellektüel değildi.

    ismet paşa davranıp hazır almanya yenilmişken on iki ada’yı alıverseydi’ gibi uçuk fikirleri de vardı. fazla aldırmayınız. fakat ben size başka bir örnek vereyim:

    ispanya’ya ne dersiniz peki? katalanlar, hem ispanyoldurlar, hem değildirler. ‘önce ispanyol sonra katalan mıyız, yoksa önce katalan sonra ispanyol muyuz’ diye de arpacı kumrusu gibi düşünürler. fakat hepsi kralın tebaıdır.

    orada, ‘devletin adını değiştirsek de acaba iberya krallığı mı yapsak’ diye tartışmıyorlar...

    çünkü buna gerek kalmadı."

    engin ardiç
    03.11.2004
    http://www.stargazete.com/index.asp?haberid=59829
  • bu ülke topraklarının sadece anadolu yarımadasını kapsadığını sanan insan söylemi.

    (bkz: trakya)
  • diğer halklar bilinmez, ancak urumelidekilerin pek 'azzetmeyecekleri bir cum'uriyet.
  • ülkelerin adlarını mümkün mertebe, üzerinde yaşayan bir etnik gruptan ve halktan değil de, coğrafyadan ve o coğrafyanın ortak tarihinden almalarının erdemliliği ile uyumlu bir tercih olurdu. şimdi türkiye'nin, türk etnik kökeni ile ve kürde, milliyetçisi pekala olabilen laza, gürcüye, ve hala kaldıysa ermeni ve rum'a pek tutmayan "vatandaşlık manasındaki türk"le alakasının olmadığını ima edecek semantik bir operasyon yapmamız gerekiyor. zira ülkenin adını değiştirmek pek bir absürt geliyor alışmış zihnime. bu semantik operasyonun adı da sivil anayasa reformu ve anayasal vatandaşlıktır.
  • ben anadolu cunhuriyeti lafını birleştirici bir kavram olarak ortaya attım. yoksa bu saatten sonra ülkenin adını değiştirmek anlayışını değiştirmedikten sonra anlamlı değil tabii, bu kafayla isim değiştirirsin sonra trakyalıları dışlarsın...anlatmak istediğim buraların ne güzel zengin bir kültürel kimliği vardı, kuruttuk soğana çevirdik, bir de bu zenginliğe yapılan her türlü referansı, anıyı bastırdık, unutturduk geriye kalanlara...yazık oldu....
  • konu hakkında bir yazı için bkz.:

    anadolu cumhuriyeti / serdar kaya / 27 mart 2011 / taraf
  • yeni dünya düzeni'nin gereklerinden biri olsa gerek. kankaları için:

    (bkz: çizme cumhuriyeti) *

    (bkz: iberya cumhuriyeti) *

    (bkz: orta avrupa cumhuriyeti) *

    (bkz: batı avrupa cumhuriyeti) *

    (bkz: sibirya cumhuriyeti) *