şükela:  tümü | bugün
  • bazı çevrelerce istanbul olmadığı iddia edilmektedir. öyleyse alın istanbul sizin olsun. kadıköy'ü bize bırakın.
  • çevre düzeni ve oturabilirlik bakımdan avrupa yakasından olumlu yönde ayrılan avrupa yakası manzaralı yaka. anadolu yakasında ikamet edip anadolu yakasını iyi bilen biri olarak, yakada bulunan bütün ilçeler hakkında biraz bilgi versek fena olmaz hani;

    kadıköy: anadolu yakasının en güzide, nezih ve aynı zamanda işlek semtlerini içinde barındıran ilçedir. aynı zamanda barlar sokağı ünlü olan, eğlenceside ilgi çeken ilçede; iskele, rıhtım, altıyol, kızıltoprak ve bahariye etrafı her daim kalabalıktır. moda gibi her istanbul sakininin en az bir kere geldiği, gelmediyse gelmesi gerektiği güzel semti barındırır. ülkenin en popüler, güzide caddelerinden olan bağdat caddesi'ni anlatmaya ise gerek yoktur. istiklal caddesi' ne benzetilen nostaljik tramvay ile bahariye caddesi ile moda' ya çıkarsınız. fenerbahçe, erenköy, ziverbey, şenesenevler, suadiye, göztepe, bostancı, kozyatağı gibi anadolu yakasının sakinliğini tanımlayan semtleri bulunur. caddebostan sahili akşamları vazgeçilmeziniz olabilir. içerenköy, yeni sahra, kayışdağı ve bakkalköy kısmı ataşehir ilçe olduktan sonra ilçeden çıkmış bazı mahalleleridir. ayrıca istanbul' un anadoluya açılan kapısı olarak adlandırılan haydarpaşa garına sahiptir.

    maltepe: konum ve gelişmişlik olarak kadıköy ile kartal arasında kalan ilçedir. şu şekilde anlatabiliriz; "kadıköy>maltepe>kartal>pe..". ayrıca kendisini hızla geliştiren ilçedir. özellikle sahil tarafları yani e5 alt kısmı; minibüs caddesi ve sahil yolu nezihlik bakımından kadıköy' e benzeyen bir eğilim gösterir. tabiki bu benzeyen tarafı maltepe içini ayrı tutabiliriz. kentsel dönüşüm projesi içinde bulunan tamamen yıkılması planlanan başıbüyük semti burdadır. idealtepe, küçükyalı ve altıntepe' ye doğru gittiğinizde kadıköy kokusu burnunuza gelir gibi olur ama cevizli, zümrütevler, maltepe içi ve gülsuyu mahalleleri kendi aralarında değişkenlik gösterse de maltepe' nin özünü oluşturur.

    kartal: sultanbeyli, pendik ve maltepe ile sınır ilçedir. anadolu yakası' nın ümraniye ilçesi gibi gelişmekte olan ilçeleri arasındadır. eski belediye başkanı kartal yaşam kalitesini yükseltme projesi ile kartal' ı geliştirmeye kararlı gözükürken, yerel seçimlerden sonra değişen belediye başkanı aynı projeyi devam ettirmesi kartal açısından önemli olacaktır. kartal sahil tarafı maltepe ilçesinde olduğu gibi nezih sayılacak mahalleleri barındırır. kartal halkının geneli ihtiyacını alışveriş merkezi ile karşılamak değilde pazar esnafından alışveriş yapmayı tercih eden ve bununla beraber mahalle ortamı olan ve en azından birbirini tanıyan komşuluk ilişkisi gelişmiş ilçelerdendir. cevizli, yakacık gibi semtler bulunur. atalar ilçenin nezih, sakin ve oturulası semtlerindendir.

    pendik: pendik ilçesine hoşgeldiniz yazılı tabelayı gördünüz mü anadolu yakasını bir çizgi halinde düşünürsek avrupa' dan gelecek şekilde yakanın sonlarına doğru geldiniz demektir. pendik ilçesi tuzla ile kartal arasında kalan bölgededir. sahil yolu, e5, demiryolu, minibüs caddesi paralleri bu semtde de devamlılık gösterir. pendik' in yükselen değeri kurtköy 'e geleceğin ataşehir' i gözü ile bakılmaktadır ve bolca bu semte yatırım yapılmaktadır. sabiha gökçen havaalanı, istanbul park, viaport gibi ülke için önemli değerler burdadır.

    tuzla: tersane ve sanayi ilçesidir. anadolu yakası ruhunu pek yansıtmayan kocaeli ile sınır, anadolu yakasının başlangıcı, merkezi küçük ilçesidir. sahili pendik, kartal sahili gibi temiz ve güzeldir. ayrıca formula 1 sahasının büyük bir bölümü bu ilçeye aittir. ilçede sanayinin gelişmiş olması orada oturulamaz anlamına gelmemektedir. tuzla' nın değişik mahalleleri değişik kültürleri barındırmaktadır. siteler, müstakil evler, apartman ile oluşturulan birbirinden farklı mahalleleri olmakla beraber, direk adından da anlaşılacağı üzere orda bulunan yayla mahallesi bildiğiniz erzurum yaylası gibidir. kısacası tuzla, kimliği tam olarak belli olmayan mahalleleri birbirinden değişik bir ilçedir.

    adalar: büyükada, heybeliada, burgazada, sedef, sivri, yassıada, tavşan, kaşık adası ve burgaz olmak üzere 9 adadan oluşur. merkezi büyükadadır. bostancı, caddebostan, göztepe, maltepe, kartal' a kadar bu semtlerin sahil boyunca manzarasını oluşturur.. heybeli, büyük ve burgaz adaları 1 kaç günlük kaçamak için idealdir. haftasonları plajları kalabalık olur. bostancı, kabataş ve kadıköy' den her daim ulaşım vardır buralara. adaların balık restaurantları son derece güzel ve kalitelidir. bilindiği üzere adada alışveriş diğer ilçelere göre biraz daha pahalıdır.

    üsküdar: kuzey kısmında beykoz, doğusunda ataşehir ve kadıköy, ümraniye ile çevrilmiş ilçedir. kız kulesi ve galatata kulesi karşısında ya da istanbul' un en güzel gözüktüğü yerlerden biri olan çamlıca ' da oturup çay keyfi ile en güzel muhabbetleri yapabileceğiniz, nakkaştepe' de bulunan lüks restaurantlarda müthiş bir akşam yemeği yiyebileceğiniz en güzel manzaraya, konuma sahip diyebileceğimiz ilçedir. sadece anadolu yakası değil üsküdar' ın tarihi dokusu istanbul' un ruhunu oluşturan ilçelerdendir. mahalle havasını her daim barındıran fazla değişim göstermeyen mahalleleri bulunur. üsküdar' ın tamamını anlatmaya kalksak istanbul' un yarısını anlatmış gibi oluruz çünkü istanbul' un en eski yerleşim birimleri arasındadır. medreseleri, kervansarayları, hanları, tarihi çeşmeleri, sarayları ve köşkleri ile bir bütündür.

    ümraniye: anadolu yakasının en çok değişim gösteren ilçelerinin başını çekmektedir. semtlerine göre değişen, çeşitlilik gösteren insanları vardır. konumu gereği ile yani coğrafi bakımdan yatırım yapılmak için en uygun ilçe olması ümraniye' nin en büyük şansıdır. bundan 10 yıl önce ümraniye' ye gelmiş bir insanın bugün tekrar gelip görmesiyle büyük şaşkınlık geçirecek kadar değişmiştir. caddeleri, sokakları, binaları yenilenmiş çevre düzenlemesi hızla yapılmış bölgedir. bu kentleşme ümraniye' nin nüfusunu oldukça artırmış istanbul' un en kalabalık ilçeleri arasına sokmuştur. ayrıca ilçenin gözdesi olan, soyak yenişehir evleri ilçenin çakmak mahallesinde bulunur.

    şile : anadolu yakasının karadeniz' e kıyısı olan tatil yöresi gözüyle bakılan ilçesidir. denize girmek isteyen, karadeniz havası solumak isteyen insanlarımız için birebirdir. kumbaba, ağlayan kaya ve onbir göller vadisi gezilip, görülmeye değerdir. konaklama imkanları olup, 25 kadar oteli bulunur.

    beykoz: ikinci köprü tarafında olan boğaz ve karadenize kıyısı olan maslak, levent ile karşı karşıya olan deniz kokan ilçedir. şehir gürültüsünden uzak olması ile tanınır. bir tarafı istanbul, arka tarafı başka şehir havası varmış gibi değişken bir konumu vardır bu ilçenin çünkü deniz seviyesinden yaklaşık 250 metreye kadar yükselir arazisi. doğası avrupa yakasında bulunan sarıyer ile benzeşmektedir. anadolu kavağı, kanlıca, riva, polonezköy, değirmen dere gezilip görülmesi gereken yerleridir.

    çekmeköy: bir zamanlar ümraniye' ye ve bazı mahalleleri beykoz' a bağlı olan yeni bir ilçedir. şile, beykoz, ümraniye ilçeleri ile çevrelenmiştir. ormanlık alanını hala koruyan ilçe, istanbul anadolu yakası ruhunun şile ve beykoz gibi sakin olduğu ilçelerindedir. ama zamanla istanbul' un genişleyen kentleşme projelerinin hayata geçeceği mekanlarından gelir bu ilçe. ormanlık alanlarında mangal keyfi, ilçe sakinlerinin ve başka ilçelerden gelenlerin vazgeçilmez zevkidir.

    sultanbeyli: eskiden kartal' a bağlı olup 1992' de ilçe statüsüne kavuşmuş ilçedir. otoban bu ilçeyi ikiye ayırır. otobandan buraya gelmek isteyenler görülen kartal- sultanbeyli tabelası ile sapaktan giriş yapar. bu ilçe anadolu yakasının belirteni olan anadolu kelimesini sadece dilbilgisi kuralı ile açıklamamaktadır. istanbul' un anadolu kısmı diyebileceğimiz az gelişmiş ilçesidir. muhafazakar bir yapıya sahip, genelde dar gelirlilerin ikamet ettiği yerdir.

    sancaktepe: 2008 yılında, daha önce ümraniye' ye bağlı olan sarıgazi ve yenidoğan kartal' ın samandıra semtleri ile birleşerek ilçe olmuştur. merkez semti sarıgazi olan ilçedir.

    ataşehir: anadolu yakasının en yeni ilçesidir. batı ataşehir diye adlandırılan bölgesi ataşehir' in göbeği olan ve nezih, lüks konutlara sahip yeridir. anadolu yakasının en pahalı, çağdaş daireleri burdadır. şehir merkezine uzak olsa da tercih edilen yerler arasındadır. kabataslak anlatırsak; tem ve e5' in birleştiği yerde bulunur. ama ilçe olmasıyla beraber; kadıköy' ün kayışdağı, içerenköy, yeni sahra , inönü mahallesi , barbaros mahalleleri, üsküdar' ın örnek, esatpaşa ve fetih mahalleleri ile ümraniye' nin yeniçamlıca, mustafa kemal semtlerinin büyük bölümü buraya dahil edildi.
  • kitap okumak için belli bir ritüelim yoktur. öyle yağmur, kahve, battaniye romantiği değilim. kedi ile zaten aram yok. neyse ki, uçan kuştan, esen yelden, açık duran dolap kapağından, eğik takılan kubbe aleminden bozulan konsantrasyonum, konu kitap olunca bin yıldır hareketsiz duran bir bir buddha heykeli suretine bürüneviyor. sanırım şu hayatta en şanslı olduğum konu bu. mekan ve zaman farketmeksizin kitap okuyabilirim.

    son bir kaç yıldır sadece mustafa kutlu okurken bir ritüele sahibim. son 3 yıldır kutlu'nun çıkardığı kitabı hep aynı kayısı ağacının altında, aynı menekşelerin dibinde okudum, bir oturuşta. anadolu yakası 'nı okurken de bu ritüele sadık kaldım. mustafa kutlu ne yazarsa yazsın, okurken insan kendini ferahfahur hissediyor. tarla tapan, mal davar, çiçek böcek, ay yıldız, köy kent derken kitap bitiveriyor. bu da hikaye mi canım diye dudak bükerken, kendimizi çok eskiden bildiğimiz ama şimdilerde unuttuğumuz bir kurgunun içinde buluveriyoruz.

    kutlu bu geleneğini yine değiştirmeden ve son yıllarda yaptığı gibi, sadece bir hikaye anlatmak yerine alt metinde okuyucuya fikirlerini de söylüyor. evvel eskiden beri yapar bunu. iyi ki de yapar. ama bu fikreden ses hikayede biraz gür çıkınca ortadaki hikaye flulaşıyor. bir fotoğrafın netlik ayarı gibi. önde fikirler netleşirken, fon bulanıklaşıyor. bir zararı var mı? elbette ki yok. ama ben her mustafa kutlu kitabı kapağı açtığımda içime dolacak olan o başak, yağmur, hanımeli kokusunu hâlâ ve ısrarla arıyorum.

    anadolu yakası güzel bir hikaye ama bir uzun hikaye değil...
  • bağımlılık yaptığı için, avrupa yakasına geçilip geri dönüldüğünde huzur veren mekandır. karşıda, gün boyu bir keşmekeşin yaşandığı avrupa yakasından motorla veya gemiyle üsküdar'a gelip kıyıya çıktığınızda rahatlarsınız.
  • hiç bir popülizme mahal vermeden söyleyebilirim ki, avrupa yakasına olur da bir işim çıkıp gidersem, döndüğümde kendimi evimde gibi hissettiğim yerdir.
    bu his gerçek bir his. istanbul, avrupa yakasıdır, istanbul'dan kaçışımız ise anadolu yakası. olur da yanlışlıkla bir osmanbey, zeytinburnu, merter, yenibosna....vs ye yolum düşerse kaçmak için can attığım yerdir.

    kadıköyü'ne aşık olmuşuz, fenerbahçe neredeyse biz de oradayız. net!!111
  • 15 yıl avrupa yakasında yaşadıktan sonra birkaç ay önce taşındığım taraf. şimdi her karşıya geçtiğimde avrupa tarafında yaşayanın aklına osurayım diyorum.
  • dogup buyudugum, benim dedigim, istanbul´un yasanilacak kesimidir kesinlikle. isin olur, gezmek istersin, soyle bir tarihi yarimadayi turlayayim der avrupa yakasina gecersin ama illa ki anadolu yakasinda yasarsin. her iki yakada da yasayip ayri dusmus biri olarak tercihim daima anadolu tarafidir.
    vaktiyle avrupa disi mimari alaninda calisma yapan, cokca gezen bir avusturyali profersorle ilk tanismamizda yasadigim yeri sordugunda kisaca istanbul demistim de, "herhalde anadolu yakasindansin. bu nezaket, verdigin bu huzur avrupa yakasindan olamaz" demisti. bu da boyle bir animdir.
  • istanbul'u daha çok yaşayanların yakasıdır aslında. çünkü hem anadolu yakası hem avrupa yakası vazgeçilmezdir burada yaşayanlar için. kadıköy de, salacak da, çamlıca da, moda da yaşamın bir parçasıdır taksim kadar, beşiktaş kadar, nişantaşı, etiler kadar.

    oysa avrupa yakası ikametliler için anadolu yakası kırk yılda bir geçilen diğer yarısıdır istanbul'un. adı üstünde diğer yarısıdır, anadolu yakası olmadan istanbul hep eksik kalır.
  • avrupa yakasında dogmus buyumus insanların kabusudur genelde.
    -ayy icim daraldı ne zaman eve donucez....
    -ne bu boyle genıs genıs caddeler , amerikan mimari yapısı taklit eden birbiriyle hep aynı sokaklar...
    -alo ben kayboldum...kacıncı sag demistin?
    -ama bizim manzaramız daha güzel ...yok yok karsıya hic bakma.sen direkt haliçe dogru odaklan...

    aynı durum anadolu yakasında dogup buyuyenler icinde farklı bir acıdan tezahur eder...

    -ayy icim daraldı , eve asla donemiycez...
    -ee arabayı nereye sokucaz?
    -alo ben kayboldum ...burda 3 tane starbucks var...
    -ama bizim manzaramız daha güzel...boyle avrupa yakasını görüyoruz bir kere:)
  • daha doğru bir kullanım için asya yakası olması gereken , istanbul'un diğer tarafıdır.

    aksi takdirde avrupa yakası'na da trakya yakası demek gerekecektir ki bu hadiseyi fazlaca uzatmı$ oluruz.

    dahada uzatmak isteyenler için:
    (bkz: anadolu ve rumeli müdafaa-i hukuk cemiyeti)