şükela:  tümü | bugün
  • altın çağı'nı sultan alaaddin keykubat döneminde yaşayan, sanata ve ilme değer vermiş, döneminin dünyaca meşhur alimlerine kapı açmış, destek çıkmış türk devleti.
    başkenti konya olması münasebetiyle konya'ya yapmış oldukları mimari yapılar, taş oymacılığı dünya sanat tarihinin şaheserleri arasındadır. özellikle ince minareli medrese, sırçalı medrese, karatay medresesi, sahip ata medresesi, alaaddin keykubat camii ve daha kümbetler bugün birçok yerli yabancı turistin ilgisini çekmektedir.
    taş işçiliği ve çinicilikte akıllara durgunluk veren eserler verildiği bu dönemde, kayseri, tokat altın çağlarını yaşamıştır.
    ayrıca mevlana celaleddin rumi, sadreddin konevi, muhyiddin ibn arabi, şems-i tebrizi gibi dünyaca meşhur alim ve mutasavvıflar anadolu selçuklu devleti'nin koruması altında özgürce yaşayabilmiş, ürün vermişlerdir.
  • hukumdarlarinin isimleri sirayla:
    1. kılıçarslan
    1.mesut
    2.kılıçarslan
    1.gıyaseddin keyhüsrev
    1.izzetin keykvus
    1.alaeddin keykubat
    2.gıyaseddin keyhüsrev
  • turk devleti gibi devlet... ozellikle osmanlilarin bir cok medeniyeti icine almasi, padisahlarin genleri munasebetiyle turklukten uzaklasmalari ve yikilmaya yakin buyuk bir sacmalik olan ve bugun amerikalilarin uyguladiklari vatandaslik sistemine benzeyen osmanlicilik sistemiyle turk devletinden cok karisik bir uygarliga benzemesi selcuklularin tarihimizdeki onemini artirir... cunku butun yonetimin turklerde oldugu ilmi ve sanatiyla geride biraktiklari mimarisi ve yasadigi yillarin gunumuze olan uzakligi sebebiyle cok buyuk bir yere sahiptir.
  • hükümdarlarından 1. mesud zamanında anadolu, türkiye adıyla anılmaya başlandığından dolayı "türkiye selçuklu devleti" olarak adlandırılmasında akıl fikir dışı bir durum bulunmamaktadır.
    ekleme: anadolu'nun, türkiye adı ile anılması bu devlet sonrasında ortaya çıkan bir şey değil aksine devlet varken de varolan bir durum olduğundan tarihin tahribi gibi bir durum söz konusu değildir.
  • orta asyadan gelen türklerin islamiyeti kabulünden sonra özlerine sırt dönüp araplaşmaya başlamaları bu devlet zamanında hızlanmıştır. bunun en basit göstergesi devletin başındakilerin isimlerinin zamanla türkçe isimlerden arap isimlerine kayması ile görülebilir. ayrıca anadolu'nun ismi tarihte nadiren, bazı kaynaklarda türkiye diye geçmiştir. yani koskoca tarihi türkiye selçuklu devleti diye tahrip etmenin gereği ve faydası yoktur.
    ekleme: bu devletin adını türkiye selçuklu diye kayıtlara geçirmek tarihi çarpıtmaktır. bu coğrafyanın o dönemde nadiren türkiye olarak anılması, 1000 yıllık roma toprağını 100 yılda türk toprağına çevirmez. bak neredeyse 1000 yıl oldu hala çeviremedi.
  • genellikle kendilerini rum selçukluları/rum selçukileri veya kısaca rum sultanlığı olarak anan devlet. iran,doğu roma ve türk kültürleri arasında müthiş bir sentez yaratmışlardır, hangi hanedan bir şehzadeye muizzeddin kayzer-şah gibi bir isim verir ki...
  • rum selcuklu devleti icin sonradan uydurulmus politically correct isim.
  • hüküm sürdükleri yıllarda 1. dalga (1'den 8'e kadar olan haçlı seferleri) haçlı seferlerine karşı anadoluda adeta bir paratoner vazifesi görmüş ve islam dünyasını ortaçağda avrupanın saldırılarına karşı anadolunun özellikle batısında kendini yıprata pahasına savunmuş ve haçlıları püskürtmüşlerdir. belki de islam dünyasında türklerin prestijinin doruklara ulaştığı nokta bu sürece tesadüf etmektedir.
  • günümüzde anadolu'da gördüğümüz, cami, çeşme, kervansaray, yol ıvır zıvır ne kadar mimari eser varsa büyük bir çoğunluğu bu devlet tarafından yaptırılmıştır. bu devletle eş zamanlı hükümsüren, mengüceklüler, saltuklular, danişmentliler ve tabii artuklular'ı da yabana atmadan bunu söylemek lazım.