şükela:  tümü | bugün
  • konuyla ilgili genellikle yanlış bilinenleri düzeltmek şey oldu.

    öncelikle, sosyalizm de anarşizm de tek değil. en basitinden leninizm ve troçkizm var, sonra maoizm var, devrimci demokratlar var. aynı şey anarşistler için de geçerli, anarko-komünistler var, anarko-sendikalistler var, ekolojist anarşistler var, anarko-feministler var. bu açıdan çok genel bazı şeyler söylemek gerekirse;

    1) sosyalizm; burjuvazinin tasfiyesi ve kamulaştırma için tarif edilmiş bir ara aşamadır. kapitalist kurumları kamulaştırır, sınıfsal eşitsizlikleri gidererek, çoğunluğun sosyal ve kültürel imkanlardan faydalanmasına kaynaklık eder.
    anarşizm; iktidarı tanımaz. her an ve koşulda, eşitlik ve otoritesizlik üzerine tarif yapar. deprem, soğuk, kapitalizm, ego ve bürokrasi gibi engeller anarşistlerin aşması için vardırlar. komün, otonom ve birlik gibi yapılar içerisinde anti-otoriter yaşam alanları yaratmakla uğraşabilir.

    2) sosyalizm: devrim sürecinde işçi sınıfının öncü partisi devrimi yapar ve kurar. işçi sınıfının öncü partisinin iktidarı sorgulanamayabilir. ancak işçi sınıfının iktidar ve temsil araçlarına ulaşması için imkanlar yaratır. sendikalar, mesleki birlikler ve kültürel gruplaşmalar iktidara yönelik baskı gruplarıdır. örgütlenmek ve politikleşmek sadece hayati önem taşımaz, aynı zamanda total bir kültürel sıçrama yaratma potansiyeli taşır.

    anarşizm; iktidarı tanımaz. tüm ezilenlerin isyanının ve yarattığı otorite dışı yaşam alanlarının kendiliğindenliğine inanır. kendi içindeki otoriter sorunlarla da uğraşır. özgürlükçü yaşam alanları yaratmak, özgürlükler için her türlü alanı esnetmek, şiddet kültürünü ortadan kaldırmak, görmezden gelinen gerçekleri ifşa ederek gündeme taşımak ve müdahale edilmesini zorunlu hale getirmek gibi öncelikli misyonlar tarif eder.

    3) sosyalizm: devrim için her türlü aracı kullanabilir ve şiddet ve militarizm de buna dahildir. parti yeni ekonominin inşası için öncü misyon üstlenir. bütün iktisadi ve sosyal yapılanma baştan aşağı yeniden örgütlenir. sınıfsal farklılıklar giderilmeye ve sonsuz fırsat eşitliği yaratılmaya çalışılır. akademizme çok önemli bir işlev tanımlanır. pragmatisttir.

    anarşizm; iktidarı tanımaz. devrim ne ola ki? küçük burjuva kim ki? kaydadeğer bir kısmı artık anti-militarist ve şiddet karşıtıdır. işçi sınıfını isyana davet eder. yaratıcı yıkımı ve yıkımdan doğan özgürlüğün yaratacağı yeni yaşamı savunur. yıkım, iş alanlarını tasfiye etmekten, kültürel kodları yapıbozuma uğratmaya kadar geniş bir alana yayılır.

    4) sosyalizm: eşitlik, devrimden sonraya ertelenir. özgürlük, sosyalizmden sonraya ertelenir. sevgi, her daim ertelenir. ama her adım, çoğunluk adına bir bayram olabilir.
    anarşizm; ertelemeye ve partilere inanmaz. elbette bunların iktidarını da özünde tanımaz. kitlelerin isyanına ise baraj dayanmaz. ertelenenleri ister, özgürlükleri merkeze alır. istediğini almak için çileden çıkartan bir sabra ve dinamizme sahiptir.

    5) sosyalizm: liderlerinde ve önderlerinde her daim bürokratlaşma eğilimi vardır. kendi çocuklarını yemek gibi bir geleneğe sahiptir.
    anarşizm; öncülerinde her daim abileşme/ablalaşma ve hidayete erme eğilimi vardır. kendi öncülerini yemek gibi bir geleneğe sahiptir. iktidarı tanımaz.

    6) sosyalizm: teknolojiyi ve makineleşmeye savunur, ama gerek bilimsel gerçeklik, gerekse de deneyimleri sayesinde ekolojisttir.
    anarşizm; ekolojisttir. ama gerek teknik zorunluluk, gerekse de deneyimleri sayesinde tekniği de kullanır.

    7) sosyalizm: bir araçtır.
    anarşizm; şeylerin tümüne yayılmış bir bilinçtir.

    8) sosyalizm: ihtimal dahilindedir.
    anarşizm; olmuş, olmakta olan ve olacak olandır.

    (bkz: anarşisiz komünizm komünizmsiz anarşi olmaz)

    ps:
    (bkz: rudolf rocker)
  • - valla copu çektik mi bize hepsi bir geliyor. (polis haydar, 01.05.bütün yıllar, taksim)
  • marksistler açısından şöyle:

    http://www.isj.org.uk/index.php4?id=616&issue=125
  • aslına bakılırsa gereksiz ve temelsiz bir karşılaştırmadır. komünizm ve sosyalizm, aslen anarşizmin kulu kölesidir. sosyalist sistem komünist sistemin, komünist sistem ise anarşist sistemin, yani sistemsizliğin oluşturulmasında sadece birer adımdır. proudhon, bakunin ve kropotkin'de sosyalizm ve komünizm tamamen araç olarak ortaya çıkar. anarşizmin sosyalizmle karşılaştırılmaması gerekir. zira sosyalizm en alt basamaktır ve anarşizmden uzaktır aslında. komünizmle de karşılaştırılmamalı tabi. anarşizmin amacı devleti yıkmaktır, ya da şöyle diyelim, "devlete ihtiyaç duyulmayacak, iktidarsız bir toplum düzeni" kurmaktır. sosyalizm ve komünizm ise birer devlet modelidir.

    fakat maalesef, 1800'lü yıllardan beri süren girişimler, sosyalizmi ve komünizmi bir amaç ve "arzulanan bir devlet modeli" olarak görmüştür. marx'ta yine "ara evre" olarak anılan bu iki sistem, lenin ekolüyle birlikte amaç olmaya başladı. ama belki de lenin ve hatta troçki, sistem düzgün ilerleseydi bu sistemlerin anarşizme varması gerektiği düşüncesine geri dönüş yapacaklardı. bunu tabi kesin olarak bilemiyoruz. zaten lenin, bir çok eser vermiş olsa da, hastalıktan ve zamansız öldüğü için söylemek istediklerini tam söyleyememiş gibidir. velhasıl, sosyalizm ve komünizm anarşizmin savaşçılarıdır. ama zafer günü anarşizm, ikisini de kurban edecektir. asıl mücadele devletle anarşizm arasındadır, ve karşılaştırma şöyle olmalıdır:

    (bkz: anarşizm vs devlet)
  • anarşizm vs. marksizm diye yazmak daha doğru olurdu ama madem başlık böyle açılmış buradan yürüyelim. teorik tartışmalardan ziyade pratik bir 'çok çok özet' tarih geçeceğim, bunu da bir marksist olarak yapacağım dolayısıyla taraflı olacak. buyrun;

    anarşistlerle bizim ilişkimiz epey netamelidir. 1. enternasyonel'de beraberdik. bakunin önce ulus ölçeğinde kurulacak işçi sınıfı partileri fikrine karşı çıktı... sonra, paris komünü günlerinde devleti hemen ortadan kaldırmayı savundu, komüncüler, marx'tan çok anarşistleri dinledi, komün yenildi bozuştuk.

    ekim devrimi'nde beraberdik. savaş komünizmi uygulamalarına karşı çıktılar, biz de hastası değildik ama zorunluydu. kronstadt'ta ayaklandılar, ikna etmeye çalıştık beceremedik. emperyalist kuşatma altındaydık, yakın saldırı tehdidi vardı, işçi sınıfı iktidarının sürmesi için ayaklanma dağıtılmalıydı. troçki'nin başında olduğu kızıl ordu çok sert müdahale etti, aramıza kan girdi.

    ispanya'da başta beraberdik ancak savaş belli bir aşamaya gelince düzenli ordu şarttı. franco güçleri ancak böyle yenilebilirdi. düzenli ordu kurduk anarşistler katılmadı karşılıklı çatışmalar başladı. aramıza bir kez daha kan girdi.

    1968'te özellikle batı metropollerinde beraber olur gibi olduk, bir yakınlaştık... ancak olmadı, olduramadık.

    o günden beri de anarşistler tarih sahnesinde pek görünmediler, seattle'da, cenova'da, küreselleşme karşıtı harekette kısmen beraber hareket etsek de, bu hep kısmen olarak kalmaya mecburdu.

    türkiye'de hiçbir zaman ciddiye alınabilir bir anarşist hareket olmadı ama tek tük anarşistler hep oldu. biz türkiyeli marksistler onları sevdik, azdılar, güçsüzdüler çok kez kanatlarımız altına aldık (misal ödp kuruluşu) kara bayraklarıyla aramızda olmalarını hep önemsedik. ama onlar bir türlü bize ısınamadı haklılık payları vardı zira aramıza kan girmişti ve bu kanı döken çoğunlukla bizdik. bize dergilerinde ağır hakaretler yağdırdılar, genellikle bizim yanıtlarımız daha olgun oldu. bizden de kantarın topuzunu kaçıranlar da olmadı değil hani. velhasıl yıldızımız hiç barışmadı...

    burası kişisel; yine de vicdanlı anarşistlere rastlarım zaman zaman ve severim onları bir marksist olarak düşüncelerine hiç katılmasam da...
  • anarşizm her türlü döver.
  • anarşizmin silahı isyan,sosyalizmin silahı adalettir.

    spartaküs anarşist iken,ömer sosyalisttir.
  • * anarşizmin temel taşı bireydir, birey kurtulmadıkça yığınların kurtulması olanaksızdır.
    sosyalizmin temel taşı yığınlardır, yığınlar kurtulmadıkça bireyin kurtulması olanaksızdır.

    * yığınları temsil eden bjk çarşı anarşist mesajlar verir.
    bireyi * temsil eden metin kurt sosyalist mesajlar verir.

    * anarşizm siyahtır
    sosyalizm kırmızıdır.