şükela:  tümü | bugün
  • amerikali unlu uktesel radikal feminist, aktivist ve yazar. pornografi dusmani olarak un yapmis, bu konuda yazdigi kitaplar, verdigi konferanslar yuzunden hem sag kesimden hem sol, feminist cevreden tepki gormustur. sagcilar, kadini erkek dusmani olarak tanimlayip tepki gosterirken, bir kisim feminist ise, neredeyse seks karsitligina donusen pornografi karsitligini asiri bulup tepki gosteriyor..
    oylesine, ne isaya ne musaya yaranabilmis biri. hustler dergisi jerry falwell gibi bunun da pornografik karikaturlerini yayinlamisti..
  • günümüzde ve tarihte seksi, erkeğin mütemadiyen kadına tecavüz etmesi olarak gören, saçı başı dağınık pedofil düşmanı yüksek oktanlı feminist. 59 yaşında vefat etmiştir. toprağı bol olsun.
  • sekste erkegi avci, kadini ele geçirilmesi gereken bir av olarak gören iliski biçimlerinin tecavüz sayilmasi gerektigini öne sürmüs, pedofillerin kurbanlarin anneleri eliyle hayatlarinin sona erdirilmesi hakkini ve pornografinin kafadan sakat erkekler yarattigini savunmus feminist yazar. vietnam karsiti karsiti gösterilerde gözaltina alınarak vajinasina çelik bir seyler sokulmus. (18 yasindaymis) kasten ihmal ederek itici bir hale soktugu gövdesine ragmen 50 yasinda (sirf yazdiklarina muhalefet olsun diye sanirim) tecavüze ugramis.
  • “pornografi vardır, çünkü erkekler kadınları aşağılamaktadırlar. ve erkekler kadınları aşağılarlar, çünkü pornografi vardır” demiş ve 1983'te indianapolis'te, pornografiyi kadın haklarının ihlali olarak nitelendiren ve kadınların pornografi üreticileriyle dağıtıcılarını dava etmelerine izin veren yasanın çıkarılmasında yardımcı olmuştur kendisi.
  • (bkz: intercourse) kitabında cinsiyet meselesi ve cinsel birleşmenin politikasını, tarihi ve edebi referanslarla incelemiş feminist, aktivist.
  • okumaya başladığım yazar. daha önce, bütün olarak "our blood: prophecies and discourses on sexual politics" kitabını ve -daha çok antipornografi özelinde- parça parça yazdıklarını okumuştum. ilk izlenimlerimi yazayım. birincisi, pek hafife alınacak biri değil. ikincisi, "feminazü büü!" diye başı sonu belli olmayan (ç)alıntılar ile iş yürüten misojinistleri donunda hayli hayli sallar. bakalım, belki ileride bi eleştiri yazarım hakkında. şimdilik başlangıç noktası şu olsun, (bkz: the lie detector).
  • önce bdsm sonrasında ise heteroseksüel ilişkiye bakışı ile diğer feministler de dahl olmak üzere herkese "yuh artık bu kadar da olmaz" demiştir. sadece kendi kankaları sheila jefrreys gibi birkaç tane feministten destek görmüştür. bdsm konusundaki fikirleri feministlerin olmasa da neredeyse "üreme harici sevişmeyin" diyecek düzeyde dindar grupların desteğini alsa da sonraları "heteroseksüel ilişki kadının kişiliğinin bitişidir"e varan seks karşıtlığı ile onlardan da destek görememiştir.

    kendisinin çiftlerin kendi rızasıyla bile uyguladıkları sado-mazo fantezileri "patriyarkinin komplosu" gibi gören görüşü tamamen tutarsızdır. çünkü ilk olarak bunları kadınlara zorla uygulatmamız imkan dahilinde değil. zorla ellerinden tutup; ellerini ayaklarını bağlayıp kırbaçlamamız imkansız ki bu zaten tecavüzdür. ikincisi bdsm herkesin yatak odasına girip ayağa düşene kadar toplumun en seçkin, en kadın-erkek eşitliğinin yüksek; feminist ya da feminist yönü güçlü kadınlarla kadınlara saygı duyan erkeklerinden oluşan çiftlerinde uygulanan bir aktiviteydi. şimdi toplumun tabanına yayıldı o ayrı. hiçbiri öyle çocukluğunda işkenceyle tecavüzle büyümüş kadınlar falan değildi. bdsm henüz yayılmamışken en çok feminist kadınlar arasında yaygındı çünkü slut shaming'ten korkmayan; sevişmekten utanmayan, cinsel tutuculuğa karşı her kadın fantezilerinden dolayı utanmaz. ne zaman ki 50 shades of grey çıktı; yüzmilyonları bulan sayıda kadın bu romana hayran oldu o zaman cinsel muhafazakar insanlar bdsm'i öğrendi ve artık bdsm çirkin tabirle "kaşarlık" belirtisi olmaktan çıktı. buna kadar boynuna tasma taktırıp kırbaçlanmaktan zevk aldığını "itiraf" edebilen-sanki ayıpmış gibi- kadınların çoğu feministti.

    bu arada bahsini etmişken bir dipnot düşmeden olmaz: 50 shades of grey serisinde betimlenen seks bdsm değil cinsel istismardır ve bu kitap gayet yanlış bir ilişkiyi aklamaktadır. bunu ileride yazacağım tanımlardan birinde konu edeceğim.

    andrea dworkin'in her ne kadar heteroseksüel ilişkilere bakışını onaylamasam da feminist bir erkek olarak kendisinin sıkça bazı güzel noktalara temas ettiğinden bahsetmeden edemeyeceğim.

    1/çocuk tacizi sanıldığından çok ama çok çok yaygın bir olaydır. bu konuda da çoğu kişinin hoşuna gitmeyeceği bir yazı karalayacağım.

    2/pedofiliyi sinsice öven bir çok medya vardır.

    3/pedofiliye verilen cezalar yetersizdir.

    4/porno her ne kadar güzel bir şey olsa da porno endüstrisinde çalışan bir çok kadın istismar edilmektedir. porno oyuncularının çok büyük bir kısmı çok genç yaşta bazıları 18'den gün alır almaz çalışmaya başlamakta; pornstarlığın yanında fuhuş sektöründe çalışmakta, çok büyük bir kısmı uyuşturucu kullanmakta; bazıları yönetmenlerin tecavüzüne uğramaktadır. bunların da gerçekten kendi istekleri ile mi bu yola girdikleri tartışmalıdır. örneğin ismini vermeyeceğim birkaç ünlü pornstar'ın anne-babasız büyüdüğünü ve ciddi maddi sıkıntılar çektiğini öğrendim. şimdi bu kadınların kendi seçimiyle bu işi yaptıklarını mı düşüneceğiz? ayrıca biz porno izleyicileri olarak porno yapımcılarına para kazandırarak bu suça ortak olup olmadığımızı sorgulamamız gerekmez mi?

    pornografinin yasaklanmasını savunmasam da bu sektörün daha yakından mercek altına alınması gerektiğini düşünüyorum.1,2,3,5 ve 6. madde tüm feministler tarafından dillendirilse de maalesef şu an feminist medyanın çoğu bu konuya vurgu yapmamaktadır.

    andrea dworkin ise pornonun temelden kadın düşmanı olduğunu savlar. sekse dair pek çok şey dworkin'in bakış açısına göre misojen olduğu için porno da misojendir dworkin'e göre. ağza boşalma, surata attırma, popoya şaplak, anal seks... pornografi sekse dair her şeyi gösterir. siz en ufak bir erkek baskınlığı içeren her cinsel fanteziyi ataerkinin ifadesi olarak görürseniz elbette pornoya da kadın düşmanı dersiniz. kaldı ki ben bunu yazarken dünyanın her yerinde milyonlarca kadın sevişirken partnerinin anal yoldan penetre etmesine, yüzüne boşalmasına izin veriyor ve bundan hoşlanıyor hatta çoğu kişi için bunlar en soft cinsel fanteziler. ama elbette herşeyi kadın düşmanlığına yorarsanız gayet sıradan şeylerden bile rahatsız olursunuz.

    5/fuhuş konusunda da dworkin tamamen haklıdır. hepimiz gayet iyi biliyoruz ki çoğu kadın seks işçisi olmayı seçmiyor. buna zorlanıyor. bu yüzden erkekler olarak müşteri olmayı reddderek bütün seks işçilerini işsiz bırakmakla yükümlüyüz. kadınlarla beraber olmak hem atla deve değil hem de sevgilinizle yaptığınız seks her zaman daha zevklidir.

    6/ kocasından şiddet gören kadın sayısı çok fazladır. şiddet illa ki fiziksel olmak zorunda değildir. kadınlar sıkça eşlerinde duygusal şiddet görmektedir. işin en kötü olanı da duygusal şiddet uygulayan erkeklerin çoğunu ne yaptığını bilmemesidir.

    bazı erkek düşmanı lezbiyen aktivistler haricinde (bkz: julie bindel) * açtığı yoldan giden olmamış, feminizm cinselliği bastıran muhafazakar yaklaşımları değil cinselliği özgürleştiren yaklaşımları seçerek yoluna devam etmiştir.

    önümüzdeki günlerde ekşi sözlükt'te yeterli ilgiyi görememiş andrea dworkin hakkında 2 entry daha girmeyi düşünüyorum.