şükela:  tümü | bugün
  • hiçbir iş verenin bilmediği ama ısrarla aradığı özellik.
  • adını çok duyup kendisine bi türlü rastlayamadığımız sevilesi düşünce sistemi. böyle yumuk yumuk elleri vardır. bulsam evde bile beslerim
  • iş ilanlarında yer alan "sonuç odaklı" ile zaman zaman çakışabilmektedir. bu yüzden iş ilanı verecek olsam "hızlı ve başarılı kararlar alabilme" yeteneği diyerekten genellemenin dibine vururum.

    özel şirketlerdeki yöneticiler genel olarak saatlerce tartışma yapıp (kendileri discuss etmek der) sonuca erişememe ya da ani kararlar verip sıçma özelliğine sahiptir. bu yüzden zamanla "en hızlı şekilde en güzel bahaneyi bulabilme" mertebesine erişirler.
  • bir olayı sentezleyerek, olabilecek sorunlar karşısında çözüm üretebilmedir.

    en iyi açılımı dereyi görmeden paçayı sıvamak olan atasözüdür.
  • kısacası ben seni ve isteklerini iyi anlıyorum, sen de beni anla demektir.
  • hayatınız olduğu zaman dost mu düşman mı belli değil. hayatınızda uygulayacağınız alanların sınırlarının iyi çizilmiş olması gerekiyor.
  • ülkemizde uygulanmayan düşünce sistemi...
  • analitik düşünce, matematik ve mantıkla desteklenmiş düşüncedir. hiç matematik bilmeyen, hayatında mantık ve felsefe disiplinlerini akademik düzeyde bir dönem bari almayan kimse, analitik düşünceden yoksun olabilir. buna rağmen iyi bir düşünce ustası nezdinde çalışmış birisi problemlere analitik yaklaşabilir. kanıksamış (şartlanmış), dogmatik yaklaşım sahiplerinin analitik düşünebileceği sanılmıyor. bir satranç oyuncusu oyun esnasında analitik düşünür. satrançta şansın hiç rolü yoktur.
  • okul öncesi dönemlerde üzerinde ağırlık verilmesi gereken aydın bir topluluğa ulaşabilmenin anahtarıdır.

    neden-sonuç ilişkilerini analiz etmeye çocuk yaşlarda başlandığı takdirde, tuvaletten sonra el yıkama, yere düşen ekmeği öpüp başımıza koyma, dişlerimizi fırçalamak gibi bazı genel davranışlar gibi garipsenmez ve hayatın içerisinde olur.

    oy verirken düşünür, analiz yapar ona göre verir, herhangi bir olayın nedeni konusunda sorgulamalara gider. dindar olunacaksa buyursunlar olsunlar namazı neden kıldığını sorgulayıp orucu neden tuttuğuna kadar sorgulayıp doğruyu dinde bulan insanın zararı olmaz. analitik düşünceile kur'anı neden okuduğunu veyahut cemaatlerin, mezheplerin yeterince gereksiz olduğuna erişebilir.

    (bkz: hayrettin karamanin evet demek farzdir fetvasi) gibi başlıkları gördüğünde sorgulamaya gider. benim dinim böyle bir şey emretmiş midir diye.

    tekrar düşünür. ilk gemicik alındığı zaman 2007 yılında aldı nasıl hangi parayla alabildi ? şimdi filosu oldu. bu derenin suyu nereden geliyor...

    fakat dünyanın düşünen insana hiç bir zaman ihtiyacı yoktur. %5lik kesimi düşünmesi yeterlidir. istenilenden fazlası düşünüldüğünde ise o kişilere anarşist, çapulcu, terörist gibi sıfatlar yapıştırılarak %95lik kesim tarafından bastırılır.

    ülkemiz için geçerli değildir bu durum sadece. tüm dünyada maalesef sistem bu şekilde işlemektedir. kapitalist düzenin içerisinde belirli bir maaşla çalıştırdığın güvenlik güçlerini yine kapitali koruması için sorgusuz sualsiz para için çalışmaya ikna edebilirsiniz.

    bir usta yaptığı işi neden yaptığını sorgularsa eğer neden yaptığını daha doğru nasıl şekilde yapılabilirliğini sorgular. başarıya daha kolay yoldan ulaşabilir.

    "neden ?"

    zamanında "türban" olayları çıktığında (2008) gidip türbanlı insanların haklarını savundum, gezi olaylarında ise yine ön saflarda bulundum. ilkinde kahramanken 2. olayda terörist oldum. ben yine aynı bendim hayata aynı pencereden bakıyordum. fakat bana karşı söylemler değişti. söyleyen kişiler aynıydı..

    öğretin çocuğunuza, yakınınıza. benim söylediğim her daim doğru değildir diye anlatın. eğer bir çocuk anne-babasının yaptığını yapıyorsa o çocuktan hayır gelmez. çocuk her zaman anne-babasından fazlasını düşünmeli ki şahsını ve yaşadığı toplumu ihya edebilsin. analitik düşünce için üniversite-lise mezunu olmaya gerek yok. işim gereği ustalarla muhatap oluyorum ve gayet içlerinde 10 numara insanlar tanıdım. bir de işin diğer tarafı neyi neden yaptığını bilmeyen sorgulamayan insanlar.

    platonun sözüyle bitiriyorum yazımı ;

    "demokrasi, bir eğitim işidir. eğitimsiz kitlelerle demokrasiye geçilirse oligarşi olur. devam edilirse demagoglar türer. demagoglardan da diktatörler çıkar." n
  • bilginin üretilebildiği tek düşünce şekli olmasa da üretilen bilginin doğrulanabildiği tek düşünce şeklidir. ortada her zaman bir problem olması gerekmez, ama kompleks problemlerin çözümünde düşünce sistematiği olarak alternatifi yoktur.

    birçok numerik mühendislik uygulamasında, problem küçük parçalara ayrılarak çözülmeye çalışılır. analitik düşünce de bu yöntemi kullanır fakat kullanabilmesi için karşılaşılan uygulamadaki problemin nasıl çözülebileceğini de bilmek gerekir.

    uzmanlaşmanın, tartışılmaz bir üstünlüğe sahip olduğu günümüzde problemi doğru parçalayabilmek için de derinlemesine bilgi sahibi olmak gerekir. bilgi sahibi olmak demekse, hem çalışma disiplini, hem iyi bir hafıza gerektirir. çalışma disiplini ile zeka adeta işlenerek, hafızaya bilgi olarak aktarılır. kalıcı aktarım içinse hafızanın gücüyle ters orantılı olarak tekrar gerekebilir.

    analitik zekanın kullanılabilmesi için birikime ihtiyaç vardır, birikim içinse analitik zekanın yanında buna elverişli bir karaktere ve sanırım şanslı bir aileye.

    geçmiş birikim ile doğru bir şekilde parçalanan problemde sahada artık analitik zeka yalnız başına kalacaktır. yeni bilgi üretimi için artık bütün koşullar uygundur, hemen hemen.

    yeni bilgi iki şekilde üretilebilir

    1) varolan bilgileri birleştirerek neden sonuç ilişkisi kurabilirsiniz.

    2) hayalgücünüzü kullanarak ürettiğiniz bir bilgi adayını, mevcut koşullarda mümkünse doğrulayarak ve mevcut bilgilerle çürütülemeyeceğini kanıtlayarak.

    ilk örnek yüksek disiplinle çalışan, ortalama bir analitik zeka olabilir. ileri aşamada insanlığın bilgi birikimine katkıda bulunacaktır. bu bireyler, yaşadığı toplum entelijansiyasını da oluşturur. bilgi üretebilecek birikime ve bilgi üretim tecrübesine sahip olduklarından dolayı, yaşadıkları toplumun zamanında değil gelecekte yaşarlar. bu yüzden genellikle toplumla uyum sorunları yaşarlar, bu durumun bilincinde olan toplumsal kurumlar o toplumda mevcutsa bu kişiler yaşadıkları toplumu ileri taşırlar. aksi takdirde hakim ideoloji tarafından toplumsal tecrite veya göçe zorlanırlar.

    ikinci örnekse çok uçlarda yaşayan nadir bir zeka türü de olabilir başarısız bir bilim kurgu yazarı da. burada eleştirel düşüncenin gücü ortaya çıkıyor aslında. kendini kendinden çıkartırken, bireyin sahip olduğu bilgi birikimini yanına alması şart demiştim evet ama bilgi kibrini de diğer duygularla beraber çıkarttığı kendinde bırakması da gerekiyordu.

    belki de baskın bir hayalgücü varsa gerekmeyebilir de ama olmayanı düşünebilmek, kimsenin göremediğini görebilmek için hayalgücünden başka bir araç olmadığı da aşikar. bu insanların başında, belki de en ünlüsü einstein olmalı. izafiyet teorileriyle birlikte bilinen newton fiziğinin sınırlarını çizerek bilgi devrimini gerçekleştirdi. bu sadece analitik zekayla olabilseydi, iq seviyesi daha yüksek başka birileri de bu görülemeyeni görebilirdi.

    bilinen bilgi ile çözülebilecek problemlerde, analitik zekanın bireyi sonuca götüreceği tartışmaya açık bile değilken, bilimin bilinmeyeni bilinir kılmak için çabaladığı günümüzde eksik olan şey belki de hayalgücüdür.

hesabın var mı? giriş yap