şükela:  tümü | bugün
  • onun ölümü ile birlikte surrealizmin öldüğü söylenir...
  • (bkz: nadja)
  • "ölüm düşüncesi, bir süredir bana pek yabancı değil. bizi bekleyen tek şey, çürüme ve sonsuzluğun o tatlımsı kokusu."
  • kadin hakkinda ettigi su laf dikkate degerdir:"kadin dedigin sigara gibidir,icersin biter... agzinda sadece aci tadi kalir.."
  • 1952'de kendisiyle yapılan bir söyleşide şunları söylemiş bir yazardır kendisi:
    - litterature dergisinin ilk altı sayısının yayınlandığı 1919 baharında ve yazında, istediklerimizi yapacak durumda değildik; ben eylül ayında terhis oluyordum, aragon da birkaç ay sonra. o zamanın iktidarı, savaşta görüp öğrendiğimiz yaşam ile sivil yaşamın bize sunacağı gerçekler arasında bocalamamamızı ve yumuşak bir geçiş yapmamızı amaçlıyordu. bu sakınganlık anlaşılabilir bir şeydi. çünkü, cepheden dönen askerler nefret ve hınç duyacakları sayısız gerçekle karşı karşıyaydılar. boşu boşuna sayısız insan harcanmıştı. cephe gerisindekilerin "kanımızın son damlasına kadar savaş" lafının altında üçkağıtçılıklar yatıyordu; ocaklar yıkılmıştı ve önümüzde adi bir gelecek vardı. askeri zaferin sarhoşluğu fos çıkmıştı.
    savaş bitmişti kuşkusuz, ama yalnızca yaşamak ve benzerleriyle anlaşmak isteyen insanları, dört yıl sonunda, yabani ve çılgın kimseler haline getiren beyin yıkama bitmemişti.
    gergedan, gerçeküstücülük özel sayısı.
  • maurice nadeau şöyle anlatıyor breton'u:
    "gençliğine karşın çılgınlığı yoktu; ender gülerdi, davranışları özentisizdi. onu sevmeyenler, heybetli havasına bakıp papa demeye başladılar ona. oysa onunla birlikte yaşayanlar, kahkahalarla güldüğüne sık sık rastlar, aralarındaki taşkın oyunlarda poposuna tekmeyi indirmekten çekinmezlerdi. karnına yumruk indirmek isteyenleri engellemezdi. istediği saygo değil, sevgide ciddiyetti."
  • "breton'u eleştirenler hata ettiler.tamam başarısız şiirler,ruhani saplantı,kötü resim,çarşı harikası, sözüm ona falcı çılgınlıkları...ama ahlaki uzlaşmazlığın da kendine has bir büyüklüğü vardır,ve sonra şiir, özgürlük,aşk,durumların kahince doğrultusu,paris içindeki sapmalar,sebepsiz esinlenme,rastlantılar...bu yönde yenilik yapılmalıydı,ileri,felsefi açıdan daha ileri gidilmeliydi" - philippe sollers, sabit tutku
  • sürrealizmin papası.