şükela:  tümü | bugün
  • emma goldman'ın yazılarından oluşan, agora kitaplığı tarafından derya kömürcü'nün çevirisiyle yayınlanmış kitap.

    hakkında radikal kitap'ta çıkan yazı: şu bizim dev tutsaklığımız
  • kropotkin'in 1882 yılında lyon’da yakalanarak mahkemeye çıkarıldığında,
    duruşma sırasında yaptığı açıklamada anlattığı şey.

    "anarşi nedir, anarşistler kimlerdir, bunu açıklayacağız:

    beyler, anarşistler düşünce özgürlüğünün her yerde vaz edildiği bir yüzyılda, sınırsız özgürlüğü salık vermenin görevleri olduğuna inanan yurttaşlardır. biz özgürlük istiyoruz, yani tüm insanlar için, doğal imkansızlıklardan ve saygı duyulması gereken komşularının ihtiyaçlarından başka sınır olmaksınız, hoşuna giden her şeyi yapma; tüm ihtiyaçlarını tam olarak karşılama hakkını ve imkanını talep ediyoruz.

    biz özgürlük istiyoruz ve özgürlüğün varlığının, kökeni ve biçimi ne olursa olsun, ister seçilmiş olsun ister dayatılmış, ister monarşist olsun ister cumhuriyetçi, hiçbir iktidarın varlığıyla bağdaşmadığına inanıyoruz. başka deyişle, anarşistlerin gözünde kötülük, yönetimin herhangi bir biçiminde değildir. kötülük, yönetim fikrinin kendisindedir, otorite ilkesinin kendisindedir.

    tek kelimeyle, insan ilişkilerinde sürekli olarak gözden geçirebilir ve feshedilebilir özgür sözleşmenin idari ve yasal vesayetin, dayatılan disiplinin yerine geçmesi; bizim idealimiz budur. dolayısıyla anarşistler halka tıpkı tanrı’dan vazgeçmeyi öğrenmeye başlaması gibi, yönetimden vazgeçmeyi öğretmeyi isterler. halk mülk sahiplerinden vazgeçmeyi de öğrenecektir. gerçekten de zorbaların en kötüsü sizi hapse tıkan değil, sizi aç bırakandır.

    eşitlik olmadan özgürlük olamaz! sermayenin, her gün biraz daha yoksullaştıran bir azınlığın elinde tekelleştiği ve herkesin parasıyla ödenen kamu eğitimi de dahil hiçbir şeyin eşit olarak dağıtılmadığı bir toplumda özgürlük yoktur! bizler, geçmiş kuşakların işbirliğinin ürünü olduğundan insanlığın ortak mirası olan sermayenin herkesin kullanımında olması gerektiğine inanıyoruz.

    tek kelimeyle, eşitlik istiyoruz: fiili eşitlik; herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre. özgürlüğün gerekçesi olarak, daha doğrusu temel koşulu olarak –işte bizim samimi olarak istediğimiz şey budur"
  • anarşizm kül rengi bol pantolonlar giymeyi ve yağlı saçları savunur.

    sırt çantası takmayı ve içinde sikik fanzinler bulundurmayı da savunur tabii

    burcu'larla konuşurken yeterince prim yapamadığına mı inanıyorsun?

    anarşizm seni orada da savunur.

    yeter ki burcu'ya bakunin'in ne cevval olduğundan bahset.

    milletin yolda görse eğilip almayacağı kitch eşyaların mı var?

    mülkiyet hırsızlıktır dediğinde sorunu çözersin işte.

    o saatten sonra babaanne yadigarı nokia telefonla ayfon'ların düşüremediği hatunları ayıklarsın.

    işin özü;,

    anarşizm genşleri savunur oğlum.

    ekmeğini savunur ... :)))