şükela:  tümü | bugün
  • filmiydi, banyosuydu, sıvısıydı, ıvırıydı, zıvırıydı uğraşmayı seven insanları kapsayan fotoğrafçılık. fotoğrafçılığın en güzel hali.

    eskiden daha çok hobiden ziyade bir işti tabii ki. daha sonra fetiş meselesi haline geldi. (bkz: lomography)
  • ara güler'in canlılık ve ruhu içinde barındırdığı için analog makinadan vazgeçmemesinin sebepleri gibi bu bir aşk meselsidir.
  • "art arda 10 tane çekerim nasılsa biri güzel çıkar" fotoğrafçılarının beğenmeyeceği fotoğrafçılık. emek ve sabır ister, çok daha tenik bilgi ve beceri gerektirir, kolay bir uğraş değildir yani. herkesin "photographer" olduğu ve "x y photography" etiketlerinin havada uçuştuğu günümüzde, fotoğraf sanatının ne denli zor olduğunu da göstermektedir.
  • yatkın olduğum fotoğrafçılıktır. bas çek modu kullanırım genelde. ne çıkarsa bahtımadır. diyafram şu kadar pozlama şu olsun, tuzlama şırdan gibi karmaşık matematikler barındırır analog fotoğrafçılık.
  • (bkz: canon ae-1) kullanıyorsanız fotoğraf çekmenin tadına doyamayacağınız, büyük fotoğraf ustalarının zamanında ne şartlarda fotoğraf çektiklerini anlayabileceğiniz, piksellerin değil filmlerin kullanıldığı gerçek fotoğrafçılıktır.
  • ölmüş olan meslek, hobi, uğraş artık her ne derseniz'dir.

    ben dijital slrim çalındıktan sonra parasızlıktan başlamıştım üniversitesi yıllarında. ankara da iken hadi poz bulması tab ettirmesi yine kolaydı. ama şuan egenin pek de küçük saylmayan bir ilçesinde yaşıyorum bırakın tab ettirmeyi poz bulamıyorum, bulduklarım zaten bayat çıkıyor. hadi buldum çektim tab ettireyim diyorsun en yakın izmir'e gönderiyor fotoğraf stüdyoları ve gelmesi iki üç haftayı buluyor.

    hal böyle olunca insan uzaklaşıyor, soğuyor bu işten. fotoğraflar geliyor nerde ne zaman çektiğini unutuyorsun. arşive koyuyorsun hepsi iki ay sonranın tarihi ile giriyor drive'a.

    velhasıl analog is dead. ilgili hastag'ı bilenler anladı.
  • eğer yeni giriliyorsa mümkünse taş devrinden kalma bi zenit ile adım atılmasını tavsiye ettiğim dijital olmayan fotoğrafçılık türü. zira zenith ile 3-5 film bitiren, adam gibi bir şeyler ortaya çıkaran, multiple exposure falan yapabilenin sırtı bir daha yere gelmiyor. sonra canon ae1 gibi gelişmiş makineler çocuk oyuncağı gibi geliyor insana.
  • zamanında harçlığımla beyazıt meydanında zenith et modelini aldığım, daha sonra hayyam pasajından canon ae1'e dönüştürdüğüm analog fotoğraf çekimi. sadece deklanjöre basınca çıkan ses bile insanı hayran bırakır. bu makineler bir isviçre saati kadar mükemmel mekaniğe sahiptir ve enstantane, diyafram açıklığı, asa-iso, filtreyi hakikaten öğrenilebilecek makinelerdir. 2000'li yıllarda çıkan analog slr'ler ile bu makineler karıştırmamalıdır. zira aslında son çıkan analoglar yapı olarak, film kullanımı dışında dijitale geçiş özellikleri içerir. mekanik aksamların yerini prosesörler almıştır.

    basitçe özellikle elektro gitarda ses efektlerini veren (taklit eden) prosesörler ile gerçekten elektronik devreli pedaller ile alınan ses farkı gibi benzetme yapılabilir.

    maalesef günümüzde kullanılması hem pahalı hem de pratik değildir. ancak leica m6 gibi bir makineniz varsa ölümüne, ne olursa olsun, çekmeye devam edin dijitale hiç bulaşmayın derim. zira kristal netliğinde portreleri karşınızda görünce fotoğraf budur dersiniz.
  • hastasıyım.dijital kamerayla önüne geleni çektiğin ve herhangi bir kısıtlaman olmadığı için ne çektiğine nasıl çektiğine bakmadan çekip geçiyorsun. ama analog kamerayla öyle değil. 36 hakkın var ve harcadığın para da kayda değer. bu durumda çok daha özenli ve dikkatli oluyorsun bu da seni teorik olarak gözünü de sanatsal anlamda gerçekten iyi eğitiyor. digital kameramla fotoğraf çekmek için yeterince zamanım olmadığı dönemde kullanmaya başladım ve bir daha bırakamadım.
    öncelikle fotoğrafın temel bilgisi olan pozlama, analog kameralar sayesinde sağlıklı olarak öğreniliyor. otomatik göstergesi yoksa hele ıso, diyafram ve enstantane değerlerini girmek senin fotoğraf bilgine kalıyor. başlarda karanlık ya da patlamış fotoğraf elde etsen de sonraları edindiğin deneyimle güzel pozlanmış fotoğraflar çekmeye başlıyor ve fotoğraf konusunda gerçekten "olmuş" oluyorsun. çıkan fotoğrafları izlemekse bambaşka bir keyif.