şükela:  tümü | bugün
82 entry daha
  • gereksiz triplere girmiş tiptir. gerçek elitlik bu değil.

    iki yakanın da olumlu ve olumsuz yönleri var. istanbul dışında doğup büyümüş ve üniversite sonrası buraya yerleşmiş bir türk vatandaşı olarak romantizmden sıyrılarak yorumlayabileceğimi düşünüyorum bu onca köprüye, tünele rağmen bir türlü bir araya gelemeyen iki yakayı.

    her iki yakada da onar yıl civarı oturdum. avrupa'da şişli-beyoğlu-fatih ekseninde otururken ayda 1-2 kere anadolu'ya geçerdim muhakkak. anadolu'ya koşuyolu-acıbadem tarafına taşındıktan sonra önemli bir iş olmadıkça avrupa'ya geçmemeye çalışıyorum. 2-3 ayda bir akraba ziyareti vb için geçiyorum sanırım.

    anadolu yakası huzur, dinginlik, daha medeni insanlar, daha az trafik, daha yeşil, daha temiz sokaklar gibi geliyor bana.

    ilk taşındığım dönemde beyoğlu, beşiktaş istanbul'un çekim noktalarıydı. bir şekilde eğlenmeye, gezmeye oralara giderdik. buluşma yerleri de hep oralardaydı. şimdi kadıköy'ün ortamı bence buralardan çok daha güzel.

    bir de arap ve afrikalı turist, suriyeli mülteci pek görünmüyor buaralarda. kadıköy'de göreceğiniz turistler ya airbnb ile gezen genç avrupalılar ya da erasmus benzeri eğitim için gelenlerdir. slavlar da keşfetti sanırım son 1-2 yıldır. o diller de çalınıyor kulağıma.

    ama şunu da belirtelim, e-5 üzeri mahalleler. ümraniye'nin ara sokakları, dudullu, samandıra, sultanbeyli gibi sıkıntılı mahallaleri olan semtler de var anadolu'da. burası das güllük gülistanlık değil. ama avrupa yakasındaki muadilleri olan avcılar, bağcılar, gaziosmanpaşa ile karşılaştırınca anadolu yakası yine de daha iyi not alıyor benden.

    (bkz: gönül kimi severse güzel odur)