şükela:  tümü | bugün
  • anadolu universitesinin eskisehirde muttalip civarinda olusturdugu kampus seklidir
    sivil havacilik yuksek okulu, eskisehir havaalani, beden egitimi spor yuksek okulu, bazi muhendislikler bolumleri bulunur
    muttalip tarafindaki kocaman bir cayir uzerindedir, kocaman yesil bir alan..
    muhtemelen bir kac sene icerisinde, mitoz bolunme sayesinde iki eylul universitesi ismini alip basli basina bir universite olacaktir
  • anadolu üniversitesinde düzenlenen bahar şenliklerinin adam akıllı yapıldığı yerdir. yunusemre kampüsünde olay su savaşından öteye geçmezken, burada bulunan sponsorlar, yapılan animasyonlar, gerçekleşen konserler ve hatta uçak gösterileriyle tam bir panayır, bir şölen havası yaratılır. bu sene yapılmaması ise hayal kırıklığı yaratmıştır bizlerde.
  • arkadaşın "ulan burası hakkaten dağmış, burada kayıtlı ayılar da vardır" dedigi kampusumsu yer...
  • okula ilk başladığım (1996) yıllarda sadece sabah 8:30 ve 9:00 otobüsleri yalvar yakar girerdi okula kadar...biz muhtemelen sabahları ve tabiki ders bitimi akşamları, giriş kapısından okula kadar yaklaşık 1.5 km yolu yürüdük...

    eskişehir ayazını bilenlerin beni daha iyi anlıyacağını umarım ki, o yıllarda orada doğru düzgün tek bi ağacın bile olmadığına dikkat çekmek isterim... soğuk havalarda o yolu yürürken ağladığımı daha dün gibi hatırlarım...

    daha sonraları ek binaların yapılması ve muttalip belediyesinin öğrenciler üzerinden para kazanabileceğini anlaması ile çok az da olsa hareket kazanmaya başlamıştır kampüs... nihayetinde muttalip belediyesinin aklına sadece okula gidip gelen otobüs seferleri koymak gelmiştir...okula sadece içinde öğrencilerin olduğu bir otobüsle gidip gelmenin keyfini yaşamak ise yaklaşık 2 senemizi almıştır...

    beden eğitimi ve spor yüksek okulu ile mühendislik mimarlık fakültesinin de açılması ile kampüs şu günlerde hiç görülmediği kadar doluluk ve hareketi kazanmış gibi görünmekte gözüme...

    inanması zor ama içine venedik pastanelerinin bir şubesinin açıldığını bile duydum...gözlerim yaşardı sevindim valla...

    ancak çeken bilir açlıktan ölürken bi sakız bile bulamadığın kantinlerde boş mideye içilen çayların tadını...
  • yagmurlu gunlerde cok yakinima yildirim dusmesi nedeniyle yurumeye korktugum kampus.
  • yunusemre kampüsü nün yanında oldukça sönük kalan, unutulmuş kampüs. yunusemre kampsünden çok daha büyüktür ama oradaki binaların yarısı bile yoktur. açık bir alanda olması ve çevrede az; pardon hiç bina olmaması sebebi ile çok soğuk olur, kışın eskişehir ayazı ile birleşince daha da güzel olur tadından yenmez. en büyük sorunuda 5.30- 6.00 dan sonra geri dönmenin çok zor olmasıdır. hele bir de akşam 8.00 e ek ders varsa yandınız...
  • 75 öğretim elemanı odası , 1 konferans salonu, 1 çok amaçlı salon, 1 kütüphane, 3 televizyon-video izleme salonu, kafeterya ve sergi koridoruna sahip yabancı diller binasınının temellerinin yükseldiği kampüstür.

    binada toplam 130 derslik ve 5 laboratuvar bulunurken tesis 33 bin metrekarelik kapalı alandan oluşuyor.böylece üniversiteye yeni kayıt olan çömezlerinde 2008-2009 öğretim yılından itibaren muttalip köyünün havasını alması kesinleşmiş durumda.

    edit: an itibari ile beginner sınıfları mühendislik öğrencilerinin yanında sığıntı halinde okumaktalarmış.
    edit2:binaya ek yemekhane bitmiş olmamasına rağmen 2009-2010 öğretim yılında faaliyete geçirilmiş durumda.nasıl yemek yedikleri bir muamma
  • 4 yıldır ayaklarımın geri geri gittiği yer. anadolu üniversitesi'nin diğer kampüsüne* nazaran pasif, güdük kalmış bir kampüstür. her ne kadar üniversite yönetimi bu kampüse önem vermeye çalışsa da artık alışılmışlık mıdır, doğası gereği midir, uzaklık mıdır nedir bu kampüs* sönük kalmıştır diğerinin yanında. öğrencileri de durumu kabullenmişçesine farklılık, yavanlık tartışılmaz olmuştur. haftalık basılan ve ücretsiz dağıtılan, okulun yayın organı anadolu haber bile bu kampüse ya hiç gelmez, ya da bir hafta sonra gelir. vizontele'yi hatılatır bu haliyle. diğer kampüstekiler bi haberi unuttuklarında bu kampüstekilerin daha yeni haberi oluyordur. bu gazete bu kampüse geliyorsa da ya sadece hocalara geliyor yada geldiğinde biri alıp saklıyo bu gazeteleri. gerçi bi kaç kez mimarlık kantininde bu gazeteyi görmüştüm hakkını yemek gibi olmasın. eee, bu haliyle de kötü. sanki mimarlık öğrencileri sanat sepet işleriyle çok ilgili, gündemle yakından alakalı, okuyan yazan adamlarmış gibi gazeteyi sadece bu kantine koymak da ironik doğrusu. tabi ki de tüm genellemeler yanlıştır, bütün mimarlık öğrencilerini aynı kefeye koymak haksızlık ben de farkındayım ama çoğu bahsettiğim gibi, valla.

    ulaşım eskiye oranla daha düzenli fakat tam olarak sıkıntısız değildir. 10dk'da bir çar$ıdan bir otobüs kalkmakta, daha doğrusu bu otobüs iki kampüs arasında ring seferi yapmaktadır.
    haa, unutmadan yeni bir uygulamaya göre üniversite yönetimi iki kampüs arasına yeni bir otobüs temin etmiş, bu otobüs sırf bu iki kampüs arasında gidip gelecekmiş(ücretsiz/hafta içi her gün). $öyle ki;

    hareket saatleri:
    yunusemre kampusü saat: 10:00
    iki eylül kampusü saat: 11:00
    yunusemre kampusü saat: 12:00
    iki eylül kampusü saat: 13:00
    yunusemre kampusü saat: 14:00
    iki eylül kampusü saat: 15:00
    yunusemre kampusü saat: 16:00
    iki eylül kampusü saat: 17:00

    kalkış yeri:
    yunusemre kampusü : öğrenci konseyi bürosu yanı
    iki eylül kampusü : yemekhane yanı

    tabi sadece otobüs değil, dolmuşla da gitmek mümkündür kampüse. dönem başına kadar kampüsün içine kadar giren dolmuşların ani bir kararla kampüs içine girmesi yasaklanmıştır. tabi bu uygulamaya öğrenciler ve öğrenci temsilcileri ses çıkarmış mıdır? tabi ki hayır.

    mühendislik mimarlık fakültesi, sivil havacılık yüksekokulu ve besyo'yu bünyesinde barındıran kampüsün öğrenci profili pek renkli değildir. besyolular ve havacılık öğrencileri bi yana mühendislik mimarlık öğrencileri kampüsün omurgasını oluşturur. tabi seneye yetişir de hazırlık tamamen buraya taşınırsa dengeler değişebilir.
    tüm genellemeler yanlıştır savına istinaden genellikle mal adamlardır mühendislik öğrencileri. kendini güzel zanneden, egosu yüksek abdurrahman çelebi'ler çoktur. apolitik, bireyci, anlamsızca farklı olma çabası içinde(özgün değil)... aslında günümüz üniversite gençliğinin genel profilinden pek de farklı değil bu haliyle.

    kışlar bir başka sert geçer burada. eskişehir ayazı rüştünü tam anlamıyla ispatlamıştır. buz gibi olur kışın. hele bi de bu ayaz sert rüzgarla el ele verdi mi offf offf, kaçmak ister insan. neresi olursa, yeter ki burası olmasın.
  • kış aylarında ılık başlayan bir günün öğle sonrasında tipi görme ihtimalinin yüksek olduğu kampüs. yani bugün hava güzelmiş ince giyiniyim de terlemeyeyim gibi bir düşünce aklınıza geldiğinde tövbe deyin, annenizin ördüğü içliği giyin.