şükela:  tümü | bugün
  • bir kisim kisinin ankara'daki her ilkokul ogrencisini goturmeye and ictiklerine inandigim muze.. kale manzarasi vardi diye hatirliyorum..
  • icerisi superdir.. ilk insan felan olaylari..(basarisiz madame tussauds mumyasi taklitleri canlandirma ile..) eskiye ait sagdan soldan cikarilmis canak comlek kasik catal falan da doludur.. gitmeyeli bayaa oldu, gitmek lazim.. insan "way caninaaa" oluo..
  • avrupa müzeler birliğinden ödüllü, eserlerin son derece kapsamlı araştırmalar sonucu sınıflandırılıp teşhir edildiği, modern müzecilik anlayışının gayet başarılı bir şekilde sergilendiği, anadolu medeniyetleri hakkında en kapsamlı bilgiye ulaşılabilecek müzedir.
    çeşitli sanatçılara * ilham kaynağı ve sergi mekanı da olmuş, çok başarılı bir yerdir. bahçesi de bir ayrı güzeldir, özellikle ilkbaharın son demlerinde.
  • ışık bacalarında, ışığı kırmak ve çiğliğini almış olmak için yapılan, japon mahsülü olduğunu sandığım "baca abajuru" olarak nitelendireceğim, içiçe geçmiş kareleriyle hoş bir görünün sağlayan müze.

    daha anlaşılır bir tasvir gerekirse, giderek küçülen karelerden bir abajür düşünün, ama bu kareler sanki çevrilmiş gibi uzaklaşan bir helisi andırır şekilde durmaktalar. elbete ortasında da standart abajurdeki ampulden yok, onun yerine her yerden gelen tavan ışığı var, biliyorum anlatamadım
  • http://www.geocities.com/anadolu_muzesi/muze.html
    web sitesi adresi olan ve bu rezilliği gördüğüm anda tepeme kadar kızarmamı sağlayan müzedir.
    elin adamı** müzelerini sanal ortamda gezme imkanı sunuyor, internet üzerinde anadolu medeniyetleri müzesinin web sitesini geocities host ediyor. nasıl bir iştir anlamadığım olay.***
  • inci bayburtluoglu hanimefendinin senelerce mudurlugunu yaptigi muze.
  • 1943 yilindan bu yana, uygarliklar besigi anadolu’da hukum surmus devletlere ait buluntularin sergilendigi, sanat tarihinin binyillarla ifade edilebilen surecine, sahane orneklerle sahit olunabilecek muze. ankara’nin su anda pek de ragbet gormeyen bir semti olan atpazari’nda bulunur. uzun bir yokus cikilarak varilir. giriste sizi kubbeli iki guzel bina karsilar.

    eserler, donemlere gore, tarihin ilk caglarindan daha gec zamanlara gelecek sekilde sergilenmektedir. catalhoyuk'te bulunmus, tarihteki ilk “manzara resmi”, yine catalhoyuk’ten, cilali tas devrine ait kutsal ev modeli, cesitli incik boncuklar, kap kacaklar ve av aletleri gorulebilir. doneme ait en onemli buluntulardan biri 9 cm boyundaki ana tanrica heykelcigidir. anadolu’da bulunan ana tanrica betimlemelerinin en tipik ornegi olan bu heykel ozel bir camekanda sergilenmektedir. m.o. 8000’lere kadar tarihlenebilen bu buluntularin ardindan m.o. 1700’lerde yasamis hititlere ait cok onemli seramik isciliklerine sira gelir. boga bicimli kaplar, uzeri alcak kabartmalarla suslu buyuk testiler, yazismalarin belgeleri olan tabletler, torenlerde kullanilan gunes kurslari (bkz: gunes kursu), degerli madenlerden yapilmis sus esyalari ve gerek silindirik, gerek tablet biciminde muhurler bu devre ait ozel orneklerdir. duvarlarda kimi eserlerin arkeolojik kazilar sirasinda ilk bulunduklari andaki resimleri de gorulebilir. bu resimler insana heyecan ve “nerdeeen nereye” duygusunu bir arada verir. tumulus yapilariyla ve kral midas’iyla unlu frigyalilara ait eserler de genis bir yer kaplamaktadir muzede. midas’in mezar rekonstruksyonu ilgintir. bronz ve ahsap isciliginde ustun bir duzeye ulasmis olan friglere ait mobilya, gobekli bronz kaplar, sus esyalari, fibulalar camekanli bolmeler icinde gorulebilir. van golu cevresinde yerlesmis olan urartulara ait boga basi figurleriyle suslu bronz kazanlar, tunc kaplar, muhurler de muzenin koleksiyonlari arasindadir. muzedeki en onemli eserlerden biri de insan boyutunda bir ana tanrica (bkz: kybele) heykelidir.

    muze binasinin planina gore, ic kisimda bulunan dikdortgen bir salonun etrafinda genis ve tepeden gunes isigi alan bir sergi salonu vardir. ic kisimdaki odada genellikle hititler’in baskenti hattusas ve orta anadolu’dan getirilmis olan tas kabartmalar bulunmaktadir. ayrica ankara ve cevresindeki kazilarda ele gecmis yunan, helenistik, roma ve bizans donemlerine ait eserler ile sikkeler de muzenin alt katinda gorulebilir.

    dunyaca unlu koleksiyonlari yurtdisindan ozel, donemsel sergiler icin surekli talep goren muze 1997 yilinda avrupa’da “yilin muzesi”unvanini almistir.
  • müze girişindeki ilk bölümde yer alan temsili oda ile hitit buluntuları arasında, neolitik ve kalkolitik döneme ait çok özel eşyalar vardır. benim en çok ilgimi çekenler; obsidiyen taşından mamul ayna (dile kolay tarihin ilk aynası sayılabilir), kemik ve obsidien karışımı ile üretilmiş ustura kılıklı bir alet ve envai çeşidi görülebilecek toka, çengelli iğne ve benzeri gündelik kullanım eşyalarıdır.

    kil tabletleri uzun uzadıya incelemek de ayrı bir keyiftir.

    müze yapısının restorasyonunun çok başarılı olmasının yanısıra bedestenin yani ana salonun sade ve büyüleyici bir etkisi vardır, özellikle de kalabalık zamanlarda. ancak turist gruplarını gezdiren rehberlerin ve grupların bizzat (anadolu'da yer alan tüm ören yerleri ve müzelerde olduğu gibi) yüksek sesle değil neredeyse höykürerek bir şeyler anlatması kalabalık zamanlarda çekilmez bir yan unsur haline gelebilir.

    özellikle kışın daha sakin zamanlarda, bol vakit ayrılarak gezilmesi illa ki gerekir.

    yanınızda bir bilen yada takip edilebilecek bir kaynak olmadığında, neyin ne olduğu anlaşılmaz ise sıkıcı bir hale dönüşme riski her zaman vardır.

    "yemek üstüne tatlı" niyetine; müzeden ayrılmak şehre kavuşmak için, hisar caddesi tarafından değil de, at pazarı meydanı'ndan geçerek, çengel hanın önünden koyun pazarı yokuşu'ndan aşağı baharatçıların arasından sepetçilere doğru geze geze varılıp, samanpazarı'nı da geçip en nihayetinde opera köprüsü'ne inecek bir rota izlenmesi müze gezisine ayrı bir "neş e" katabilir. bu rota da küçük değişiklikler ile müzeye gidip gelmek pazara gitmek gibi bir alışkanlık haline gelebilir.
  • ozel bir ispanyol isletmesine devredilerek ozellestirilmesi yakin tarihte gundeme gelmis,bu vesileyle de yitip gitmeye iyice yaklasan, ankara'daki gormeye deger az sayidaki mekandan bir tanesi...