şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: anadolujet)
  • sabiha gokcen havalimani'nda mor fistanli yer hostesi ablalarin ilkokul cocugunu hizaya getirir gibi tiz sesleriyle ve avam halleriyle duzen saglamaya calistigi havayolu.
  • amına koyduğum şirketi afedersin. ulan günde 2-3 uçak gelip giden edremit koca seyit havaalanı'ndan ankara'ya ulan uçak nasıl 3 saar rötar yapar??!!
  • başımdan şöyle bir hadise geçirmiş olan hava yolu şirketidir kendisi;

    öncelikle durumumu açıklayayım, anneme ankaradan izmire gitmesi için internetten bilet aldım, chech-in yaptım vs. annem bu arada kanser hastası, öyle ayakta falan duramıyor, koltuk değneği kullanıyor, hergün serum alıyor. kendimde kesinlikle kurallara uyan, zamana riayet eden bir insanımdır.

    neyse efendim ben nasıl olsa chech-in yaptım, anneminde bagajı yok diyerekten, uçuştan 35 dakika önce havaalanına vardım. hemen eşimi içeri yollayıp bilet onay işlemi yapmaya gönderdim, bende annemle beraber içeriye geçtim. aradan beş dakika geçmedi eşim yanımıza geldi, uçuştan 45 dakika önce gelmediğimiz için biletimizin yandığını, kendisine 10 liralık indirim kuponu verdiklerini söyledi. ya dedim nasıl olur, bizim bagajımız yok, internetten işlemimizide yapmışız. gittim bilet kısmına kimse yok. tabelasında supervizor yazan kısma gittim, abla hiç sikine sallamadı sağolsun. ya dedim bizim durumumuz bu, bagajımız yok, uçak daha burada neden bizi almıyorsunuz, valla şirket politikası dedi, uçuştan 45 dakika önce burada olmanız lazım. yine birşey demedim. gittim bu sefer 2 saat sonrasına yine bu şirketten anneme bilet aldım, taşıyıcı istedim, raporu varsa taşıyabiliriz dediler. artık cinlerim tepeme çıktı tabi. diğer uçuşlar için sıraya girenlerde yine aynı kavgayı vermekteydi.

    sözün özü uçak yolculuğu yapacaksanız lütfen bu arkadaşlardan kendi akıl sağlığınız için sakının.

    edit: bazı arkadaşlar niye makineden direk kartınızı almadınız diyorlar, açıkçası o anda direk biniş kartı almaya yöneldiğimiz için makine falan göremedim, hoş insanın vermediğini makine verir mi orasını bilmiyorum.
  • bebek arabanızı kabin bagajına verirken iki kere düşünmeniz gereken şirket. demet akalın dahil birçok şikayet okudum uçakta bebek arabası kırılması ile ilgili. arabanın ayak kısmı uzun gelmiş olacak ki, düğmesine basıp eğmek zor gelmiş olacak ki, odun kırar gibi bilinçli şekilde bastırılıp iki yerden birden kırılmış bebek arabamız. üstüne yük gelse anlarsınız bir nebze, ama bildiğiniz kırmışlar bilerek ve kimse oralı bile olmadı. bayram önü tutanak tutma gibi bir imkan da bulamadığımızdan muhtemelen hak da iddia edemeyeceğiz ama buraları okuyanlara bir ders olsun. ya tercih etmeyin ya da arabanızı vermeyin.
  • götünü erkenden kaldıramayıp 25 dakka kala uçağa girmeye çalışanları ve sonra alınmayınca da laf edenleri gösteren şirket. dünya üzerinde heryerde bu alete binmek için 1 saat kala orada olun tarzında bir olay varken sen 25 dakka kala geliyorsan sorun sende arkadaşım.

    desen ki ben geldim tam o sırada kapının kapandığını gördüm ona rağmen açmadılar işte o adilik puştluk ama yüzlerce insan uçağa oturmuşken sen daha terminalde koşturuyorsan geçmiş olsun.
    bu arada benim anadolu jet ile tek bağlantım arasıra uçağına binmektir.
  • 40-50 kere kendisiyle uçmuş biri olarak söyleyebilirim ki;

    biletin arkasında, işlemlerin tamamlanması için iç hatlarda 30 dakika, dış hatlarda 1 saat önceden havalimanında olun der.

    yanınızda valiz yoksa 15 dakika kalaya kadar alır. o yüzden 25 dakika kala geldim almadı ya inanmam zor.

    daha da önemlisi anadolujette uçağa 15 dakika kaladan önce hiç binmedim.

    ohal mohal derken bu süreyi 2 saate çıkardık diye mesaj attı en son.

    ankara, antalya, istanbul havalimanları bu aralar sıkıntılı uyarmadı demeyin.
  • ıhıhhh :9 ben 5 yıl önce bir iş görüşmesi için şirketin bu firmadan gönderdiği biletle anadolu jet ile uçtum. ama çocukluğumdan beri uçağa binme şansı olmuş bir kişi olarak; ne çocukken ne de yetişkin olduğum zaman hiç uçaktan korkmadım ve bir kez dahi ya düşerse diye aklımdan geçirmedim.
    belki hiç düşünmemekte sağlıklı değil ama çocukluktan yüzmeyi öğrenmek gibi belki boğulacağını hiç düşünmemek.
    neyse uçağa dıştan maket gibi buldum. küçük göründü ama üzerinde durmadım. içine binince işte o zaman yerime oturana dek bir travma geçirdim ayak üstü. oturduğum koltuktan otururken, kafam tavana değecekti ki ben kısayım 1.70.

    tam anlamıyla kendimi dolmuşta hissettim. o günlük mü öyleydi bilemem ama almancı lokolar, acayip tiplerle doluydu. hayatımda tedirgin olduğum ilk uçuştu.
    yere de tekerlekler götümüze girecek gibi vurdurarak indirince paylıtt efendi, toobeee dedim.
    bu bir anadolu jet ilk ve son hikayesidir.

    not: yerli firma olması dolayısı ile yine de vatanımın şirketlerine kıyamıyorum. 5 yıl geçti belki şu an çok daha iyidir. siz yine yeşillendirin de hakkını yemeyelim tek binişle firmanın;)
  • ataturk havalimanindan kalkan ucaklarina binmek icin sabiha gokcen'de el ettim ama durmadilar.

    *caps lock* hem de ucakta bos yer olmasina ragmen... (ragmen... ragmen...) *caps lock*

    ben resmen şok... hizmet? tuketici haklari? whot da fock?