şükela:  tümü | bugün
  • bir rts oyunu. şu an steam'de ön siparişle 60 tl. eycof sevenlerin ilgisini çekecektir.eheh

    not: çıkış tarihi de 22 mayıs 2018.
  • steam'de ilk günden %92 alarak çıkmış son zamanların en iyi rts oyunu olmaya aday oyun.

    total war'a değil, company of heroes'a yakındır.

    ancestors legacy'e heyecanlanmak için 7 sebep
  • bu akşam indirip deneme şansı bulduğum oyundur. çıkmadan önce youtube'dan bulabildiğim her videosunu (ki çok fazla yoktu) izleyip çıktığı andan sonra da steam incelemelerini takip ettiğim için oyunla ilgili halihazırda bilgim vardı, ancak oynanış zaten yüksek olan beklentimi daha da aşmayı başardı.

    biraz oyunu anlatmak isterim. nerdeyse her yerde company of heroes'a benzetildiği için ben de onun üzerinden anlatayım ki daha kolay anlaşılsın, öncelikle benzer yönlerinden başlarsak:
    - öncelikle oyun coh'a benziyor, evet. ki zaten bunu gizlemeye çalıştıklarını da sanmıyorum zira campaign modundaki ilk görevin açılış kısmının bile coh'un ilk sahnesindeki omaha çıkarması örnek alınarak yapıldığı belli
    - 4 çeşit fanction (slavs, anglo-saxons, vikings, germans) var ve hepsinin birim/bina türleri ve dolayısıyla oynanışları çok farklı
    - az sayıda nitelikli ve değerli birimler var bu yüzden askerlerinizi kontrol ederken tıpkı coh'taki gibi stratejik düşünmeniz ve riskli kararlar almanız gerekiyor, ayrıca birimlerinizin skilleri olduğu için yine coh'taki gibi bir mikro kontrol gerekli
    - coh'taki bayrak/bölge sistemine benzer şekilde bir köy sistemi var ve kaynakları bu köyler üzerinden topluyorsunuz

    coh'a göre öne çıkmasını sağlayan, fark yaratan özellikleri:
    - ikinci dünya savaşı hakkında okumaktan sıkılmayan biri olarak coh'un yeri bende ayrıdır ancak orta çağ teması coh oynanışına bambaşka bir soluk getirmiş, müziklerin de güzelliğiyle harika bir atmosfer oluşuyor oyunda
    - oyunda herhangi bir işçi (veya coh'taki gibi engineer) kontrolü yok, sizin tek yapmanız gereken istediğiniz binayı seçmek ve bunun için yer seçmenize bile gerek yok, tüm bu management otomatik olarak hallediliyor. böylece savaş sırasında üssünüze dönüp şu işçi şu binayı şuraya diksin derken meşgul olmuyor ve tamamen askerlerinizi yönetmeye odaklanabiliyorsunuz, sanırım beni en çok hayran bırakan fark bu oldu çünkü oynanışa etkisi gerçekten büyük
    - retreat sistemi yine var ancak bu sefer iki aşamalı, şöyle ki; ilk retreat emri verdiğinizde birim belli bir mesafe çekilip duruyor, coh'taki gibi main base'e kadar dönmesi için çift tıklamanız gerekiyor; haritaların büyüklüğü düşünülünce çok yararlı bir özellik
    - oyunda combat'a giren birimleri retreat veya karşıdaki birimin kaçması/ölmesi dışında combat'tan çıkarmanın yolu yok. çoğu incelemede olumsuz bir nokta olarak görülmüş ve ben de rahatsız olmayı bekliyordum ancak oynanışta olumsuz bir etkisi olmadığını düşünüyorum ve bence bu şekilde çok daha gerçekçi olmuş. evet ikinci dünya savaşında ateş altındaki bir birim geri çekilebiliyordu arkasını dönüp ama kimse 1 metre önünde balta sallayan adama arkasını dönüp normal hızda kaçmaz. ayrıca 2 aşamalı retreat sistemi bu konuda olası bir sıkıntıyı da önlüyor
    - oyundaki birim yönetim sistemi total war serisinin savaşlarına benziyor, şöyle ki maksimum 10 birim slotunuz var ve bu birimlerin hepsi anlık olarak arayüzün altında sıralı durumda. coh'ta benim gibi dağın başında engineer unutup oyun sonunda gören kişiler için yine yararlı, gereksiz birim basıp kıyıda köşede unutmayı önlüyor

    özet: company of heroes'un ortaçağ'da geçen, management (bina yapma, kaynak noktası ele geçirme) kısmını azaltıp birim yönetimine yoğunlaşan ancak bunu yaparken de birim sayısını azaltıp önemini artırarak daha yavaş ve düşünerek oynamaya yönelten hali
  • oyunun en etkili taktiği her zaman viking gibi düşünmek. company of heroes oynarken genelde stratejik bayraklar ele geçirilir ve savunulur fakat bu oyunda ele geçirdiğiniz bir köyü (bu köyler coh'daki bayraklar mantığıyla calısıyor, upgradelerini yaparak köyün özelliklerine de bağlı olarak kaynak elde ediyorsunuz) savunmak çok zor. 10 ünite sınırı sebebiyle genellikle savunma yapacak yeterli asker bir arada olmuyor. bu sebeple hızlı saldırılarla mümkün olan en fazla köyü ele geçirmek, ve gecirilen köyleri de kaybetmekten korkmamak gerekiyor.

    4 günlük multiplayer maratonunda 2 tip oyuncu profili dikkat çekiyor; takımındaki oyuncularla toplaşıp büyük saldırılar gerçekleştiren ve köylerini savunanlarla, küçük tekli ekiplerle çatışmalardan kaçıp durmadan köyleri yağmalayanlar var. genelde 2. profildekiler karşı takımı bezdirip günün sonunda daha fazla kaynak elde ediyor.

    not: almanlar eyyam olmuş, üniteler çok pahalı fakat üstteki taktiklerle oynandığında oyunun en güçlü ünitesi "panzer cavalry" üretmek 10 dakikayı bulmuyor, sonrasında ise bu üniteyi hakkıyla durdurabilecek kimse yok. 5 adet panzer cavalry ile 10 uniteden oluşan viking berzerkerlar rahatça darmadağın edilebiliyor.
  • şehir mekanikleri olması gerektiği gibi ancak defansif opsiyonları arttırabilirlerse tekrara düşmeyecek oyun. şuan için bol hareketli eğlenceli bir oyun.
  • izlediğim videolar ve okuduğum yorumlardan sonra almaya karar verdiğim oyun. sabit bir merkez üssün olduğu , istediğin her yere bina dikemediğin ancak üssünü geliştirip hakimiyetini artırmaya çalıştığın oyunların ( battle for middle-earth ve praetorians gibi ) şehirleşmekten savaşa ve savaştaki gidişata göre kale savunması veya kale muhasarasına dönüşmesi özellikle arkadaşlar ile oynarken çok zevkli olduğunu düşünüyorum. bu tip oyunlar için tavsiyelerinizle yeşili yakın lütfen.
    ayrıca ;
    (bkz: ekşi sözlük oyun arkadaşı aranıyor ilanları)

    edit: oyunu oynadım ve çok beğendim, bfme seven suserler düşünmeden alabilir.
  • cpu'yu sürekli thermal throttling halinde tutan, 95 derecenin altına indirmeyen oyundur. her türlü grafik ayarını denedim. sürekli böyle. 1060 gtx ve 7700hq ile böyle olmamalı.